HürriyetÖmür Kurt20 Şubat 2021
Okunma: 4  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Ömür Kurt
Ömür Kurt
Ömür Kurt
20 Şubat 2021
Her çocuğun içinde bir koleksiyoner gizlidir

Çocukların ilgi ve heveslerini keşfetmek, onların merak etme ve araştırma becerilerini geliştirmek için oldukça önemli. Uzmanlar "İlgi alanlarına uygun koleksiyon yapmaları çocukların gelişimine büyük katkı sağlar" diyor.

Şirinler koleksiyonu yapıyorsunuz. Koleksiyonerliğe nasıl başladınız

Meltem Tokgöz (Çocuk gelişimci-Koleksiyoner): Şirinler benim çocukluk kahramanlarım. İlk Şirinler oyuncağımı 2000'de aldım. 2011'de Şirinler sinema filmi çekildi ve ben bu tarihten sonra Şirinler oyuncaklarını ve dünyadaki koleksiyonerlerini takip etmeye başladım. Şu an 3 bin adet Şirinler oyuncağımla sanırım Türkiye'nin en büyük Şirinler koleksiyonuna sahibim.

p style"text-align: center;"Meltem Tokgöz

Her çocuğun içinde bir koleksiyoner var mıdır Eğer gizli kaldıysa bu merak nasıl açığa çıkar

Meltem Tokgöz: Çocuklar keşfetmek, dokunmak ve en önemlisi oynamak isterler. Üstelik büyüklerini örnek alırlar. Eğer evinizde eşyalara verilen değer sadece kullanım için değilse çocuğun içindeki araştırmacı yön de ortaya çıkacaktır. Çocuğunuz size "Bu araba gibi başka kırmızı arabalar var mı Bu bebeğin başka elbiseleri var mı" gibi sorular sormaya başlar. Eğer birlikte araştırma yapar, müzelere gidip keşfe çıkarsanız merakının giderildiğini, özel ilgisinin açığa çıktığını görürsünüz. Hatta hayalleri bile değişir. Çocuklar, önce zihinlerinde hayallerinin koleksiyonunu yaparlar, sonra da o hayaller bir oyuncağa, bir eşyaya, bir ilgi alanına dönüşür ve gelişir.

Doç. Dr. Ali Akın Akyol (Hacı Bayram Veli Üni. GSF-Koleksiyoner): Çocuklar her konuda koleksiyoner olabilir. Bu insanın doğasında vardır. Müzik, doğa, yüzmek, kediler, taşlar veya uzay konuları bir çocuğun ilgi alanı olabilir. Ebeveynler bu ilgi alanını fark etmeli, çocuğun çevresini bu ilgiyi arttıracak malzemelerle beslemeli.

Koleksiyon yapmak çocuklara ne tür değerler kazandırır

Meltem Tokgöz: Öncelikle ilgi ve merakı geliştirir. Bitmek bilmeyen bir araştırma duygusunu kazandırır. Üstelik bu merak diğer konulara da sıçrar ve her şeyin hikâyesini, tarihini araştırır hale gelirsiniz. Kimine 'eski' ve 'önemsiz' görünen bir eşya bir koleksiyoner için nadide bir parçadır, önemlidir. Bir anda o eşya hakkında araştırmalar yapmaya başlarsınız. Bir çocuğun koleksiyon yapması duygusal zekâsını da geliştirir. Empati kurmasını sağlar, iletişim becerilerini güçlendirir, çözümler, farklı düşünme biçimleri geliştirmesini destekler.

Doç. Dr. Ali Akın Akyol: Özgüveni, bilgiyi, paylaşımı, sosyalleşmeyi arttırır koleksiyon yapmak.

Çocuklarının koleksiyon yapmasına destek olmak isteyen anne-babalara önerileriniz neler

Meltem Tokgöz: Çocuklarla, onların dikkatini çeken nesnelerle ilgili sık sık sohbet etmeleri gerekir. Örneğin çocuk, sürekli bahçeden dökülmüş yaprak topluyorsa, onunla yapraklar ve türleri hakkında sohbet edilebilir, o yaprakları saklaması için albümler hediye edilebilir. Her çocuğun ilgisini çeken nesneler vardır. Bu nesnelerle geçirdiği her an kaliteli zamandır. Ayrıca onunla koleksiyon yapmak konusunda sohbet etmek de iyi olacaktır. Onu bir koleksiyonerle tanıştırabilir veya birkaç koleksiyon eşyasını gösterebilirler.

Koleksiyon önerileriniz var mı Hangi konularda koleksiyonlar yapılabilir

Doç. Dr. Ali Akın Akyol: Her konuda koleksiyon yapılabilir. Kendimden örnek vermem gerekirse çocukken çiklet kâğıdı (Tipitip çizimleri ve Bibip arabaları), peçete, pul, kibrit kutusu, misket, çikolata ambalajları, anahtarlık, kartpostal, kurşunkalem, kitap ayracı, yabancı madeni para vb. çok sayıda nesneyle ilgili minik koleksiyonlar yapmıştım. Şu anda da anahtarlık ve kitap ayracı koleksiyonum var. Z kuşağı da her konuda araştırma ve koleksiyon yapabilecek
imkâna sahip.

EVDEKAL ETKİNLİKLERİ

KÜÇÜK PRENS


Dünyanın en çok okunan kitaplarından biri olan Küçük Prens'in tiyatro uyarlaması çevrimiçi olarak izlenebiliyor. Biletler Biletix.com'da.

Etkinlik tarihi: Bugün
Saati: 13.0016.00 Bilet fiyatı: 39.50 lira

HAFTANIN KİTABI

'Yarım Kalan Çini' geçmişle bugün arasında bağ kuran, harika bir kitap. Çocuklar çok sevecek.

Yayınevi: Pan Yayınevi
Yazar: Aysel Gürmen
Tür: Hikâye
Yaş: 8-12
Sayfa: 48
Fiyatı: 15 lira

X(".sharePop").click(function () {console.log('girdi...');mainShareContainer (".popDiv");if ((this).attr("id") "emailFromTop") {(mainShareContainer).appendTo(".epostaGonder");(".altOk").css("display", "none");if ((mainShareContainer).find("div.ustOkPop").length) {(".ustOkPop").css("display", "block")} else {("").appendTo(mainShareContainer)}} else {(mainShareContainer).appendTo(".arsivEkle");(".ustOkPop").css("display", "none");(".altOk").css("display", "block")}var m parseInt((this).attr("lpos"));var n parseInt((this).attr("tpos"));var l parseInt((this).attr("ph"));var k l 20;var g parseInt((this).attr("pw"));var h g 20;(mainShareContainer).css({ width: g "px", height: l "px", left: m "px", top: n "px" });(".popFull").css({ width: g "px", height: l "px" });(".kapatBut").css({ left: (h - 33) "px" });(".altOk").css({ left: ((h 2) 70) "px" });(".popFull").html("");('').appendTo((".popFull"));(mainShareContainer).show();return false});(".kapatBut").click(function () {(".popDiv").hide();});Küçük kardeşine nazik davranmasını nasıl sağlarımÖmür Kurt 13 Şubat 2021 Kardeşler arasındaki kıskançlık ve kavganın sebebi çoğunlukla ebeveyn davranışlarından kaynaklanıyor. Uzmanlar çocukların iyi anlaşmasının yolunun sabırlı olmaktan ve büyük olana görevler vermekten geçtiğini söylüyor.

Kardeşlik ilişkilerindeki sorunların kaynağı nedirSerap Duygulu (Psikolog): Kardeşler arasındaki ilişki hem çocukları toplumsal yaşama hazırlayan rekabet ortamı hem de yardımlaşma tutumlarını içerir. Çocuklar kendisinden küçük ya da büyük bireylerle iletişim ve ilişki kurmayı öncelikle en yakınından, yani kardeşinden öğrenir. Bu iletişim sırasında çatışmalar veya kıskançlıklar yaşanabilir. Zaman zaman çocuklar bulundukları yaş durumuna göre diğer tarafa üstünlük gösterisinde bulunabilir ya da yaşı küçük olan, küçüklüğünü, isteklerini elde etmek amacıyla kullanabilir.

Berk Karaoğlu (Klinik Psikolog): Yapılan en büyük yanlışlardan biri, büyük çocuğa 'ebeveyn misyonu' yüklemektir. Bu sanılanın aksine büyük çocuğu öfkelendirebilir veya tam tersine içe kapanmasına yol açabilir.

Küçük kardeşe nazik davranmanın yolları büyüklere nasıl öğretilebilir pekiSerap Duygulu: Anne babanın çocukların birlikte olma, oynama, zaman zaman çatışma yaşamalarına zaman ve imkân tanımaları gerek. Çocukların sorunsuz bir arada olmaları gibi ütopik bir dünyanın olmayacağını bilmek önemli. Öncelikle çocukları hem başka çocuklarla hem de birbirleriyle kıyaslamamak lazım. Büyük olan kardeşe gerçekten büyük olarak, küçük olana da küçük olarak davranmak rol karmaşasını da ortadan kaldıracaktır. Büyük olan kardeşe, sorumluluk alması adına, kardeşi doğduğu andan itibaren bazı görevler verilir, kardeşiyle ilgili bakım işlerinde ondan yardım istenirse, kardeşine bağlılığı ve ilgisi artacaktır. Çünkü insan emek harcadığı şeyleri sever. Nitekim nezaket sözle değil, eylemle örnek olarak öğretilen ve öğrenilen bir davranıştır. Anne babasının hem kendisine hem diğer bireylere hem de kardeşine ilgili ve saygılı davrandığını gören çocuk bunu doğal olarak öğrenecek ve bir tutum olarak benimseyecektir.

Yazının Devamını Oku Kendini duyabilmesi için 'sıkılmaya' ihtiyacı varÖmür Kurt 6 Şubat 2021 Çocuklar sıkılmasın diye internetteki tüm etkinlikleri tüketen ebeveynler aslında pek de doğru bir şey yapmıyor. Sıkılmanın eğitimin bir parçası olduğunu belirten uzmanlar "Önemli olan tüm gün etkinlik yapmak değil, nitelikli zaman geçirmektir" diyor.

Anne babalar çocuklarını sürekli oyalama yarışında. İnternette etkinlik önerileri havada uçuşuyor. Peki, ama çocukları sürekli oyalamaya çalışmak doğru mu

Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal (Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi): Burada önemli olan 'nitelikli zaman' kavramıdır. Yere, koltuğa, masaya çocuğumuzla birlikte oturup onun gözlerinin içine bakarak, zihinsel ve fiziksel olarak çocuğumuzun yanında olarak geçirdiğimiz süre önemlidir. Tüm günü etkinlikle doldurmaya çalışmak nitelikli zaman geçirmek anlamına gelmez. Aksine bu durum yetişkini tüketir, çocuğu ise sıkar. Aynı şekilde, bir yandan televizyon veya cep telefonu açıkken öte yandan çocukla kaliteli vakit geçirilemez. Birlikte gerçekten eğlenerek geçirilen 45 dakikalık veya 1 saatlik nitelikli zaman kâfidir. Bu zaman diliminde de tüm etkinlikleri çocuğun ilgi alanına göre yapmak önemlidir.

Ancak öte yandan da ebeveynler çocuklara etkinlik yetiştirememekten, çocukların sıkıldığından şikâyet ediyor...Ayben Ertem (Uzman Psikolog): Çocuk psikoloğu, aile danışmanı Dr. Vanessa Lapointe "Çocuklar kendi sıkılmışlıklarının içinde kalmalıdırlar ki o sessizlikle beraber kendilerini duyabilsinler" der. 'Kendini duymak' kavramının anlamı şudur: Çocuk devamlı olarak meşgul edilmeye çalışıldığında, o bombardıman altında kendi kendine kalacağı, iç dünyasını keşfedeceği, kendini nasıl hissettiğini ve hatta ne istediğini anlayacağı bir zamanı olmaz. Her ne kadar "Çocukların sıkılması kötüdür" algısı olsa da bu pek doğru değildir. Çünkü çocukların boş kaldıkları sürede zihinlerinin biraz amaçsızca dolaşmaya ihtiyacı vardır. Son yıllarda yapılan araştırmalar, sıkılmanın yaratıcılığı beraberinde getirdiğini, kişiyi anlam bulmaya ve tatmin etmeye doğru ittiğini gösteriyor. Bu sebeple ebeveynlerbakım verenler, çocukların boş zamanlarını devamlı bir şeylerle doldurmak yerine, birazcık sıkılmalarına da zaman tanısınlar.

Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal: Burada sıkılmanın derecesini iyi gözlemlemek lazım. Çocuk sıkılsın ve kendi kendine keşfetmeyi öğrensin derken çocuğu ihmal etmemek de gerekir. Gerekli çevresel uyaranlar sağlandıktan, çevredeki güvenlik önlemleri alındıktan sonra çocuğun keşif yapmasına ve özgürce hareket etmesine fırsat tanınmalıdır.

Yazının Devamını Oku Çocuğunuzu ihmal ettiğinizi nasıl anlarsınızÖmür Kurt 30 Ocak 2021 Pek çok ebeveyn çocuğuyla yeteri kadar ilgilendiğini, onun tüm ihtiyaçlarını giderdiğini düşünür ama bazen gözümüze çok basit görünen konular ihmalin ta kendisi olabilir! Uzmanlar "Açıkta bırakılmış elektrik kablosu veya arkadaşlarını tanımamak da birer ihmal biçimidir" diyor.

'İHMAL' KAVRAMINDAN NE ANLAMALIYIZDoç. Dr. Utku Beyazıt (Akdeniz Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümü)

İhmal, çocuklarımızın 'iyilik halini sağlamak', 'ihtiyaçlarını karşılamak' ve 'onları korumak' konusunda yetersiz kalma durumumuzdur. Fark etmediğimiz pek çok ihmal biçimi var...

Fiziksel: Çocuğun bulunduğu ortamın temiz olmaması, hayatını riske atacak şekilde elektrik kabloları ve prizlerin açıkta bırakılması, korkuluksuz balkonlar, su dolu kovalar, ulaşabilecekleri yerdeki temizlik malzemeleri, tehlikeli mutfak gereçlerinin ortada bırakılması...

Duygusal: Doğumdan itibaren çocuğun bakımıyla ilgilenmemek, onu yok saymak, sevgi ve saygı göstermemek, söylediklerini dinlememek, verilen sözleri tutmamak, başarılarını görmezden gelmek, çocuğa ihtiyaç duyduğu sevgi ve şefkati sağlamamak...

Denetimsel: Ebeveynin çocuğun üzerindeki denetiminin yetersiz kalması, çocuğa doğru ve yanlış davranışların neler olduğunun öğretilmemesi. Örneğin başkasına ait eşyaları alması gibi yanlış davranışlarına göz yummak, evde ya da okulda olmadığı saatlerde onun nerede olduğu, neler yaptığını bilmemek, arkadaşlarını tanımamak...

Bilişsel: Çocukla vakit geçirmemek, oyun oynamamak, birlikte kitap okumamak, ödevleriyle ilgilenmemek, onun sorularını yanıtsız bırakmak...

Eğitimsel:

Yazının Devamını Oku Evde geçen tatile 'tatil' denir miÖmür Kurt 23 Ocak 2021 Uzaktan eğitim sürecinin ilk yarıyıl tatili başladı. Dijital eğitim gören çocuklar karnelerini aldı. Tatilden önce evdelerdi, tatilde de çoğunluk evde. Evde kalan çocukların bu zamanı 'tatil' gibi algılamaları için neler yapılmalı, karne konusunda onlarla nasıl konuşulmalı Uzmanlardan öneriler...

Çocuklar okul zamanında da evdelerdi, tatilde de evde olacaklar. Peki, bu süreci iyi bir şekilde geçirmek için neler yapmak gerekiyor

Ufkun Dikmen (Uzman Psikolog): Aylardır çoğunlukla evde zaman geçiren çocukların en büyük ihtiyaçlarından biri hareket etmek. Bu nedenle onlara enerjilerini atabilecekleri alanlar açmak, evde hareket etme imkânlarını geliştirmek hayati önemde. Gün içinde dans etmek, zıplamak, takla atmak, sandalyeler minderlerle parkurlar yapıp birlikte oynamak, yastık savaşı yapmak, el ele tutuşup dönmek, deve-cüce oynamak gibi hareket içeren oyunlara mutlaka zaman ayrılmalı. Bunlara ek olarak gün içinde bir sanatsal aktivite, bir ev işini birlikte yapmak, biraz kitap zamanı planlamak ve çocuğun seçeceği herhangi bir oyunu birlikte oynamak destekleyici olacaktır. Tüm günün saat saat planını yapmak yerine, genel bir programı çocukla birlikte hazırlamak kâfi. Fırsat buldukça da önlem alarak dışarı çıkmak, yürüyüş yapmak çok önemli.

Dr. Gülden Dönmez (Eğitim Bilimci): Çocukların kaliteli zaman geçirmeye çok ihtiyacı var. Kaygısız bir şekilde, bolca oyun ve eğlenceyle geçirebilecekleri her an çok değerli. Bu sebeple her ebeveynin kendi çocuğunun özelliklerini de bilerek hareket etmesi, onların ihtiyacını anlaması ve onları "Derslerinden geri kalacaksın, çalış; ödev yap, kitap oku" gibi zorlayıcı cümlelerle sıkmaması gerekiyor.

Çocuklar ilk kez 'pandemi zamanında' karne alacaklar. Böyle bir ortamda karnenin anlamı nedir

Dr. Fırat Hamidi (Çocuk ve Ergen Psikiyatrı): Maalesef ki bu yarıyıl döneminde karne almak daha önceki zamanlara göre daha buruk ve daha az heyecan verici olacak. Böyle bir ortamda karnenin anlamı, ev içinde uzaktan eğitimlere katılma çabası olmalıdır. Karnedeki notların düşük ya da yüksek olmasına takılmadan, gerekirse çocuğun zorlandığı ders notları düşük de gelse onları göz ardı ederek, dediğim gibi tüm bu süreçteki çabaları bizim onları takdir etmemiz için yeterli olmalıdır.

Dr. Gülden Dönmez: Karne, bir eğitim döneminin artı ve eksilerinin değerlendirilmesidir. Uzaktan eğitim süreci, çocukları notla değerlendirmek için hiç de doğru bir yaklaşım olmadığını öğretti bize. Önemli olan çocuğun çabasıydı. Aileler bunu görmeli. Eğer çocuk bu süreçte elinden geleni yaptıysa, her gün uzaktan eğitime katılıp, tüm çabasıyla süreci iyi değerlendirmeye çalıştıysa, notlara bakmaksızın çocuğu tebrik etmek gerekir. Notları yüksek gelen çocukları tebrik etmek, düşük gelenleri yargılamaktan kaçınmak çok çok önemli.

Peki, notları yüksek veya düşük gelen çocuklarla konuşurken hangi cümleleri kurmak iyi olur

Yazının Devamını Oku Mutlu olmak için evinizde 'nezaket kültürü' geliştirinÖmür Kurt 16 Ocak 2021 Anne-babalar çocuklarının güvenli bir ortamda yetişmesini istiyor, ancak unutmayalım ki hiç kimse toplumdan bağımsız yaşayamaz. Daha uygar ve uyumlu bir yaşam için karşılıklı anlayış şart... Uzmanlar "Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için yapabileceğimiz en iyi şey evimizde bir nezaket kültürü geliştirmek" diyor. Peki ama nasıl

NEZAKET NEDİR

Prof. Dr. Aynur Bütün Ayhan (Ankara Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü): Bir yaşama kültürüdür. Çocukluktan itibaren kazanılır ve yaşam boyu sürmesi arzulanır. Nezaket aslında bir tür empatihalden anlama biçimidir. Birine 'merhaba' demek, otobüste yer vermek, sıraya girmek veya gülümsemektir. Daha iyi ve uygar bir dünyada yaşamanın yolu evde bir 'nezaket kültürü' geliştirmekten geçiyor. Bunu sağlamanın yolu da örnek olmak! Çocuklara nezaketli olmanın altın kurallarını öğretmek ve bu kuralları içselleştirmek gerekiyor. Ebeveynler, çocuklarının iyiliğin ne anlama geldiğini anlamasını sağlamalı. Çocuklara nezaket kurallarını öğretirken, neden böyle davranılması gerektiği de vurgulanmalı.

EVDE GÖRDÜĞÜ NAZİK DAVRANIŞLAR DIŞARIDA NE İŞİNE YARACAK

Banu Savu (Çocuklar için görgü, nezaket ve doğru davranış kitapları yazarı): Evinde nezaket kültürüne önem verilen çocuk, iyi ve nazik olmayı kural olarak görmez. Onu içselleştirir. Kurallar çocuklara sıkıcı gelebilir. Onlara davranışlarla örnek olmak gerekir. Evde gördüğü iyi ve nazik davranışları toplum içinde uygulayan çocuk, insan ilişkilerinde ve iletişimde başarılı olur. İletişimi iyi olan çocuğa hem akademik hem de sosyal anlamda her kapı kolaylıkla açılır.

ÇOCUKLARA ÖRNEK OLMAMIZ GEREKEN TEMEL KURALLAR

"Lütfen, teşekkür ederim, özür dilerim, yardım edebilir miyim" gibi cümleleri her gün kullanın. Eğer çocuk ailesinin birbirlerine ve diğer insanlara karşı nazik davrandığını gözlemlerse o da benzer davranışları sergiler.

Onlara, gündelik yaşantı deneyimlerinden yararlanarak nezaketi anlatın. Örneğin arkadaşı elindeki yiyeceği düşürdüğünde ona kendi yiyeceğinden uzatan çocuğunuza "Arkadaşına kendi yiyeceğini vermen harika bir davranıştı" deyin.

Onunla başkalarının duygularını fark etmelerini sağlayacak sembolik oyunlar oynayın. Oyunda "Bebeğin düştü ve dizini çok acıttı. Sence şimdi ne yapmalıyız" gibi sorular sorabilirsiniz. Çocuğunuz büyüdükçe daha gerçekçi durumlar üzerinde konuşabilirsiniz. Örneğin "Tekerlekli sandalyede otobüse binmek ne kadar zor olmalı!" gibi.

Yazının Devamını Oku İçerik kaliteli bile olsa ekran süresinde denge önemliÖmür Kurt 9 Ocak 2021 Pandemi süresince çocuklarla ilgili en temel kaygılardan biri 'ekran süresi' oldu. Ebeveynlere göre çocuk, ekranı ders çalışmak için kullandığında sorun yok ama oyun oynadığında hemen tartışma başlıyor. Uzmanlarsa "Yararlı diye çocuğunuzun sabaha kadar ekran karşısında ders çalışmasını da isteyemezsiniz" diyor.

Türkiye'de ekran süresi hâlâ ciddi bir tartışma konusu. Ekran süresinden korkmalı mıyızGazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Selçuk Özdemir: Türkiye gibi özgün düşünce, bilim ve teknoloji üretiminde verimlilik sorunu yaşayan ülkeler günümüz ekonomik ve sosyal yapısının her bileşenine sirayet eden dijital teknolojilerin yarattığı dönüşümü şaşkınlık, panik ve korku içerisinde izlerken, bu teknolojileri ortaya çıkarma kapasitesi yüksek toplumlar olabilecek dönüşümleri önceden başladıkları tartışmalarla tahmin ediyor ve çözümler üretebiliyorlar. Bu tür önden yapılan tartışmaların sıfır noktasını ise felsefe, sosyoloji ve psikoloji alanları oluşturuyor. Dönüşümün farkında olan ülkelerin özellikle son 10 yıldır eğitim alanında yoğun şekilde düşünce üretip, tartışıp ve Ar-Ge yatırımları yaparak en iyiyi bulmaya çalıştığı dönemde, ülkemiz eğitimcileri ve anne-babalar, ne yazık ki teknoloji olarak sadece mobil cihazlara ve onların olumsuz yönlerine odaklandılar. Hâlbuki hayallerimizi ete-kemiğe büründürmenin en ucuz, en kolay ve en zengin fırsatlarını sunan bilgisayar ve türevi cihazların okullarda yapamadıklarımızı gerçekleştirebileceğimiz 'bu dönemin üretim teknolojileri' olduğunu anlamamız gerekir. Akıllı telefon, tablet, PC gibi cihazları bilinçsiz kullanımımız yüzünden çocuklarımızın düşmanı gibi algılamak yerine mümkün olduğunca kaliteli, çeşitliliğe sahip, yaş gruplarına ve ilgi alanlarına uygun 'multimedya öğrenme içerikleri' geliştirmek gerekir.

Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yavuz Samur: Yıllardır, ekran süresinden ziyade çocukların ekranda ne yaptığının daha önemli olduğunu vurguluyorum. Eğer çocuğunuz ekran karşısında "En uzağa giden uçak nasıl yapılır" videosu izliyorsa, bu bir 'ekran tüketimidir', ancak aynı anda önünde kağıtlarla bir yandan o uçağı yapmaya çalışıyorsa, bu da 'üretimdir!' Dolayısıyla 'üretim için tüketimi' ve bunun önemini her zaman dile getiriyorum. Ancak bu, "Çocuğum ekran karşısında akşama kadar uçak yapsın!" demek de değildir. Çocuklar kodlama, çeşitli deneyler vb. 'üretim için tüketim' etkinlikleri yapsınlar evet ama sürekli olarak ekran karşısında etkinlikler yapmak veya her fırsatta ekran karşısında etkinlikler yapmak istemek de doğru değildir. Her zaman denge olmalıdır. Çocuğunuz ne kadar 'ekranlı etkinlik' yapıyorsa bir o kadar da 'ekransız etkinlik' yapmalıdır. Aksi halde, uzun vadede, hep ekran karşısında etkinlik yapmaya alışkın çocuklarla karşılaşabiliriz. Dolayısıyla sürekli ekrandan mutlu olmaya çalışan bir nesil istemiyorsak, yaklaşımımızı şu şekilde değiştirmeliyiz, ekranda geçirdiği süreden bağımsız olarak, ekranda hangi kaliteli etkinliği yaptığına ve ekransız da ne kadar kaliteli etkinlik yaptığına bakmalıyız.

Ne tür içerikler gerekiyorProf. Dr. Selçuk Özdemir: Öğretmenlerin yüz yüze anlatmakta zorlandıkları ve artık tüm dünyada ağır eleştiri altında olan klasik okul eğitimi kazanımlarını istediğiniz en renkli dijital içerikler haline getirin çocukların bunları kullanmalarını sağlamamız çok zor. Mobil cihazlarda kullanılması için tavsiye ettiğim içerikler: Çocuğun kendi sorularını sormasını sağlayacak sorgulama içine gireceği, ardından kendi sorduğu sorunun cevabını merakla ve sabırla aramaya başlayacağı, düşündüğü cevabı deneme-yanılma yöntemi ve hatalarından öğrenerek bulacağı içeriklerdir. Eğitim uzmanları olarak bizler 150 yıldır yaptığımız hatayı bir kenara bırakıp, çocuklara kendi bulduğumuz soruların mutlak doğru cevaplarını ezberlettiğimiz eğitim içerikleri geliştirmeyi unutup, bugün dünyanın '21. Yüzyıl Sosyal ve Duygusal Becerileri' olarak adlandırdığı ama özünde aslında binlerce yıllık insanlık tarihinin 'kadim becerileri' olan sabrı, sorgulamayı, merak etmeyi ve hata yapmaktan korkmadan inisiyatif kullanmalarını sağlayacak yepyeni eğitsel yaklaşımlar geliştirmeliyiz.

Anne-babalar, çocuklara "Ders çalış" derken ekran başından kalkmalarını istemiyor, ama çocuk oyun oynarken "Yeter artık kalk!" deniyor. Bu yaklaşım doğru muDoç. Dr. Yavuz Samur: Eğitim ile ilgili geçen süre, ekran süresinden sayılmıyor, burada bağlılık ve bağımlılık arasındaki fark ön plana çıkıyor. Yani çocuğun oyun oynadığı, sosyal medyada takıldığı, çizgi film ve video sitelerine baktığı süreler 'keyfi ekran süresi' olarak devreye giriyor ve evet bunun bir sınırı olmalı. Bu sınır da günlük şeker tüketiminiz gibidir. Fazlası fazladır, sınırsız olmamalıdır. Bu yüzden ebeveynlerin "Yeter artık, kalk artık, çok oldu!" demelerinde bir sakınca yok, aksine "Dışsal durdurucular!" özellikle bağımlılığa daha yatkın olduğumuz bu dönemde çocuklar için gereklidir. Yani aslında içerik de tek başına yeterli değildir. Örneğin çocuğumuza "Sabaha kadar ders çalış!" gibi bir cümle de söyleyemeyiz. Bu da adil değil. Yani içerik çok kaliteli bile olsa dengeyi sağlamak önemlidir.

EVDEKAL ETKİNLİĞİ

Yazının Devamını Oku Kendileri küçük, hedefleri büyükÖmür Kurt 2 Ocak 2021 Pek çoğumuz ocak ayının ilk günlerinde kendine hedefler koyar, bununla ilgili kararlar alır, listeler hazırlar... Çocukların neyi eksik Uzmanlardan onlar için yeni yıl kararı olabilecek öneriler istedik.

Gözde Erdoğan-Pedagog

1. 'Hayal defteri': Bir 'hayal defteri' edinip buna yapmak istediklerini yazsın. Böylece hem hayallerini kayda geçirmiş olacak hem de onları başarmanın yollarını aramaya başlayacaktır.

2. Masal saati uygulaması: Pandemi günleri de masallardaki gibi... Nasıl ki masallarda kötüyü görmeden iyiye eremiyoruz, pandemide de en kötüsünü gördük! Eğer dersler çıkarırsak iyiye erebiliriz. Evde masal saati uygulaması başlatabilirsiniz. Her gün birbirinize bir masal anlatın. Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan 'Her Güne Bir Masal' kitabından faydalanabilirsiniz.

Dr. Bahar Eriş-Eğitimbilimci

3. Cep telefonu sınırlaması: Çocuklar zamanlarının çoğunu harcadıkları cep telefonlarına 2020'de daha da bağlandılar. Bu nedenle bu konuyla ilgili kararlar almak gerekiyor. Örneğin, "Ders çalışırken telefonumu yan odada tutacağım" veya "Yatmadan bir saat önce ekranla ilişkimi sona erdireceğim" gibi.

4. Kitap okuma alışkanlığı: Yeni yılda düzenli kitap okuma kararını vermek onun için büyük bir adım olacaktır. Her gün kitap okusun. Sayfa sayısının önemi yok. Önemli olan bunu düzenli bir alışkanlık haline getirmek.

Özge Selçuk Bozkurt-Çocuk gelişimi uzmanı

5. Her gün beş yeni kelime:

Yazının Devamını Oku Saflığı kötülemek kötülüğe övgüdürÖmür Kurt 30 Aralık 2020 Bir insan saf ve iyi niyetli olduğu için alaya alınıyorsa, bencil olmak özendiriliyorsa, kötülük her şeyden hızlı örgütleniyorsa, orada çok ciddi sorunlar var demektir.

Son zamanlarda bazı cümleleri sıkça duyar oldum. İyi niyetinden dolayı küçümsenip "Yazııık, bu da amma saf!" diye iyiliğin, temizliğin alaya alındığı; "Bu kadar da saf olma!" diye saflığın kötülendiği cümleler bunlar...

Sürekli uyarı cümleleriyle karşılaşıyoruz: "Uyanık ol!", "Akıllı ol!", "Kendini ezdirme!", "Saf olma!" Liste uzayıp gidiyor. Böylesine çok uyarının olduğu bir yerde insan kendini güvende hissedebilir mi

Öte yandan çocukların iyi ve güvende olmasını istiyoruz, ama güvenlikten anladığımız yalnızca korunaklı mekânlar... Çünkü güvenin olmadığı bir yerde korunaklı mekânlara ihtiyaç artar! Oysaki gerçek ihtiyacımız yine insan kalbidir. Hem iyi insanlarla karşılaşmak isteyip hem de insanların saflığını temizliğini alaya aldığımızda, orada bir güven ortamı oluşturmamız olanaklı değildir.

Saflığı kötülemek, kötülüğe övgüdür! İyi bir dünyada yaşamak için iyi niyetli insanlara ihtiyacımız var. Bir kişi iyilikle karşılaştığında, bunu 'enayilik' olarak görüyorsa, kendi kalbini açığa çıkarmış olur aslında.

Bu nedenle iyiliği övmek, kötülüğü yermek gerekir. Çünkü kötülüğü düşüncelerimizle beslediğimizde, kötülükle karşılaşma ihtimâlimiz artar. Oysaki iyi bir dünyada yaşamak herkesin (yeni yıl) dileği değil mi

İşte sosyal medyayı kasıp kavuran cümlelerden biri daha: "Canım kendim!" veya "Canım ben!"

Evet, elbette herkes kendini sevsin, evrendeki varlığına teşekkür etsin ama kimseyi yok saymadan...

Eskilerin güzel bir sözü vardır, "Ağzından çıkanı kulağın duysun!" derler. Biz ağzımızdan çıkan sözcüklere dikkat etmiyoruz. Kendimizi sevmeyi bile başkalarını sevmek için koşul sayar olduk.

Yazının Devamını Oku Benim hâlâ umudum varÖmür Kurt 27 Aralık 2020 Şarkıyı hatırladınız mı Mazhar Alanson'un unutulmaz şarkısı "Benim hâlâ umudum var" her şeye rağmen umut etmeyi hatırlatıyor bize Bir 2020 şarkısı olarak dinlemeye ne dersiniz

"Güzel günler bizi bekler, eyvallah dersin olur biter

Bıraksam kendimi şöyle oh ne rahat

Bu da geçer gülüm yaşamana bak

Alınacak dersler var sorulacak sorular

Bu da geçer gülüm bizden bu kadar"

2020 yirmi bir felâketler yılıydı, kabul ediyorum, ama benim hâlâ umudum var. Üstelik sadece benim değil, hepimizin umudu olmalı. Peki, ama acaba 2020 bizden neler götürdü, 2021'den neler bekliyoruz Kurumsal koç ve yazar Şirin Yelmen Oktar'a kulak verelim:

p

"2020 bizden özgürlüğümüzü, kucaklamayı, sarılmayı, sosyal etkileşimi, iş ve okul hayatının mahremiyetini götürdü. 2021'den sağlık, umut, kapsayıcılık bekliyoruz. Ailecek mekân ve zaman esnekliğinin iş ve okul sistemlerine uyarlanmasını, sağlıklı iletişim kurarak birbirimizi kucaklamayı, birbirimizin yaşına ve yaşadıklarına saygı göstererek anlamaya çalışmayı, sağlıklı yaşamı hayatımızın bir parçası haline getirmeyi bekliyoruz. Ancak 2021'de bazı kararlar almak gerek. Örneğin ailece "Zor zamanlarda nasıl bir aile ortamı yaratmalıyız" sorusunu konuşup, zor zamanlarla ilgili karar alma şeklimizi belirleyebiliriz. Birlikte "Yaratılan sınırlar ve esneklik hakkında konuşulan bir aile sistemine geçmek için nasıl bir ilişki kurmalıyız" hakkında düşünüp bu konuda karar alabiliriz. "2021'de neye odaklanmalıyız" sorusunun yanıtını bulup, o alana odaklanıp, o alanı geliştirebiliriz. Sağlıklı yaşam tarzını hayata geçirmek için ailecek sağlıklı yemekler yapabilir ve bu tarz faaliyetleri gelenekselleştirebiliriz."

Yazının Devamını Oku Ekranı kapatın, eğlenmeye başlayınÖmür Kurt 19 Aralık 2020 Eskiden dışarıdan yorgun argın gelir, "Evim evim, güzel evim" deyip bir köşeye kıvrılırdık. Artık sürekli evdeyiz, bu cümleyi söylemez olduk. Yine de yuvamızın tadını çıkarmak mümkün. Evinizi eğlenceli hale getirecek, ekransız faaliyetleri hatırlatmak istedik.

Oyunlar birleştirir

Oyun oynamak aileyi bir araya getiren harika etkinliklerden biri... Kutu oyunları oynamak isterseniz; Monopoly, Tabu, Jenga, Kelime Oyunu, Carcassonne gibi oyunlar hem eğlenceli hem de faydalı. Geleneksel oyunlar da seçilebilir. İsim-Şehir-Hayvan oyunuyla düşünme ve araştırma becerileri gelişiyor, dikkat ve odaklanma gerektiren SOS oyunuyla kıyasıya bir çekişme sizi bekliyor. Çakıl taşlarıyla oynanan 5 Taş gününüzü güzel geçirmenizi sağlayacak. Sessiz Sinema da en eğlenceli ev oyunlarından...

Bitki köşesi hazırlayın

Kış bitkileriyle dolu bir köşe hazırlamaya ne dersiniz Hem siz hem de çocuklarınız için harika olacak. Çocuklar bitkilerin rahatlatıcı gücünün farkına varacak ve bakımlarının nasıl yapıldığını öğrenecek. Üstelik farklı tasarımlar deneyerek el becerileri gelişecek. İsterseniz kumaş, kâğıt ve mukavvaları da kullanarak saksı süsleri yapabilirsiniz.

Geri dönüşümle harikalar yaratın

Çocuklar atık malzemeleri değerlendirmeyi öğrenirken eğlenecek. Kış aylarında hayvan dostlarımızı beslemek için küçük yemlikler yapabilirsiniz. Pet şişeleri kesin, kestiğiniz yerleri renkli bir bant ile kaplayın, içini mama veya suyla doldurup pencere kenarına bırakın. Atık tuvalet kâğıdı rulolarının üzerine fırçayla bal sürüp etrafına buğday taneleri serpin. Böylece buğdaylar ruloya yapışacak. İki ucundan ip geçirip ağaca asabilirsiniz. Kuş yemliğiniz hazır... Eski çoraplarsa kukla yapmak için çok ideal.

Mutfakta etkinlik çok

En sevdikleri yiyecekleri birlikte hazırlayın. Doğal malzemelerle yapılacak bir kek veya yılbaşı pastası... Malzemeleri karıştırmasını isteyin, karışım hazır olunca fırına sürün ve tadını çıkarın. Zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.

Yazının Devamını Oku Potansiyel, oyunla ortaya çıkarÖmür Kurt 12 Aralık 2020 Anne-babaların çoğu çocuklarına aşırı müdahaleci ve korumacı davranıyor; onları yönlendirme ihtiyacı duyuyor. Böyle olunca çocuk kendi potansiyelini nasıl keşfedecek Eğitimbilimci Dr. Bahar Eriş yeni çıkan kitabı 'Senin Yolun Hangisi'nde "Onlara kaya gibi sağlam, su gibi akışkan, bambu gibi esnek olmayı öğretin" diyor.

Bu kitabı yazma fikri nereden çıktı

Her insan, hayatındaki anlam arayışı için karakterine, kabiliyetine, kalbine uygun bir kariyer için uğraş vermesi gerekiyor. Sadece kariyer de değil mesele. Benc