SözcüUğur Dündar13 Eylül 2020
Okunma: 10  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Önceki Yazısı
Uğur Dündar
Uğur Dündar
Uğur Dündar
13 Eylül 2020
Salgın nedeniyle eğitimde kayıp kuşak yaratmamak için neler yapmalı..
Covid-19 salgını bütün hızıyla devam ediyor. Virüs, birçok ülkede olduğu gibi, Türkiye'de de daha birinci dalga sona ermeden ikinci piki yapmış durumda. Bundan da en büyük zararı, Milli Eğitim sistemimiz görüyor.Zira 23 Mart'tan bu yana okullarımızda yüz yüze eğitim yapılamıyor. Gidişat, yeni eğitim-öğretim yılında da sağlıklı bir eğitimin yapılamayacağını, zararın süreceğini gösteriyor...Dün, ülkemizin köklü eğitim yuvalarından Vefa Lisesi ile İstanbul Erkek Lisesi'nde yıllarca müdürlük yapmış saygın bir isim olan Dr. Sakin Öner'le uzun bir sohbet yaptım.Deneyimli eğitim uzmanı Sakin Hoca'yı haklı olarak çok endişeli gördüm.Nedenlerini ve katıldığım uyarılarını şöyle özetleyebilirim:- Bugüne kadar yapılan uzaktan eğitim maalesef tam verimli olamadı. Bunda öğretmenlerin kayda değer bir bölümünün, bu konuda yeterli bir eğitime sahip bulunmamalarının önemli bir rolü oldu...- Takip mecburiyeti olmadığından, öğrencilerin bir kısmı, bu dersleri izlemedi...- Bazı öğrenciler ise izlemek isteseler bile, gereken bilgisayar ve internet bağlantısına sahip bulunmadıklarından, uzaktan eğitim imkanından yararlanamadı...- Bir başka üzücü durum da, özellikle Doğu ve Güneydoğu'da çok çocuklu ailelerin değişik kademe ve sınıfta bulunan çocuklarının, evdeki tek televizyondan EBA'yı veya tek bilgisayardan uzaktan eğitim dersini izleyememiş olmaları...Peki ne yapılmalı, hangi önlemler alınmalıDr. Sakin Öner"in yorum ve önerileri şunlar:- Milli Eğitim Bakanlığı yeni öğretim yılında yüz yüze eğitimi, okul öncesi ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri ile, bu yıl sınava girecek ortaokul 8. ve lise 12. sınıf öğrencilerinden başlatmak istiyor. Bu uygulamalarla elde edilecek verilere bakılıp değerlendirme yapılacak, ardından diğer sınıflarda da hayata geçirilecek...-İnsan ilişkilerinde olduğu gibi eğitimde de en verimli yöntem; yüz yüze olandır. O halde şu sorunun cevabının acilen verilmesi gerekiyor: "Salgın koşullarında en verimli yüz yüze eğitim nasıl yapılabilir.." - Bakanlık sorunu, ülke genelinde tek tip bir uygulamayla çözmeye çalışıyor. Oysa ülkemizde bölgeler, iller ve ilçeler arasında imkanlar yönünden eşitlik olmadığından böyle bir uygulamanın başarılı olması mümkün değil.-Sorunun akılcı çözümü için eğitim paydaşlarının görüşleri alınmalı ve ihtiyaca göre, yerelin özelliklerine uygun alternatif çözümler üretilmeli... - Örneğin; kırsal kesimde halen kapalı tutulan çok sayıdaki köy okulu hızla elden geçirilip eğitime açılmalı ve taşımalı eğitime son verilmeli...- Öğrenci sayısı düşük, okul sayısı yeterl