CumhuriyetŞükran Soner23 Şubat 2021
Okunma: 3  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Şükran Soner
Şükran Soner
Şükran Soner
23 Şubat 2021
Haksız inşa ettiği otoriteyi koruyamama korkusu

Başkan Erdoğan, dün Kılıçdaroğlu'nun İzmir'den seçilmiş milletvekili olduğunun altını çizerek, iktidar erki olarak üstlendikleri İzmir'deki deprem evlerinin inşaatının temel atma töreninde yaptığı konuşmadan alıntı, belleklerden silinmesi kolay olamayacak, birkaç sözcüğü paylaşmadan geçmek olabilir mi "Ulan sahtekâr", "Biz bu işi biliyoruz", "Onlar yapamaz, biz yaparız", "İçlerindeki rant kavgasından sıra gelmez", "Döviz rezervimiz 95 milyar dolar", "Milletin hakkını, hukukunu korumak değil, kendi karanlık emellerini saklamak için çamur atıyor, yalanlarla hakaret suçları işliyorlar", "Dava kaybetmeye doymuyorlar", "Biz de hakaret suçu davalarından kazandıklarımızı, halk yararına harcamalarda, size dönecek işlerde kullanıyoruz.." olarak özetlenebilecek sözcüklerin ardından, muhalefetin "Kayıp damat aranıyor" polemiği üzerinden tepkilere sıra geliyor.

Başkan Erdoğan, damadının ailesinin yanında olmasından daha doğal ne olabileceği sorusunu tören izleyicileri ile paylaşıyor. Damadı olmasaydı, yaptığı işlerin bu kadar çok tepki çekmemiş olabileceğinin altını çiziyor. Başarılı katkılarının görmezlikten gelindiği anlamına gelebilecek vurgulamaları yapıyor..

Sizleri bilemem ama ilk temel atma töreninden alıntı yaptığım çarpıcı sözlerin benzerlerinin, arkasından yapılan stadyum açılışı da içinde, İzmir'de arkası gelen törenlerden canlı yayınlarda yer almadığı da benim dikkatimi çekti. Açılışlardaki bu büyük üslup farkının nerelerden kaynaklanmış olabileceği hakkında en ufak bir fikrimin olması da söz konusu değil..

"Haksız inşa ettiği otoriteyi koruyamama korkusu" içerikli yazının başlığını, dün yayımlanmış, hangisi olduğu çok önemli değil, güncel koşullarda muhalefet cephesinde duran siyasi partilerden birinin başkanının aynı saatlerde kamuoyuna ulaşmış açıklamasından aldım. Haklılığı üzerinden iddialı olmaktan çok, düşündürücü bulduğum için okurla paylaşmak üzere başlığa taşıdım.

"Davul zurnayla kurtarma operasyonu olur mu", "Yanlış yapandan hesap sorulmaz mı".. içerikli güncel muhalefet odaklı sorgulamaları da anımsatabiliriz. Hafta sonundan kalan, öne çıkan sorgulamalar kapsamında ise Cumhur Cephesi içinde bilinen BBP'nin başkanı Mustafa Destici'nin, CHP ve İYİ Parti liderlerini ziyaret etmesinin değerlendirmeleri vardı. Cumhur Cephesi İttifakı içinde dışlanmaya karşı bir çıkış, uyarı olduğu, iktidara yakın yorumcuların paylaştıkları yaygın görüş olarak dikkat çekiciydi.

Bir başka dikkat çekici uyarı ise geçen hafta ağırlıklı uzun zamandır altı çizilmekte olunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Cumhur Cephesi'ni, daha doğrusu Erdoğan liderliği, AK Parti yönetim kadrolarını, HDP'nin kapatılması tezi üzerinden zorlama siyasetinin olası sonuçları üzerinden. Bahçeli'nin gerekirse kendilerinin yargı yolunu seçecekleri vurgulaması da içinde, İktidar ortaklığını, "Devlet projesi" algısı boyutunda olmak üzere cepheyi zorlama çalışmaları olarak yorumlamalar ağır basmakta. AK Parti cephesinin, daha doğrusu Erdoğan liderliği ç