SabahOsman Altınışık04 Ocak 2021
Okunma: 11  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Önceki Yazısı
Osman Altınışık
Osman Altınışık
Osman Altınışık
04 Ocak 2021
Yılın ilk yazısı...

Öyle bir yılı geride bıraktık ki... 'Geride ne kaldı' sorusunun cevabını aramaya gerek bile yok. Gelişi de gidişi de tüm dünyaya kendinden söz ettirdi. Yeni yılın yeni umutlar taşıdığı muhakkak. Sağlık ve sıhhat kadar büyük zenginliğin olmadığını sözde değil yaşayarak öğrendik. Bir virüsün yaşam alanımızı ne kadar kısıtladığına tanıklık ettik. Bir o kadar da bir arada olamamanın hayatımızı ne kadar çekilmez kıldığını gördük. Yaşam alanlarımızın tamamı kısıtlandı. Ne sevincimizi ne de hüznümüzü paylaşabildik. Bir çok yaşanmışlıklarınızdan haberdar bile olamadık. Sosyal medya mecraları ölüm ilan panosuna döndü. Temizlik, maske ve mesafe başta olmak üzere hayatımıza pandemi, entübe, salgın gibi onlarca kelime girdi. Kovid-19 denilen illet tüm dünyayı yarı açık cezaevine çevirdi. O kadar çok hasret ve hasletimiz var ki... Yeni yıl geride bıraktığımız yılı aratmasın. Daha çok sağlıklı getirsin. Şu illetin kabus olmaktan çıktığı bir yıl olsun. Pandemi sürecinin geride kaldığı bir yıl olsun isterdik. Ne var ki o da bizimle birlikte yeni yılı karşıladı. Hal böyle olunca 'yandı da bitti, kül oldu' diyemiyoruz. Pandemi de sinsi varlığını sürdürüyor. Öyleyse aman haaa... 2021 yılında da önceliğimiz bu virüsten uzak kalabilmek. Hassasiyetimiz tedbirlere sadık kalmak olmalı. Sevdiklerimizi aramızdan kopardı. En yakınlarımıza kadar ulaşmayı başardı. Tedbiri elden bırakmayalım. Yeni ile eski yıla ait değişiklik tek bir rakam. Şimdi gelelim geride bıraktığımız yılın hayatımızdaki izlerine. Başkentte yaşamanın en büyük ayrıcalığı kuşkusuz beceriksizliklere tanıklık etmek oldu. Yönetemiyor