HürriyetUğur Vardan03 Nisan 2021
Okunma: 4  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Uğur Vardan
Uğur Vardan
Uğur Vardan
03 Nisan 2021
Festivalin en derin izleri

İstanbul Film Festivali bu yıl 40 yaşına bastı. Bu süreçte sinemaseverlerin hatıralarında derin izler bırakan çok sayıda yapıt izledik. İşte zihinlerimizdeki yerleri son derece sağlam olan bu yapımlardan oluşmuş, kişisel bir '40 yılın 40 filmi' listesi...

1. Aguirre, Tanrı'nın Gazabı Aguirre, der Zorn Gottes Yön: Werner Herzog (1992)
HİTLER'İN ÖNCÜSÜ!


16'ıncı yüzyıl İnka topraklarında 'El Dorado'yu arayan iktidar tutkunu, altın hırsıyla yanan ve zamanla şirazesini kaybeden İspanyol bir komutan Alman sinemasının önemli isimlerindenWerner Herzog'un yazıp yönettiği bu olağanüstü yapıma ilişkin "Alman toplumunu arkasına alarak dünyayı kana bulayan Hitler faşizmine de göndermelerde bulunuyor" şeklinde görüşler dillendirilmişti.

2. Andrey Rublev Yön: Andrey Tarkovsky (1988)
SEN VANDALLIĞIN RESMİNİYAPABİLİR MİSİN


Sinemanın büyük ozanı Andrey Tarkovsky'nin başyapıtlarından Şiddetin, vandallığın hâkim olduğu bir zaman diliminde inancını sorgulayan bir dönem ressamını anlatan film, bütün zamanların en iyi filmlerinden biri kabul edilir. Ön planda kişisel bir hesaplaşmayı izlerken genel planda da ortaçağ Rusya'sının tasviri perdeye yansır

3. Cehennemde İki Devre Ket Felido a Pokolban Yön: Zoltan Fabri (1995)
BİR MAÇTAN DAHA FAZLASI


Futbol filmlerinin en gerçekçisi ve bence şahı... İkinci Dünya Savaşı esnasında Adolf Hitler'in doğum günü şerefine bir kampta görevlilerle esirler arasında oynanacak bir maçın öyküsü. Zoltan Fabri'nin bu unutulmaz yapıtı meseleye siyasi, tarihi ve futbolun ruhu açısından bakan ve zamana yenik düşmeyen bir klasiktir.

4. Öldürme Üzerine Bir Film Krotki Film o Zabijaniu Yön: Krzysztof Kieslowski (1989)
ÖLDÜRMEYECEKSİN!


Bir genç ve sebepsiz yere öldürdüğü bir taksi şoförü Modern toplumların ahlaki gelgitlerini anlatan büyük ustaKrzysztof Kieslowski'nin 'Öldürmeyeceksin' emri üzerine çektiği bir öyküyü anlatan film için ruhani bir yolculuk da denebilir.

5. Dünyanın Tüm Sabahları Tous les Matins du Monde Yön: Alain Corneu (1993)
SANATÇI VE KİŞİLİĞİ


Eşinin ölümünün ardından mütevazı bir hayatı seçerek inzivaya çekilmiş bir büyük müzik ustası Günün birinde utangaç ama ihtiraslı bir genç kapısını çalar ve öğrencisi olmak istediğini söyler. Besteci ve yorumcu Sainte-Colombe üzerinden sanatın anlamı, san