Yeni AsyaRifat Okyay20 Kasım 2020
Okunma: 4  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Önceki Yazısı
Sonraki Yazısı
Rifat Okyay
Rifat Okyay
Rifat Okyay
20 Kasım 2020
İlim ve sahiplenmek
Eğer bizler ilim nedir diyerek, ilim öğrenmeye çalışıyorsak muhakkak ilmin kuvvetine, ilmin yapabileceği her şeye de inanmamız lâzım.

İlmin kuvvetine inanalım, ama tek taraflı, tek yönlü olmasın... Ve ağırlıklı olarak da maneviyat ağırlıklı olsun.

İlmi yalnız aklın eline bırakırsak ve maddî bir vücud giydirmeye çalışırsak, insanlık olarak zarar gelebilecek hiçbir şeyi engelleme şansımız olmayacaktır. İlla ki İslâmiyetin, insaniyetin ve imanın menbağı, kaynağı ve esasının çıktığı yer olan kalp de devrede olmalı; işin maneviyatını, manevî emir ve yasaklarıyla isteklerini insanın zihnine yükleyebilmelidir.

Bediüzzaman'a bu konuda kulak verelim: "İlim odur ki, kalbde yerleşsin. Yalnız akılda olsa insana mal olmuyor..."

Güya ilim adına, fakat tamamen akıl adına dünya menfaatleri için yapılan ve patlatılan ato