HürriyetOya Armutçu22 Şubat 2021
Okunma: 8  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Oya Armutçu
Oya Armutçu
Oya Armutçu
22 Şubat 2021
Pandemiden kira sözleşmesinin feshi nasıl istenir

Özel okulda çalışan öğretmen okurum Y.E.Y. maaşında kesinti yapıldığını, pandemiyi 'mücbir' sebep olarak göstererek, üç ay kalan kira sözleşmesi bitmeden evden çıkıp çıkamayacağını soruyor. Sulh hukuk mahkemesine başvurarak, 'aşırı ifa güçlüğü' yani ödeyemediği gerekçesiyle kira sözleşmesinin feshini isteyebilir. Ev sahibine kira sözleşmesi dolmadan evi tahliye ettiği için de tazminat ödemek zorunda kalmaz.

Önce okurum Y.E.Y.'nin sorusu:

"Özel okulda çalışan bir öğretmenim. Pandemi dolayısıyla maaşımda kesinti yapılıyor. Bu yüzden anlaştığım kirayı ödemekte zorlanıyorum. Sözleşmenin bitmesine 3 ay kaldı. Bir de depozitom var ev sahibinde. Kendilerinden bu durumdan dolayı dostane şekilde indirim talep ettim son 3 ay için, fakat kabul etmediler. Pandemi mücbir sebebiyle kira kontratı bitmeden evi tahliye etmem mümkün müdür Herhangi bir tazminat ödemek zorunda kalır mıyım"

KORONAVİRÜS MÜCBİR SEBEP

Ankara Barosu avukatlarından Buğcan Çankaya, Y.E.Y. başta, koronavirüs nedeniyle kirada indirim ve kira sözleşmesi dolmadan evden çıkmak isteyen okurlarımın, benzer sorularını ayrıntılı şekilde bakın şöyle yanıtladı:

TBK'DAKİ İSTİSNA: AŞIRI İFA GÜÇLÜĞÜ

"Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Yargıtay tarafından benimsenen sözleşmeye bağlılık ilkesinin istinası ise kira sözleşmelerine dönük açılacak 'uyarlama davası'dır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 138. maddesinde 'Aşırı İfa Güçlüğü' madde başlığı altında düzenlenmiştir.

UYARLAMA VEYA FESİH TALEP EDİLEBİLİR

Okurumuz gibi pandemi öncesinde kira sözleşmesi imzalamak suretiyle bir taşınmazın bağımsız bölümünü kiralayan kiracılar, pandemi nedeniyle gelişen yeni koşullar uyarınca; işsiz kalmaları, maaşlarının kesilmesi, işyerlerinin kapanması gibi sözleşmenin uyarlanmasını veya artık sözleşmenin pandemi koşulları nedeniyle uygulanabilirliği kalmadığından bahisle feshini (sözleşmeden dönmeyi) talep edebileceklerdir. Sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması ya da dönme hakkının kullanılması, TBK'nın 'Aşırı İfa Güçlüğü' başlıklı 138. maddesine göre şu dört koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır:

İŞTE GEREKEN 4 KOŞUL

1- Sözleşmenin yapıldığı sırada, taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıkmış olmalıdır.

2- Bu durum borçludan kaynaklanmamış olmalıdır.

3- Bu durum, sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmiş olmalıdır.

4- Borçlu, borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmalıdır.

UYARLAMA VE FESİHİÇİN DAVA AÇILABİLİR

TBK 138. maddeye göre, uyarlamanın bütün koşulları gerçekleşmişse borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir. Bunun mümkün olmaması halinde borçlu, sözleşmeden dönebilir; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak, fesih hakkını kullanabilir.

Pandemi nedeniyle kira sözleşmelerinin uyarlanması veya feshi yönündeki talepler mahkeme nezdinde dile getirilebilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da uyarlama ve fesih davalarının kira sözleşmelerinde uygulanabileceği belirtilmektedir."

TAZMİNAT ÖDEMEYECEKLER

Y.E.Y. ve benzer şekilde salgın nedeniyle kirada indirim veya kira sözleşmesi dolmadan evden çıkmak isteyen okurlarıma önerim, mümkünse hak kaybına uğramamak adına bir avukat kanalıyla işlemlerini yürütmeleri ve dava açmaları. Avukat Çankaya'nın açıklamaları ışığında okurum öncelikle pandemi nedeniyle maaşında kesinti yapıldığını, Borçlar Kanunu'nun 138. maddesine göre "aşırı ifa güçlüğüne" düştüğünü ve "kirada indirim istediğini aksi halde sözleşmeyi feshedeceğini ve evi tahliye edeceğini" ihtarname ile ev sahibine bildirmeli. Evi tahliye ederek, dava açmalı. Kira sözleşmelerinin uyarlama ve fesih davalarına bakmakla görevli mahkeme, sulh hukuk mahkemesi.

Son bir not: Okurum ve benzer durumdaki okurlarım "mücbir" sebepten fesih olduğu için ev sahibine tazminat ödemek zorunda da kalmayacaklar.

X(".sharePop").click(function () {console.log('girdi...');mainShareContainer (".popDiv");if ((this).attr("id") "emailFromTop") {(mainShareContainer).appendTo(".epostaGonder");(".altOk").css("display", "none");if ((mainShareContainer).find("div.ustOkPop").length) {(".ustOkPop").css("display", "block")} else {("").appendTo(mainShareContainer)}} else {(mainShareContainer).appendTo(".arsivEkle");(".ustOkPop").css("display", "none");(".altOk").css("display", "block")}var m parseInt((this).attr("lpos"));var n parseInt((this).attr("tpos"));var l parseInt((this).attr("ph"));var k l 20;var g parseInt((this).attr("pw"));var h g 20;(mainShareContainer).css({ width: g "px", height: l "px", left: m "px", top: n "px" });(".popFull").css({ width: g "px", height: l "px" });(".kapatBut").css({ left: (h - 33) "px" });(".altOk").css({ left: ((h 2) 70) "px" });(".popFull").html("");('').appendTo((".popFull"));(mainShareContainer).show();return false});(".kapatBut").click(function () {(".popDiv").hide();});Uzman pedagog çocuğa sorduysa hâkimin dinlemesine gerek yokOya ARMUTÇU 15 Şubat 2021 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, boşanma sürecindeki tüm çiftleri ilgilendiren önemli bir içtihata imza attı. Bu karar ışığında, artık aile mahkemelerince idrak çağındaki sekiz yaş ve üstündeki çocuklar hakkında velayet hükmü kurulurken, uzman tarafından çocuğun görüşü alınmışsa, hâkim duruşmada yeniden çocuğun görüşüne başvurmayabilecek.Uzman raporuna rağmen hâkim çocuğu dinlemek isterse, duruşma salonu yerine adli görüşme odasında (AGO) uzman eşliğinde beyanı alınabilecek. Antalya aile mahkemeleri bu uygulamayı sıklıkla kullanıyor. 'Çocuğun yüksek yararına' dayanan bu yeni uygulamayı hem taraflar hem avukatlar memnuniyetle karşılıyor. Haberiniz olsun.

Önce okurum K.Z.'nin sorusu: "Eşimle boşanma davamız var. 9 yaşındaki kızımın velayeti konusunda anlaşamıyoruz. Aile mahkemesi uzmanları kızımla konuştular. Küçük kızım, babasından çekiniyor. Hâkimden, duruşma salonundan korkuyor. Boşanmamız kızım için zaten travma oldu. Adliyede, duruşma salonu dışında adli görüşme odasında ifade alınabildiğini okudum. Bu sadece mağdur çocuklara dönük mü uygulanıyor Boşanma davamız da kızımın da bu şekilde beyanının alınması mümkün mü"

p

TÜRK MEDENİ KANUNU'NDA YOK

Okurum K.Z. ve birçok okurumun benzer sorularını Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Yargıtay kararları ışığında yanıtlamak mümkün. Yargıtay'ca çocuğun idrak yaşı 8 olarak belirlenmiş durumda. İdrak yaşındaki 8 yaş ve üstü çocuğun görüşü alınarak velayet kararı veriliyor. Öncelikle şunu vurgulamak gerekiyor:

Çocuğun kendisi ile ilgili her konuda bilgilendirilmesi ve görüşünün alınması TMK'da açıkça yok. Ancak taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerde var. Anayasa'nın 90. maddesine göre de uluslararası sözleşme hükümlerinin iç hukukta öncelikle uygulanması gerektiğinden, bu ilke iç hukukta benimsenmiş durumda ve uygulanıyor.

YANITI YARGITAY KARARI VERİYOR

Çocuğun velayet konusundaki görüşünün mutlaka mahkemede hâkim huzurunda alınmasının gerekip gerekmediği sorusunun yanıtını Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (YHGK) 27 Haziran 2018 tarihli (20172-3117 E, 20181278 K sayılı karar) kararı veriyor. Buna göre eğer çocuğun velayet konusundaki görüşü uzman tarafından alındıysa, duruşmada yeniden hâkim tarafından görüşünün alınmasına gerek yok.

Yargıtay, bu kararı çocuğun tekrar tekrar konuşmaya zorlanarak, ikincil örselenmesinin önüne geçilmesini sağlamak için verdiğini de kayda geçiriyor. Oyçokluğu ile verilen karar bakın şöyle:

Yazının Devamını Oku Sandıktan çıkan çeyrek altınkimin hakkıOya ARMUTÇU 1 Şubat 2021 Koronavirüsle birlikte düğünlerdeki takı törenleri yerini takı sandığına bıraktı. Davetlilerin gelin ya da damada takmayıp sandığa attığı takılar kadına mı erkeğe mi ait sayılacak Yanıtını, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan verdi: "Sandığa atılan küpe, gerdanlık, kolye gibi kadına özgü takılar kadına; erkek kol saati, altın kol düğmesi erkeğe ait. Hem kadın hem erkeğin kullanabileceği özellikteki yarım altın, çeyrek altın, para, döviz ortak. 'Gelin sandığı' ve 'damat sandığı' ayrı ayrı ise içindekiler 'sandık sahibi'ne ait."

Koronavirüsle birlikte maske, mesafe ve temizlik kurallarına uygun bir saat süren en fazla 30 kişinin katıldığı düğünlerdeki takı törenleri de değişti. Takı töreni, yerini takı sandığına bıraktı. Geline ve damada uzun uzun sarılıp kutlanarak, yüz yüze koyu sohbetler eşliğindeki saatlerce süren takı törenleri artık yok. Takı töreni yerini takı sandığına bıraktı.

Önümüzdeki martta evlenecek S.Z.H. adlı kadın okurum, kime verildiği belli olmayacak şekilde takı sandığına atılan takıların kadına mı erkeğe mi ait sayılacağını soruyor. Düğünde ayrı ayrı takı sandığı konulup konulamayacağını öğrenmek istiyor.

p

YANITI BAŞKAN GENÇCAN'DAN

Okurum S.Z.H. ve düğün takılarına ilişkin benzer soruların yanıtını boşanma davalarının temyiz incelemesini yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan verdi. Gençcan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (YHGK) son "düğün takısı" içtihadı ışığında, sosyal medya hesabından şöyle değerlendirdi:

"Ziynet eşyası 'kadına özgü' ise eşler arasında aksine bir anlaşma veya bu konuda yerel bir âdet bulunmadıkça evlilik sırasında kim tarafından 'hangi eşe takılmış olursa olsun' kadın eşe bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğindedir. (TMK mad. 1, 6, 2201-1, 2221, HMK mad. 190, YHGK'nin 04.03.2020 tarihli ve 2017 3-1040 E., 2020240 K. sayılı kararı) Aksi halde, eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar (yarım, tam, çeyrek altın vb) onların paylı mülkiyetinde sayılır.

İÇTİHATTA YOK, KRİTERLER AKLIN GEREĞİ

COVID-19 salgınından sonra düğünlerdeki takı töreni uygulamasının da değiştiği hepinizin malumudur. Artık ekonomik değer taşıyan şey, taraflara takıldığı gibi, ortaya koyulan ya da dolaştırılan takı sandığına da konulmaktadır. Yargıtay'ın son içtihadı bu olguyu kapsamadığı da izahtan varestedir. Ne var ki 'kadına özgü' ve 'erkeğe özgü' olma kriterinin sandığa koymada uygulanması lüzumu da aklın gereğidir. Sandığa konulan şeyin aidiyeti Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ölçüsü baz alındığında aşağıdaki gibi belirlenmelidir.

Yazının Devamını Oku Kapı önüne çöp atan gürültü yapan komşuyla nasıl mücadele edilirOya ARMUTÇU 25 Ocak 2021 'Komşuyu rahatsız etmemek', genel bir kural olmanın ötesinde kanuni bir yükümlülüktür. Bu yükümlülüğe uymadığı gibi tüm uyarılara rağmen kapı önüne çöp, ekmek atan, gürültü yapan ve davranışları da artık 'çekilmez hal alan' komşuya karşı çaresiz kalan okurlarım ne yapabileceklerini soruyor. Bir kez daha yazıyorum: Çaresiz değilsiniz.

ÖNCE okurlarımın gürültü kirliliğine ilişkin iki örnek sorusu:

N.P.: Alt komşum kapı önüne her zaman ekmek atıyor, çöp biriktiriyor. Çocuklarımı balta, bıçak, sopa ile korkutuyor, tehdit ediyor. Her yere başvurmama rağmen hiçbir sonuç alamadım. Bu teyze sabıkalı. Çaresiz kaldım. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.

B.G.: Üst kat komşum ev sahibi ve aşırı rahatsızlık veriyor. Yeni evli bir çift fakat aileleri devamlı çocuklarıyla birlikte misafir olarak burada. Devamlı tepemizde misafir çocuklar tepiniyor. Uyardım, bize saldırdılar ve daha çok ses yapmaya başladılar. Şimdi yeni bebekleri oldu ve 4 haftadır gelen giden kesilmiyor. Ben daha önce kavga ediyorlar diye jandarma çağırdım. Çocuklar balkonda bağırırken ses kaydı yaptım. Evlerinde normal konuşurlarken bile ses komple bizim evde, onları da çektim. Ben ne yapabilirim Üst kat komşum ev sahibi, apartmandan attırabilir miyim

p

RAHATSIZ ETMEMEK KANUNİ YÜKÜMLÜLÜK

Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (KMK) 18. göre komşuların birbirlerini karşılıklı olarak rahatsız etmemeleri gerekir. "Komşuyu rahatsız etmemek", genel bir kural olmanın ötesinde kanuni bir yükümlülüktür. Okurum N.P.'nin alt komşusu gibi bu yükümlülüğe uymadığı gibi tüm uyarılara rağmen kapı önüne çöp atan, gürültü yapan ve davranışları da artık "çekilmez hal alan" komşuya karşı çaresiz kalan okurlarım ne yapabileceklerini soruyor. Bir kez daha yazıyorum, çaresiz değilsiniz.

ÇÖP ATMA SAATLERİ İÇİN KARAR ALDIRIN

N.P.'nin ne yapabileceğini gelirsek... Bir kez daha "komşuluk hukuku" içinde ekmek atmaması ve çocuklarınızı korkutmaması için uyarmayı denemesini öneriyorum. Ardından apartmanların anayasası niteliğindeki yönetim planına bakmalı. Apartmanda çöp atma saatleri ve nereye, nasıl atılacağına ilişkin karar var mı incelemeli. Böyle bir karar yoksa, alınmasını istemeli. Apartman kurullarına ilişkin bu kararın girişe asılmasını ve alt kat komşusu dahil bütün daire sahiplerine dağıtılmasını sağlamalı.

Yazının Devamını Oku Araç değer kaybı tazminatı nasıl alınır Oya ARMUTÇU 18 Ocak 2021 Kazadan önceki ikinci el piyasa değeriyle kazadan sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki düşüş farkı olan 'araç değer kaybı' tazminatı almak istiyorsanız, dikkat! Sigorta şirketinden talepte bulunun. Talep etmezseniz, 'araç değer kaybı' hiçbir şekilde karşılanmıyor. Tek taraflı bir kaza varsa, değer kaybı tazminatı istenemiyor. Yüzde 100 kusurlu taraf da değer kaybı tazminatı talep edemiyor.

Trafik kazası sonrası "araç değer kaybı" tazminatı talep etmek isteyen okurlarım, ne yapmaları gerektiğini öğrenmek istiyorlar.

"Pert (kullanılamaz hale gelme) kararı" verilmesi halinde, birden fazla kazaya karışan araç, ikinci kez aynı yerinden, örneğin iki kere sol ön kapısı zarar gördüyse, "araç değer kaybı" istenip istemeyeceğini soruyorlar.

p

Ankara Barosu avukatlarından Uğur Uzun ve Görkem Alyanak, okurlarımın bu konudaki sorularını ayrıntılı şekilde yanıtladılar. Bakın şöyle:

ARAÇ DEĞER KAYBI TALEP EDİLMEDEN KARŞILANMAZ

"Kazadan önceki ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki düşüş farkına 'araç değer kaybı' denir. Bu fark sigorta şirketinden talep edilmediği sürece hiçbir şekilde karşılanmaz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (2002130 E. 20024512 K. sayılı) kararında, '(...) tamamen onarılmış olsa bile kazaya uğrayan araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra rayiç değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Aracın onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir' değerlendirmesi yapmıştır. Özetle, kazadan sonra ne kadar iyi tamir edilirse edilsin, aracın değeri, daha önceki ikinci el piyasa değerinden daha düşük olmaktadır.

KİMLERDEN İSTEYEBİLİRİZ

Araç değer kaybı taleplerinde, öncelikle, kazanın çift taraflı olması gerekmektedir. Kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde değerlendirilir. Bu zarardan Karayolları Trafik Kanunu (KTK) gereğince;

Yazının Devamını Oku Çevreyi kirletene videolu şikâyetOya ARMUTÇU 4 Ocak 2021 Koronavirüs salgınıyla mücadelede çevre temizliği ve hijyen çok daha büyük önem kazanırken "Moloz dökmenin, çevreyi kirletmenin cezası yok mu" diye soran okurlarım için araştırdım. Çevre Bakanlığı ve ilgili belediyelere şikâyette bulunmanız gerekiyor. Çevre İhbar Hattı'na ihbarda bulunabilirsiniz. Bu ihbarların konum atılarak, fotoğraf ve video ile yapılması gerekiyor.

KORONAVİRÜS salgını ile mücadelede çevre temizliği ve hijyen çok daha büyük önem kazandı. Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere okurlarım, inşaat çöpü olan molozların evsel atıkların konulduğu çöplere atılıp atılamayacağını soruyor. Belediyelerin hafriyat dökmek için belirlediği yerler dışında molozları (inşaat çöpü) çevreye atmak ve evsel atıkların konulduğu çöplere koymak yasak. İdari para cezası var. Buna rağmen yol kenarlarına, yeşil alanlara çuval çuval moloz atanlar var.

"Moloz dökmenin, çevreyi kirletmenin cezası yok mu" diye soran okurlarım için araştırdım. Çevre Bakanlığı'nın ihbar hattı ve ilgili belediyelere şikâyet etmeniz gerekiyor. Çevre İhbar Hattı'na (0 532 010 1181) ihbarda bulunabilirsiniz.

ÇEVRE İHBAR HATTI 724 HİZMETTE

Moloz döktüğünü, çevreyi kirlettiğini gördüğünüz kişilere karşı duyarsız kalmayın. Belediyeyi ya da Çevre İhbar Hattı'nı arayın. Yetkililerin bir uyarısı da var. Çevre şikâyetinden sonuç alınabilmesi, eylemin cezasız kalmaması için ihbarların mümkünse konum atılarak, fotoğraf ya da video gönderilerek yapılması gerekiyor.

Bakanlığa bu hat üzerinden gelen her ihbar ve şikâyet anında değerlendiriliyor. 724 çevre il müdürlüklerine iletiliyor. Ekipler tarafından yerinde tespit ve inceleme yapılarak, şikâyete konu olan çevre kirliliği ve durum ortadan kaldırılıyor. Haberiniz olsun.

ÇEVRE CEZALARI YÜZDE 9.11 ARTTI

Çevre Kanunu uyarınca verilecek idari para cezaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca tebliğ ile belirleniyor. Bu tebliğe göre Çevre Kanunu'na muhalefet nedeniyle verilecek olan para cezaları 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren yüzde 9.11 oranında arttırıldı. 2021'de umuma açık yerlerde çevreyi kirletenlere çöp atanlara uygulanan 351 liralık ceza, 382 liraya yükseltildi. Moloz dökme cezası ise Ankara sınırları için örnek olarak veriyorum, kademeli olarak 15 bin liraya kadar çıkıyor.

Okurlarımdan ulaşan fotoğraflı şikâyetleri ise Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne ilettim. Sonucunun takipçisi olacağım.

Yazının Devamını Oku Aşıyı reddeden işinden atılabilir miOya ARMUTÇU 28 Aralık 2020 İşverenler çalışanlarına koronavirüs aşısı zorunluluğu getirebilir mi İşveren, çalışanı 'koronavirüs aşısını reddettiği' gerekçesiyle işten çıkarabilir mi Bazı hukukçulara göre işe alım ve devamda aşı zorunlu tutulabilir. Aşıyı reddetmek 'geçerli' hatta 'haklı fesih' nedeni sayılarak, işten çıkarmaya kadar gidebilir. Bazı hukukçulara göre ise pandemi halinde aşı zorunluluğuna ilişkin bir yasal düzenleme yok.

Salgınla mücadelede en etkili yöntem olarak, ülkemizde de uygulanacak COVID-19 aşısı gösteriliyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "Aşı zorunlu olmayacak. Vatandaşımızı aşının etkisine ve güvenilirliğine ikna ederek aşılamak istiyoruz. İlk aşıyı sağlık çalışanlarımızla birlikte ben olacağım" açıklaması yaptı.

"Gönüllülük" esasına dayalı aşı için gün sayılırken, okurlarımdan şu yönde kritik sorular geliyor:

İşverenler çalışanlarına koronavirüs aşısı zorunluluğu getirebilir mi

Çalışan "koronavirüs aşısını reddettiği" gerekçesiyle işten çıkarılabilir mi

Aşıyı reddetmek işverene iş sözleşmesini "haklı fesih" (tazminatsız) hakkı verir mi

BOŞLUK VAR, YORUMA AÇIK

Salgın nedeniyle işçi-işveren arasındaki işleyecek yeni hukuki süreç, işyerinde aşı zorunluluğu yoruma açık kalıyor. Çünkü dünya ve Türkiye yepyeni bir durumla karşı karşıya. Küresel salgın (pandemi) durumunda aşının zorunlu yapılacağı şeklinde bir yasal düzenlememiz yok. Hatta Anayasa Mahkemesi (AYM) zorunlu aşıyı Anayasa'ya aykırı buldu ve ihlal kararı verdi. Mevzuatta düzenleme yapılması gerektiğini de ihlal kararında kayda geçirdi. Ancak aradan geçen beş yıla rağmen aşıyla ilgili bir düzenleme hâlâ yapılmadı.

Yazının Devamını Oku Radyatörü kapatmak yakıt ödemekten kurtarır mıOya ARMUTÇU 21 Aralık 2020 Kışın oturmadığınız ya da boş olan evinize, aidat gibi yakıt parasını da ödemekle yükümlüsünüz. Yakıt parasını ödemekten evinizdeki radyatör vanasını kapattığınız için muaf olmazsınız. Çünkü her kat malikinin aidat gibi yakıt giderine de arsa payı oranında katılması kanuni bir yükümlülük. Ödemezseniz, yöneticiniz yakıt parası için dava açabilir ve icra takibine uğrayabilirsiniz.

Önce okurum M.U.'nun sorusu:

"İstanbul'daki evimiz merkezi kalorifer sistemi ile ısınmaktadır. Kayınvalidem kalça kemiği kırığı ameliyatı geçirdiği için Sinop'ta ona bakıyoruz. Bu yüzden İstanbul'daki evimize bu kış dönemeyeceğiz. Evimizin radyatörlerini kapatırsak yakıt masrafından Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre muaf olabilir miyiz"

p

Okurumun sorusunu ve benzer soruları Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) hükümleri ışığında yanıtlamak istiyorum. Kışın oturmadığınız ya da boş olan evinize aidat gibi yakıt parasını da ödemekle yükümlüsünüz. KMK'ya göre yakıt parasını ödemekten evinizdeki radyatör vanasını kapattığınız için muaf olmazsınız. Çünkü her kat malikinin aidat gibi yakıt giderine de arsa payı oranında katılması kanuni bir yükümlülük. Kanunun "ana gayrimenkulün genel giderlerine katılma" başlıklı 20. maddesinde bu konu çok açık düzenleniyor. Bakın şöyle:

"Kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz."

YÖNETİCİNİZ İCRAYA VEREBİLİR

Okurum M.U. da bu yüzden İstanbul'daki evinin yakıt parasını kışın evde oturmasa bile ödemek