Ünal Bolat Tüm Yazıları

581 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

Denizin kıymeti bilinmez mi

"O yıllar, denizin tuzlu suyu seralardaki ürünleri yaktığı için kimse orada çiftçilik yapmaz..." Ahmet Beyin o yıllarda İstanbul'daki beyaz eşya satıcısını ikna edecek göz boyama olayı şöyle gelişmiştir: Ahmet Bey, bir dolandırıcılık yapmak üzere İstanbul'a giderken, geldiği şehirde bir arkadaşına elli bin lirayı vererek, kendisine kaldığı otele h

Bugün
1 0 0

"Sağlam bir kefilin var mı"

Size anlatacağım dolandırıcılık hatırasını evimizin ve otelimizin demir doğrama işlerini yaptırdığım sanatkâr ruhlu, çok dürüst ve çalışkan bir demirci ustasından dinledim. Elbette ki bu ustanın gerçek ismini yazmayacak ona "Ali Usta" diyeceğim. Böylelikle yasal yönden çıkabilecek muhtemel olumsuzluklara karşı, kendimizi güvence altına almaya çalış

21.04.2019
2 0 0

"Senin ne işin var burada"

"Benim asteğmen arkadaşımın yüzüne bakarken yüz ifademi bir görmeliydiniz!.." Asteğmen arkadaşa o yıllarda ehliyet almak için gerekli prosedür sebebiyle hastaneden rapor almaya gitmiştik. Muayene olmamız gereken branşlarda muayene olmuş ve imzamızı almıştık. Bir tek "Asabiye" dediğimiz şimdiki "Nöroloji" bölümünde muayene olup rapor alacaktık...

20.04.2019
0 0 0

"Şu garibe yardım edelim!.."

"İşte bir insandı nihayetinde. Yardımı da Allah rızası için bir vatandaşına yapıyorduk" Uzunca yıllar önce, Malatya'daki bir askerî birlikte astsubay olarak görev yapıyordum. Hemen karşımızda Trafik Bölge Müdürlüğü vardı. Orada görevli trafik polisleriyle irtibatımız oluyordu. Sık sık birbirimize gider gelirdik. Soğuk bir kış günüydü. Bölge müdürl

19.04.2019
2 0 0

"Neredeen nereye..."

"Cebinden 20 TL'lik banknotu seçti. Kâğıt paranın arka yüzünü çevirdi ve sordu." Yaklaşık on sene önceydi Bakırköy Meydanı'nın hemen sağ tarafında Taksim minibüslerinin bulunduğu durağın sonunda, köşedeki hoş camiydi. Geniş bahçesiyle, ortada duran kullanımlı şadırvanıyla, kümbetiyle, uyumlu minaresiyle kutu gibi bir cami... İkindi namazı için gi

18.04.2019
1 0 0

"Önce dayından özür dileyeceksin!"

"Bizimki yerinden kıpırdamak istiyor. Bakıyor ki mengene içerisinde gibi, kıpırdayamıyor!.." Kocam dayıma "Sen ne karışıyorsun bizim evimize Dayı isen dayılığını bil. Bilmezsen de haddini bildirirler" diyerek dayımı yaka paça sokağa attı Dayımın karşı koyacak gücü yoktu Çünkü dayım ihtiyardı... Ama kurban olduğum Allah bir musibet bin nasihatten y

17.04.2019
1 0 0

Bizi ölümle tehdit etmesin mi

Öğrendim ki kocamı kendi ailesi de istemiyordu. "Git artık bizi bırak" diyorduk!.. Evlenmeden önce bildiğim hâlde, ailem söylemiş olsa bile önemsemediğim şey karşıma acı bir gerçek olarak çıktı Kocam işsizin tekiydi Düğün için harcadığı para da, bir akrabasından elde ettiği üç beş kuruştan ibaretti. Hazıra dağlar dayanmaz dedikleri gibi evde ekmek

16.04.2019
0 0 0

Kendi düşen ağlamaz mı

"Dayımın cevabı gönlümdeki sevgiye engel olabilecek bir sebep oluşturmuyordu işte" Beni seviyorsa benimle evlenmesi, evlenmek için de ailesine haber vermesini, gelip beni ailemden annemden istemelerini söyledim... Bıçkın delikanlı önce hık mık etse de kararlı bir kız olduğum için kabul etti Gerçekten de söylediği gibi ailesiyle birlikte beni istem

15.04.2019
0 0 0

Komşumuzun akrabası sandım

"Aynalarda kendimi beğenmeye, etrafa tanınmaya kendime özen göstermeye başladım..." Dokuz yaşında babasız kalarak büyüdüm. Annemle birlikte yaşıyordum. Dayım da bize göz kulak oluyordu İkimizden başka kimsemiz yoktu. Varlık içinde yaşıyoruz diyemem ama fazla yokluk da çekmedik. Babamdan kalma evimiz vardı, maaşı da vardı babamın Kardeşim de yoktu

14.04.2019
1 0 0

Ülkem ile gurur duydum

"O köprü şimdi betondan yapılmıştı. Modern hayat oralara kadar gelmişti, gurur duydum..." Elbette ki seksen öncesinin sağ sol davalarını bilmeyenler ülke insanının birbirine nasıl düşman ettirildiğini de anlayamaz Hiçbir tanışıklığınız olmasa da sağcı için solcu, solcu için sağcı potansiyel rakip biraz daha ötesi "düşman" sayılıyordu. Biz işinde g

13.04.2019
0 0 0