CumhuriyetŞükran Soner10 Ekim 2020
Okunma: 8  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Şükran Soner
Şükran Soner
Şükran Soner
10 Ekim 2020
Damat, hedefi 1 haftada tutturdu!

Gazeteyi kâğıttan okuma alışkanlığım olduğu için dünkü gazetemizin birinci sayfasında manşete alınmış başlığımızın, değerlendirilmesine ilişkin haberleri, taraflara tartıştırılmasını, önce dün sabahın ekonomi yayınlarından dinledim.. Dolayısıyla Ekonomi Bakanı Albayrak'ın, yeni ekonomik programında, bir hafta önce yaptığı açıklamada, doların önlenemez yükselişine dönük 2022 hedefinin 7.88 TL olarak yapılmış olmasına karşın, önceki günkü verilerle, 8 Ekim 2020 tarihi için geçerli olmak üzere 7.94 TL'ye çıktığının farkına bile varamamışım..

Gelişmeleri dikkatle izleyen, sonuç olarak bu kaygı verici olduğu kadar, esprili yoruma kapı açan başlığımıza katkı vermiş arkadaşlarımızın hepsini birden habercilik başarısı adına yürekten kutluyorum.. Gerçekler öylesine çarpıcı ve vurucu ki.. Ekonomi sayfamıza ancak "Dolar ve Avro arşa yükseliyor" başlığı ile aktarılmış. Üstüne eklenmiş bilgiler daha da canımızı yakabilecek olumsuzlukların habercisi gibi.. JP Morgan'ın AB seçim sonuçlarına ilişkin raporunda Biden'ın kazanması halinde en olumsuz etkilenebilecek ülke paralarının başına Rus Rublesi ile Türk Lirası konulmuş. 3 Kasım seçimlerinin belirsizlikle çıkması halinde ise Güney Afrika Randı ile Meksika Pesosu'nun daha zararlı çıkabilecekleri öngörülüyormuş..

Tuttukları cephelere, mezheplerine göre gelişmelerden seçmeler yapma başarısında öncülük alan yorumcular, elbette yine mezheplerine göre görmek istedikleri gelişmelerin altını çizmeyi seçeceklerdi.. Ancak ekonominin çıplak yüzü rakamsal verileri değiştirmenin de olanağı yoktu. Sonuç olarak ekonominin tıkırında yürümekte olduğu gibi bir vurgulamanın yapılabilmesi söz konusu olamadığından kamuoyu algısı üzerinde oynayabilmek ancak gündem önceliklerini, gelişme tablolarını değiştirmekle olası gözüküyordu.

Kaçınılmaz polemiğe açık tartışmalar yine Damat Albayrak'ın, yeni ekonomik politikalara ilişkin açıklamasında yer alan ve dünün başka gazetelerinde ekonomi haberlerine bir kez daha taşınmış bulunan, "Doların yükselişi benim için hiç önemli değil, hiç oraya bakmıyorum.." sözlerine kaymış oldu. Albayrak sonuç olarak ülke kaynakları ile ekonomi, ağırlıklı da tarımdan başlatılmış, üretime dönük gelişmelere gündem kaydırmacası yaptığından.. Bu kez de karşılıklı tartışmalar, tezlerde TÜİK'in yüzde 11.7 olarak yapılmış fiyat artışları ile siyasal muhalefet cephesi tarafından öne çıkarılan çarşı - pazarın yüzde 30'ları aştığını gösteren enflasyon farklılıklarına kayıyordu.

Sayısız araştırma, veri sonuçları üzerinden asgari ücretin, asgari geçim indiriminin altına düşmüş olduğu gerçeğinin altı çizilerek gerçeği yansıtmadığı üzerinden söz söylenemiyordu. Yürek burkan bir başka gelişmenin gidişatında ise tablolarda değişim getirebilecek önlemler alınmaz, öncelikler değiştirilemezse, emekli maaşlarının ödenmesi için dahi kaynak olmadığı, ödenemeyeceği gerçeği ile yüzleşilebileceği alarmı haberlerin takvim sıkışması gerçeği gündemimizde ağırlık kazanıyor..

"Doların yükselişinden korkmamak, kendi özgücünle, özkaynaklarınla sil baştan kalkınmanın önünü açmak, ekonomiy