HürriyetSavaş Özbey20 Şubat 2021
Okunma: 9  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Savaş Özbey
Savaş Özbey
Savaş Özbey
20 Şubat 2021
Bir tek manzara aynı kalmış

Türkiye'ye geldiklerinde ABD başkanlarının bile önünde poz vermek için seçtikleri manzaraya bakıyorum. Ortaköy'ün eski halinden tek tanıdık görüntü... Sabaha kadar asla bitmeyen trafik, lüks arabalar, her birinden yükselen müzik sesleri, inip yürümeye karar vermiş havalı tipler, mekânların kapısındaki kalabalıklar... Bugün hangisi, neredeydi hatırlaması güç.

Radisson Blu otelinin önündeki ışıklarda iniyorum araçtan. Ortaköy-Kuruçeşme istikametinde sürekli trafik yaratan ışıklarda yığılma yok, hatta boş.

Pandemi yetmezmiş gibi şehir son yılların en yoğun kar yağışını almış...

Bundan 30 sene önce, 90'ların başında bu ışıklara çok yakın bir yerde Flatline adlı gece kulübü vardı. Ağırlıkla kolej çocukları giderdi eğlenmeye, İstanbul'un en marjinal mekânlarından biriydi. Mad Madame gibi gruplar çıkardı. Kaan Tangöze ve arkadaşları gecelikle falan sahne alırdı. Şimdi ya şu dürümcü ya da parfümeri olan yerdeydi diye hatırlıyorum.

Hemen sağa sapınca bu kez Sis Bar'ın uğultusu karşılardı sizi. Özlem Tekin'li, Şebnem Ferah'lı Volvox grubu sahneye çıkardı. Müzik tarzları ve kitleleri birbirine bu kadar yakın olmasına rağmen neden iki mekânın müşterileri arasında o kadar sık kavga çıkardı, anlamak mümkün değil.

Hesaplamaya çalışıyorum, Hikmet Aksesuvar'ın yerinde falandı herhalde. Belki de şimdiki Oasis Bar'ın... 'Şimdiki' dediğime bakmayın, Oasis de bir yıldır kapalı.

Oasis'in yanında Arapça bir tabela... Neyse ki tam altında Türkçesi de yazıyor: Lazerle yazı yazıp resim yapabiliyorlarmış.

Karşısındaki PTT'nin sokağı, yani Sağlık Sokak'tan girerseniz solda Ortaköy Oteli'nin yakışıklı kafe, bar ve restoranı var. Çaprazı Laika Tiki Bar ve onun karşısı bir zamanların meşhur Ceneviz Kahvesi. Şehrin üçüncü nesil kahve macerası bu ince-uzun daracık kahvede başladı desek yalan olmaz.

Girmeyin PTT'nin sokağına, aşağı denize doğru düz devam edelim. Zaten saydıklarımın hepsi kapalı.

Solda Hobo Kitchen Bar, karşısındaki köşede The Stay Otel ile The House Cafe dip dibe.

Eğer o ıssız sokağa girerseniz solda Bamya restoran ve yanında Ruby var.

Ruby, Reina saldırısından sonra Ali Ünal'ın eski Anjelique'in yerine açtığı restoran-kulüp.

EN AZINDAN TABELALAR DURUYOR

Pandemiden önce turist ağırlıklı çalışıyordu. Ama daha eskiden, Anjelique zamanlarında Türk sosyetesinin buluşma yeriydi. Boğaz'a karşı önce yemek yenir, sonra sabaha kadar masa tepelerinde eller havaya faslı yapılırdı. Şimdi Ruby'nin sıkı sıkı kapanmış ahşap panjurlarını görünce, burada böyle bir hayatın yaşandığına inanmak zor. Saat 20.00, sokakta benden başka kimse yok.

O sokağa sapmayıp düz aşağı devam edince karşınıza Ortaköy Vapur İskelesi çıkıyor. İskeleden camiye kadar sağ taraf, o meşhur Ortaköy manzarası. Köprü, cami ve Boğaz... Manzara yine görkemli. Ama bu manzarayı asıl Kuruçeşme'deki Reina ve Sortie'nin havai fişek gösterisi tamamlardı. Akşamları gün batınca kiminki daha uzun sürecek diye yarışırlardı. Bütün Boğaz, Ortaköy sahili rengârenk olurdu.

Meydanın diğer tarafındaysa yan yana kafe ve çay bahçeleri uzanıyor.

Köşedeki çoktan kapanmış, yanı Çınaraltı, onun yanı Monk. En azından tabelaları duruyor. Sonra sırasıyla Mado, Malt, Black, Özlem, Yelken, Tomurcuk... İkişerli-üçerli gruplar kumpir, waffle falan alıp meydanın farklı noktalarına dağılmış. Manzarada selfie çekenler var. Meydanın en 'sesli' noktası en sondaki ağacın dibi. Bir genç bankta gitar çalıyor; etrafında da dört-beş kişi onu dinliyor.

GENÇLERE ANLATSAN İNANMAZ

Shishah Bosphorus, Hoolah Lounge, Çerağ, Karak gibi o kadar çok nargileci var ki... Mecidiye Köprüsü Sokak'ı falan hızlıca geçip elde kumpir, sinagogun sokağına giriyorum. Osmanzade Sokak. Sağda Beer House, Amper ve Laika Bar... Hepsi kapı duvar. Solda Ceneviz Kahvesi, yanında Ginza Suşi ve Lokkaa Irish Pub. Lokkaa'da eskiden canlı müzik yapılırdı, terastan sesi gelirdi. Şimdi sadece Ceneviz Kahvesi'nde, bir masadaki üç adamın hararetli tartışması duyuluyor. Işıklar kapalı. Belli ki sahibi ya da çalışanları...

Yanındaki Ginza'nın ışıkları yanıyor ama içeride tek bir çalışan oturuyor. Elinde telefon.

Türkiye'ye geldiklerinde ABD başkanlarının bile önünde poz vermek için seçtikleri manzaraya tekrar bakıyorum.

Sanki bir tek o aynı kalmış.

Sabaha kadar asla bitmeyen trafik, lüks arabalar, her birinden yükselen müzik sesleri, inip yürümeye karar vermiş son moda giyimli havalı tipler, mekânların kapısındaki kalabalıklar...

Bugün 20 yaşındaki bir gence onun doğduğu zamandaki Ortaköy'ü anlatmaya kalksanız, zor.

ESKİ DOST KUMPİR

Seyyar çaycıların devamlı çay isteyip istemediğinizi sorması yorucu. Aynı şeyi camiden sola dönüp kumpircilerin sırasına gelince de yaşıyorsunuz. Her bir müşteri için öyle rekabet var ki... Arapça, İngilizce, Türkçe seslenerek dikkatinizi dağıtıyorlar. Ama 'eski dost kumpir'le hasret gidermeden de olmaz. Bir kumpir, bir ayran 30 lira. Hemen yanında balık-ekmek 20, çay 3 lira.

X(".sharePop").click(function () {console.log('girdi...');mainShareContainer (".popDiv");if ((this).attr("id") "emailFromTop") {(mainShareContainer).appendTo(".epostaGonder");(".altOk").css("display", "none");if ((mainShareContainer).find("div.ustOkPop").length) {(".ustOkPop").css("display", "block")} else {("").appendTo(mainShareContainer)}} else {(mainShareContainer).appendTo(".arsivEkle");(".ustOkPop").css("display", "none");(".altOk").css("display", "block")}var m parseInt((this).attr("lpos"));var n parseInt((this).attr("tpos"));var l parseInt((this).attr("ph"));var k l 20;var g parseInt((this).attr("pw"));var h g 20;(mainShareContainer).css({ width: g "px", height: l "px", left: m "px", top: n "px" });(".popFull").css({ width: g "px", height: l "px" });(".kapatBut").css({ left: (h - 33) "px" });(".altOk").css({ left: ((h 2) 70) "px" });(".popFull").html("");('').appendTo((".popFull"));(mainShareContainer).show();return false});(".kapatBut").click(function () {(".popDiv").hide();});Aferin Işın, bir sen eksiktin!Savaş ÖZBEY 17 Şubat 2021 Dünyanın medeni bir ülkesinde oryantal yapan sunucunun başına bu gelmez, işinden olmazdı. Herkes gülüp geçerdi. Hande Sarıoğlu kendi deyişinle biz erkeklerinin yarattığı "siyah"a hoş geldin. Merak etme; sana dünyayı dar eden o siyahlığın içinde kendimiz de varız. Bu arada Işın Karaca... Cuk oturdun, istersen baş köşeye geç.

Bayılırım dansöze, hele güzel dans edene.

Allah biliyor da vermiyor: İmkânım olsa salonun bir köşesini pist yaparım, uyuyayım, uyanayım, 7x24 oynasınlar orada.

888 vardiyalı. Hepsi sigortalı...

Oryantal yaparken videosunu paylaşıp işinden olan spor spikeri Hande Sarıoğlu için çok üzüldüm bu yüzden. Sanatına saygımdan değil.

Videosunu izlediniz mi Bence kötü dans ediyor. Tam yapacakken işi hafife alır bir havası var, Ahmet Hakan'ın dediği gibi, danstan ziyade "şebermeye" giriyor.

Üzüntüm hayat tarzına saygımdan.

Ne olacak yani: Kimi Gangnam dansı yapar, kimi oryantal, kimi rap...

İsteyen de koyar paylaşır, oyuncu Fırat Çelik'in yeğeniyle yaptığı disko şovlar karantinanın en karanlık günlerinde hepimizi mest etmedi mi

Yazının Devamını Oku En zor 14 Şubat geçmiş olsunSavaş ÖZBEY 16 Şubat 2021 Kimse çaktırmıyor ama en zor Sevgililer Günü'nden birini yaşamışız. Karantinayı ilişkisi için avantaja çevirenler de var elbette ama çoğunluk ya ayrı düşmekten ya da çok dip dibe olmaktan şikâyetçi. Özel alan yetersizliği gibi sebeplerden 40 yıllık evlilikler bile çatırdamaya başlamış.

Nişantaşı'nda kameralara yakalanan Aleyna Tilki, "Sevgililer Günü'nü nasıl geçireceksiniz" sorusuna "Ben ve ben olacağız" diye cevap verdi. N'apsın kızcağız Sevgili bu, sorulunca cebinden çıkarıp gösteremezsin ki. Yoksa yok işte...
Bir Sevgililer Günü'nü daha atlattık, kurtulduk. İlişkisi olanlar, birini bulmuş olmanın verdiği "haklı bencillik"le sevgilisini ve mutluluğunu sergiledi, biz de elimizde telefon, kaydır kaydır seyrettik.
Yetmiyormuş gibi ideal çift seçmeleri yapıldı, Burak Özçivit-Fahriye Evcen'cilerle Kaan Yıldırım-Hadise'ciler ikiye bölünüp birbirine girdi. Elimde istatistik yok ama bu tür şeylerle uğraşanların çoğu da sevgilisi olmayanlardı bence.
Aynı gün Hürriyet Pazar'da Melis Çalapkulu'nun çok ilginç bir araştırması yer aldı.
Çalapkulu, çiftler ve uzmanlarla konuşarak "Pandemi ilişkilerimizi nasıl etkiledi" sorusunun peşine düşmüş.
Kimse çaktırmıyor ama en zor 14 Şubat'lardan birini yaşamışız.
Karantinayı ilişkisi için avantaja çevirenler de var elbette ama çoğunluk ya ayrı düşmekten ya da çok dip dibe olmaktan şikâyetçi.

Yazının Devamını Oku Çirkinlik insanı geliştirir Savaş ÖZBEY 15 Şubat 2021 Leman Kültür'deki stand up gösterilerinin namı kulaktan kulağa yayılırken "1 Erkek 1 Kadın" dizisinin senaristi olduğunu öğrendik. Ama asıl patlamasını YouTube'daki "Konuşanlar" adlı talk show'uyla yaptı; pandemi günlerinin neşesi oldu; "yeni Cem Yılmaz" olarak anılmaya başladı. Şimdi yoluna Exxen platformunda devam ediyor. İkilemli soruların bu haftaki konuğu sevilen komedyen Hasan Can Kaya.

Sahne almak mı senaryo yazmak mı
- Dönem dönem değişiyor... Ne yazdığıma veya ne sahnelediğime bağlı. Ama genel olarak sahne almak.
Canlı seyirci mi canlı yayın mı
- Kesinlikle canlı seyirci! Direkt performans testi...
Evdeki haliniz: YouTube-Instagram-telefon mu, pijama-terlik-televizyon mu
- Pijama-terlik-bilgisayar. Çünkü evde durduğum bütün vaktim senaryo yazarak geçiyor neredeyse.
İstanbul'un... Anadolu yakası mı Avrupa yakası mı

Yazının Devamını Oku Emina Jahovic'in ne acelesi varmış anlamadımSavaş ÖZBEY 14 Şubat 2021 Emina Jahovic, nafaka alamadığı eski eşi Mustafa Sandal'ın evine ve ofisine haciz yollamış. Hesaplarına da tedbir koydurmuş. Tabii ki hukuki hakkı. Hele de söz konusu olan "çocukların nafakası" gibi hassas bir meseleyse... Ama içinde bulunduğumuz salgın koşullarında iki ay nedir ki İki yetişkin insan kafa kafaya verip bu meseleyi çözememişler mi

10 yıllık evliliklerini iki yıl önce bitirmiş ama "dostça" ayrılmışlardı.

Bu ayrılık sonucunda Jahovic'e ülkesi Sırbistan'da bir ev alınmış, kendisine ve oğullarına da 25 bin lira nafaka bağlanmıştı.

"Düzgün boşanabilen" nadir çiftlerdendiler.

Jahovic eski eşi için "Ben evliliğimde kötü bir tecrübe yaşamadım, sadece ayrıldım" diyordu.

Üstelik işleri de iyi gidiyordu. Daha yeni, "Yaemina Beauty" adında bir kozmetik markası çıkarmıştı Sırp şarkıcı.

Ama Mustafa Sandal cephesinde her şey o kadar parlak yürümüyordu.

Müziğe uzun süre uzak kalmıştı. Tam Zeynep Bastık'la yaptığı "Mod" düeti falan derken işler açılacaktı...

Herkes gibi onun da omzuna pandemi çöktü. Konserler iptal, mekânlar kapalı derken müzisyenler en olumsuz etkilenen gruplardan biri.

Yazının Devamını Oku Tünel'e doğru birkaç insan göreceksin; şaşırma...Savaş ÖZBEY 13 Şubat 2021 Onlarca kafe, bar, sahne, meyhane... 10 sene öncesi daha iyiydi ama daha geçen yıla kadar hâlâ kent nabzının attığı, müziğin kahkahaya karıştığı canlı bir bölgeydi Asmalımescit ve onun birbirini kesen dört-beş sokağı. Semtin pandemideki ve hafızalarımızdaki halleri arasında hızlı bir tura var mısınız p

Arabadan Şişhane'deki The Marmara Oteli'nin önünde iniyorum. Günün ve gecenin her saati bir tıkanıklık olan bu küçük meydan bomboş. Eskiden sağ tarafta Pera Taksi'nin sıra sıra arabaları dizilmiş olurdu. Şimdi altı-yedi araç ya var ya yok.

Fakat taksi parkının hemen yanındaki Pera Palas her zamanki gibi ışıl ışıl. Zaten işgal günlerinde bile sönmemişti ışıkları...

Niyetim, Oteller Sokak'tan Asmalımescit Caddesi'ne bağlanmak. Solda, Balyoz Sokak'ın bir köşesinde Art On İstanbul sanat galerisi var. O da Pera Palas gibi ışıl ışıl ama meydan gibi bomboş. Karşısı The Junction Pub. Otel içinde olduğu için açık. Masalarda tek tük turistler...

Oteller Sokak'taki börekçi-tostçu-pideci faal. Eksik olan, sokağın bitimindeki Ece Bar ve hemen karşısındaki Koridor kulüpten gelen neşeli uğultu. Koridor'un kaldırımındaki smirting'çilerin kahkahaları, karşısındaki Ece'nin masalarından yükselen müdavim kahkahalarına karışırdı. Şimdi sanki hiç açılmamışlar, hiç var olmamışlar, o sohbetler, o geceler hiç yaşanmamış gibi. Zurna-darbuka çalıp para isteyen Romanlardan da eser yok.

p

Kıyamet filmi gibi

Koridor'un kapısında bir afiş... Bir ucu kopmuş, rüzgârda sallanıyor. Aslında bir bilgilendirme broşürü: 'Virüs Riskine Karşı 14 Kural'. Kıyamet filmlerinde eski bir gazete uçuşur, manşeti 'Zombi İstilası' falan olur ya... Onun gibi.

Yazının Devamını Oku Hande Erçel gülüp geçmeliSavaş ÖZBEY 12 Şubat 2021 Hande Erçel fotoğrafını paylaşıp altına "bazlama surat" yazan sosyal medya fenomeni Lütfü Alp Kılınç'a açtığı ilk davayı kazandı. Manevi tazminat davası 25 Şubat'ta.

Mahkeme "bazlama" benzetmesini hakaret olarak kabul etti.

Hande Erçel'in bu işin böyle hukuki olarak peşine düşmesinin en başından beri yanlış olduğunu düşünüyorum.

Çünkü "bazlama" lafından bu kadar rahatsızsa bile davalarla konuyu gündemde tutuyor, her seferinde tekrar yazılıp çizilmesine neden oluyor.

Baksanıza ben bile şu son yazıda üç kere "bazlama" demişim.

İkincisi ve daha önemlisi, biraz nasıl desem... Dışarıdan özgüven eksikliği gibi görünüyor.

Sen ekranların tescilli güzelisin. Adın, Türkiye'nin en yakışıklı jönlerinden biriyle anılıyor. Markaların yüzü oluyorsun...

Böyle bir şeye bu kadar takılıp kalmak yerine gülüp geçebilir, hatta yüzyılımızın iletişim kurallarına daha uygun şekilde, durumla dalga bile geçebilirdin.

Ben olsam bazlama1, bazlama2 diye en güzel fotoğraflarımı koyduğum bir seri bile yapabilirdim.

Yazının Devamını Oku Et sevenle sevmeyenin veganlığı bir miSavaş ÖZBEY 10 Şubat 2021 Keşke veganlık bamya, pırasa, karnab