HürriyetNuran Çakmakçı20 Şubat 2021
Okunma: 16  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Nuran Çakmakçı
Nuran Çakmakçı
Nuran Çakmakçı
20 Şubat 2021
En çok öğrencisi olan öğretmen

Doğan Cüceloğlu annesiz kalmasının acısını anlatırken "Annen yok, kimsen yok" sözleri ile herkesi ağlatmıştı. İçindeki çocuğa rağmen en çok öğrencisi olan öğretmendi o... Binlerce aile çocuklarıyla iletişim kurmayı onun kitaplarıyla, söyleşileriyle öğrendi, onun yol göstermesiyle yetiştirdi.

"Annen yok, kimsen yok" sözleri ile herkesi ağlatmış, "Mükemmel değil, merhametli insan yetiştirin" sözleri ile de anne babaların rehberi olmuştu Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu. Ömrünü insanı insana anlatmakla geçirdi. Ülkemiz için çok özel biriydi. Kullandığı sevgi dili ayrıştırmanın, ötekileştirmenin çok uzağındaydı. İnsanları öylesine kucaklıyordu ki onu bir defa dinleyen, kitaplarından birini bir defa eline alan sözlerinin, düşüncelerinin etrafında birleşiveriyordu. Öldüğü haberi duyulunca sadece ailesinde değil, birçok evde onun kaybının üzüntüsü yaşandı, yüzlerce kişi duygularını sosyal medyada paylaştı. İçindeki çocuğa rağmen en çok öğrencisi olan öğretmendi. Binlerce aile çocuklarıyla iletişim kurmayı onun kitaplarıyla, söyleşileriyle öğrendi, onun yol göstermesiyle yetiştirdi. Doğan Cüceloğlu annesiz kalmasının acısını anlatırken hiç tanımadığı binlerce insan onunla birlikte bir ablayı, bir dostu, bir anneyi, babayı, bir öğretmeni kısaca bir yakınını kaybetmiş gibi hissetti. O söyledikleriyle, yazdıklarıyla her eve, her yüreğe dokundu. İşte o nedenledir ki bizden, aileden birini kaybetmiş gibiyim, gibiyiz.

TEK DERDİ VARDI: İNSAN SEVGİSİ

Her bir araya geldiğimizde, toplantılarda o yumuşak, ruhumuzu okşayan, sakin ve gönlümüzde yer edinen cümlelerini dinledikçe onun tevazuunu hayranlıkla izlemiştim. Doğan Hoca'nın tek derdi vardı "insan sevgisi." İşte bu nedenle binlerce kişinin yüreğine dokundu, konferanslarıyla, kitaplarıyla, söyleşileri ve televizyon programlarıyla iz bıraktı, bırakmaya da devam edecek.

Gülümseyen yüzü, babacan, herkesi kapsayan tatlı tatlı konuşması bizi rahatlattı, bakış açımızı değiştirdi. Aile içinde çocuğumuza, eşimize, kardeşimize, arkadaşlarımıza bakarken başka bir gözle onları görmemizi sağladı. Farkındalıklarla yaşamayı ve insanları hatalarına rağmen sevmeyi bize öğretti.

Ailesi de ona veda ederken, "Babamız, insanların kim olduğuna, nasıl göründüğüne bakmaz, kalplerinin derinliğini anlamaya çalışırdı. Her insanın içindeki derin ve gizli potansiyele inanan, onun ortaya çıkmasına destek olmayı, güçlendirmeyi amaçlayan biriydi. Her insanın hata yapabileceğini ama esas önemli olanın hatalardan ders çıkarmak olduğunu düşünür, böyle davranırdı. Tüm yaşamını inandığı değerler ve en önemlisi sevgiyle yaşadı" derken onun yazdıkları, söyledikleri, fikirlerinin ne kadar değerli bir kaynak olduğunu aktarıyor.




O GÜLEN YÜZÜ HEP AKLIMIZDA

- Onunla tanışmayan, onu dinlemeyen, kitabını okumayan eğitimci yoktur diye düşünüyorum. Çoğu insan onun kitaplarıyla çocuklarını büyüttü. İnsan olmak adına ve insan yetiştirmek adına senden çok şey öğrendik Anadolu bilgesi koca yürekli adam. Ailesine olduğu kadar bizlere de cömertlik, merhamet, bilgi ve sevgiden oluşan çok büyük bir miras bıraktı.

O gülen yüzün hep aklımızda, kalbimizde olacak.

Bu dünyadan güzel bir insan geçti, her yere ışığını saçtı, nur içinde uyu Doğan Hocam.

OKUL SEÇİMİNDE TEKNOLOJİ İLK SIRADA

Her
ne kadar pandemi varsa da, hayat devam ediyor. Her yıl tam da bu dönemlerde çocukları ilk defa okula başlayacak olan aileler en iyi okulu ve en başarılı öğretmeni bulmak için araştırmaya başlar. Seçeneklerle imkanlar asasında denge kurulmaya çalışılır ve genellikle kafalar biraz karışır. Ancak, çocuğu bu yıl okula başlayacak ailelerin kafası şimdi daha da karışık. Devlet okullarına gidecekler için durum biraz daha net, çünkü çocuklarının hangi okula gidecekleri zaten e-Devlet'te belirleniyor. Seçimi özel okuldan yana kullanacaklar ise kararsız. Çünkü, okul seçimi çocuğun geleceği için çok önemli. Çocuğunun iyi bir eğitim alması için servet dökecek olan aileler yanlış bir okul seçimi yapmak istemiyor.

BAZI OKULLARIN KARNESİ ZAYIF

Önceden, okulun fiziki yapısına, kampüsüne bakan veliler pandemi nedeniyle bu kez teknolojik alt yapısına, veli ile iletişimine öncelik tanıyor. Bu dönemde bazı okullar uzaktan eğitim sürecine hızla uyum sağlayıp, teknolojik alt yapılarını geliştirirken bazılarının bu konudaki karnesi maalesef zayıflarla dolu oldu.

Çocuğun geleceğini şekillendirecek bu seçimi yaparken bu aralar en çok dikkat edilen konuların başında okulun teknoloji imkanları, yani alt yapısı geliyor. Seçim yaparken pandemi nedeniyle neredeyse bir yıldır uzaktan eğitim yapan okulların bu konudaki karneleri iyi incelenmeli. Öğretmenleri bu konuda donanımlı mı, okulun alt yapısını en son ne zaman yenilenmiş, eski veliler okuldan memnun mu Bu soruların cevapları mutlaka araştırılmalı. Önerim yöneticilere okulun teknolojik alt yapısını sorun, laboratuvarların ve uzaktan eğitim imkanlarının çağın gereklerine uygun tasarlanıp tasarlanmadığını araştırın. Çünkü, şu son dönem yaşadıklarımız gösterdi ki teknolojik destekli eğitim çalışmaları çok önemli hale geldi.

EĞİTİM ARTIK DÖRT DUVARDAN ÇIKTI

Öğretmenlerin ve yöneticilerin bu konudaki donanımları ve hazır olup olmadıkları çocukların eğitim yolculuğunu yakından ilgilendiriyor. Gelecek yıllara çocukları hazırlamak için öncelikler artık bu yönde değişti. Eğitim, öngörülen zamanın çok öncesinde dört duvar arasından çıktı. Diz üstü bilgisayara, tablete, telefona bağlandı. Daha önce bilgisayar başına oturduğu için azarladığımız, şikayet ettiğimiz çocukları bu kez anne baba ve öğretmenler olarak bizler zorla oturtmaya başladık. Şimdilik tek öğrenme merkezi bu alanlar oldu. Çocuklar Türkiye'nin en büyük eğitim platformu olan EBA'ya bile tablet, televizyon ya da cep telefonu olmadan ulaşamıyor. Kısacası teknolojinin eğitimde yeri arttı, hatta en üst sıraya çıktı. Çocuğa dokunarak, gözünün içine bakarak öğretmenin yerini ona ekrandan ulaşabilmek aldı. Eğitimde yeni paradigmalar konuşulur oldu. Öğretmenler teknolojiyi sınıflarına, öğrencilerine başarılı bir şekilde entegre edebilirse onların neyi ne kadar öğrendiğini anlayabilecek ve nasıl ilerleme kaydettiğine yönelik verileri kullanabilecek, onlara belki daha rahat ulaşabilecek. Yapay zekanın eğitimdeki rolü arttı. Artık, okul kararı verirken, bir yıl öncesi son sıralara attığımız eğitimde teknoloji kullanımı en üst sıradaki yerini aldı. Araştırmalarınızı buna göre yapmanızı öneririm.

X(".sharePop").click(function () {console.log('girdi...');mainShareContainer (".popDiv");if ((this).attr("id") "emailFromTop") {(mainShareContainer).appendTo(".epostaGonder");(".altOk").css("display", "none");if ((mainShareContainer).find("div.ustOkPop").length) {(".ustOkPop").css("display", "block")} else {("").appendTo(mainShareContainer)}} else {(mainShareContainer).appendTo(".arsivEkle");(".ustOkPop").css("display", "none");(".altOk").css("display", "block")}var m parseInt((this).attr("lpos"));var n parseInt((this).attr("tpos"));var l parseInt((this).attr("ph"));var k l 20;var g parseInt((this).attr("pw"));var h g 20;(mainShareContainer).css({ width: g "px", height: l "px", left: m "px", top: n "px" });(".popFull").css({ width: g "px", height: l "px" });(".kapatBut").css({ left: (h - 33) "px" });(".altOk").css({ left: ((h 2) 70) "px" });(".popFull").html("");('').appendTo((".popFull"));(mainShareContainer).show();return false});(".kapatBut").click(function () {(".popDiv").hide();});Pandemi gölgesinde iyi tatil için 10 tüyoNuran ÇAKMAKÇI 30 Ocak 2021 Yarıyıl tatilinin ikinci haftası başladı. COVID-19 gölgesindeki bu tatil aileler için biraz zorlu geçiyor olabilir. Yarıyıl tatili için seyahat planları, aile ve arkadaşlarla buluşma hayalleri varsa da muhtemelen suya düştü. Bu zor günlerde çocukları evde hem oyalamak hem de psiko-duygusal gelişimlerine katkı sağlamak hiç kolay iş değil. Peki bu durumu fırsata çevirmek mümkün olabilir mi Mesela bugünler bize çocuğumuzla bağımızı güçlendirmek için bir imkân yaratır mı

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Aslı Bugay Sökmez bunun mümkün olduğunu söylüyor. Konuya "Eğilmek mi yoksa uzanmak mı daha kolay" sorusuyla giren Sökmez sözlerini şöyle sürdürüyor: "Küçük bir çocuk ebeveyninin kucağına çıkmak istediğinde, boy farkı nedeniyle kollarını açarak kucağa alınmayı talep eder. Anne-baba da eğer çocuğun talebini fark ederse, ona doğru eğilerek çocuğu kucağına alır. Tıpkı bunun gibi, çocuğunuzun psiko-sosyal ihtiyaçlarını size dile getirmesi ve size duygusal olarak yakınlaşması için de size doğru onun uzanmasını beklemeyin, siz ona doğru eğilin. Zorunlu olarak evde geçirdiğiniz bu kış tatilini çocuğunuzun psiko-sosyal ihtiyaçlarına eğilmek, ihtimam etmek ve gidermek için iyi bir fırsat olarak değerlendirin."



İşte Doç. Dr. Sökmez'den 10 adımda pandemi gölgesinde iyi tatil tüyoları:

1. Evde sömestr havası yaratın: Geç kahvaltı etmek, biraz geç uyumak gibi küçük kaçamaklar ve gülümseyerek "Bugün de tatil" demeniz bile bu atmosferin oluşmasına bir adım olur.

2. Hiçbir şey yapmayın:

Yazının Devamını Oku 8 ve 12'lere hafta sonu özel izinNuran ÇAKMAKÇI 23 Ocak 2021 Pandemi nedeniyle büyük oranda uzaktan eğitimle geçen 2020-2021 eğitim öğretim yılının ilk dönemi dün tamamlandı. Sınava hazırlanan 8 ve 12'nci sınıflar için de yüz yüze eğitim başladı. Hafta içi ve hafta sonu yapılacak kurslara katılan öğrenciler, özel izinle sokağa çıkma yasaklarından muaf olacak.

Uzaktan eğitim ya da evden eğitim sona erdi. Zor, yorucu ve özlemle dolu yılın ilk döneminin son ders zili dün çaldı. Öğrenciler; sınıflara girmeden, bahçede oynamadan, koridorlarda koşturmadan evden, masanın başından eğitime devam etti. Öğretmenler; evlerini okullaştırdı, eğitim tarihinde ilkleri yazdı. Öğrencilerine dokunmadan, onların gözünün içine bakmadan, kucaklaşmadan, kimi zaman masayı kimi zaman buzdolabı kapısını tahta yaptı. Evlerini, odalarını, mutfaklarını sınıfa çevirdi. Zoru kolaylaştırıp, öğrencilere ulaşmanın her yolunu denedi. Aileler; sabahları işine koşarken, çocuklarının derse katılımı için çaba harcadı. Kimi zaman çocukları ile çatıştı, yasaklar koydu, zorlandı. İşleri pek de kolay olmadı. Dün başlayan 3 haftalık tatilde öğrencinin, öğretmenin ve ailenin de biraz olsun nefes alma zamanı.

'YÜZ YÜZE'NİN İLK ADIMI

Kuşkusuz geçtiğimiz mart ayından itibaren en çok zorlananlar sınavlara girecek olan 8 ve 12'nci sınıf öğrencileri. 6 Haziran'da yapılacak Liselere Geçiş Sistemi (LGS) ile 26-27 Haziran'daki Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) girecek yaklaşık 4 milyon öğrenci ve öğretmenleri bu ara tatilde derse devam edecek. 8 ve 12'nci sınıf öğrencileri ve mezunlar için isteğe bağlı açılan resmi okullardaki destekleme ve yetiştirme kurslarında, özel okullardaki takviye kurslarında ve 12'nci sınıflara yönelik özel öğretim kurslarında yüz yüze eğitim ara tatille birlikte başlatılacak. Okullar, bakanlıktan son dakika gelen bu haber karşısında organize olmaya çalışıyor. Servis, yemekhane gibi hizmetleri açık tutup, yüz yüze eğitimin ilk misafirlerini iyi ağırlamaya kararlı.

YASAKTAN MUAF OLACAKLAR

Destekleme ve yetiştirme kursları yarıyıl tatilinde (25 Ocak-7 Şubat arasında) hafta içi veya hafta sonu olacak şekilde planlanabilecek. Hafta sonu yapılan sokağa çıkma yasağı için Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'nın izni ile kurslara katılan öğrencilere okul yönetimince bir belge düzenlenmesi halinde sorun çözülecek. Yani okulundan, kursa katıldığına yönelik belge alan öğrenciler sokağa çıkıp okuluna gidebilecek.

ÖĞRENME KAYIPLARI NE OLACAK

- Bütün gözler okulların açılacağı 15 Şubat'a çevrildi. Eğitimciler pandemi nedeniyle oluşan öğrenme kayıpları için planlamalar yapıyor. Eğitim yılını sağlıklı ve az kayıpla kapatmak için farklı modeller üzerinde çalışılıyor. Uzmanlar, öncelikle öğrenme kayıplarını belirlemek için ölçme sistemi geliştirilip, yaz tatilinde bunun telafi edilmesi önerisinde bulunuyor. Umarım bakanlık bu konuda bir an önce adım atar, bu kayıpları en aza indirir. Salgının hafiflemesi ve okullarda yüz yüze eğitimin 15 Şubat'tan itibaren başlaması artık herkesin ortak dileği. Sağlıkla iyi tatiller...

Yazının Devamını Oku 'Haksız unvan' geri alınacakNuran ÇAKMAKÇI 16 Ocak 2021 Üniversitelerde ödev, tez, proje, makalelerini para karşılığı yazdıran ve yazanlara karşı Yükseköğretim Kurulu harekete geçti. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, "Bu işlere karıştığı tespit edilen akademisyenlerin hem unvanları düşecek hem de işlerinden olacaklar" dedi.

Uzaktan eğitim sürecinde yapılan sınavlarda sık sık gündeme gelen 'kopya'nın ardından ödev, tez, proje ve makalelerini para karşılığı yazdıran ve yazanlara karşı Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Ticarete dönüşen bu sahteciliği yaptığı tespit edilen internet siteleriyle ilgili incelemeler sürüyor. Bu durumda tezini, ödevini, projesini başkasına yaptıran öğrencinin çalışması da iptal edilecek.

PARA VE HAPİS CEZASI

Bununla da yetinilmeyip Türk Ceza Kanunu uyarınca bu kapsamda dolandırıcılık suçu işleyenlere para ve hapis cezası da verilecek. Yapılan inceleme sonucunda bu sitelerden yararlanarak yüksek lisans ya da doktora yaptığı tespit edilen öğrencinin yüksek lisans ve doktorası iptal edilecek ve unvanları elinden alınacak.

Bu durum sadece öğrencileri değil, bu işi yapanları ve buna destek veren akademisyenleri de kapsıyor. Bu tezlerin hazırlanmasına destek veren akademisyenlerin hem unvanları hem de işleri elinden gidecek.

'YENİ YÖK' OLARAK...

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç konuyla ilgili sosyal medya hesabında "Türk yükseköğretiminde 'kaliteyi ve liyakati' önemseyen 'Yeni YÖK' olarak, bu ve benzeri akademiyi zehirleyen yasadışı durumlara karşı hiçbir zaman müsamaha gösterilmeyeceğinin bilinmesini isteriz" diyerek tepkisini göstermişti. Ben de bütün bunları konuşmak üzere YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ile görüştüm. Başkan Saraç, özetle şunları söyledi: "Bu konuda dikkatimizi yoğunlaştırmamız gereken husus, sadece tez hazırlatan firmalar ve tezlerini bu şekilde hazırlayanlar değil, iddia edildiği gibi akademide bu gayri kanuni işlere karışanlar varsa bunların da bir an önce temizlenmesi. Bunlara katkı sağlayan akademisyenler varsa bunların akademi camiasında yer almamasını istiyoruz. 'Haksız unvan' kazanımının üzerinde ciddiyetle durulacak. Buna katkı sağlayanlar tespit edildiğinde akademiden uzaklaştırılacak.

Yazının Devamını Oku Devrim Celal'den Jetgil Kürşad'aNuran ÇAKMAKÇI 9 Ocak 2021 Dedesi Devrim otomobilini yaptı, torunu uçan otomobil hazırlığında. Dr. Kürşad Özdemir, 'Kumru' adını verdiği uçan otomobilin tasarımlarını tamamladı. Feyz aldığı kişi ise ilk Türk otomobili 'Devrim'in yapımında görev alan mühendis dedesi Celal Taner. Özdemir, "Cumhuriyet'i inşa eden nesle bir borcum var, ödeyeceğim" diyor.

Uzaya, uzaydaki yaşama, uzayda olabilecek yaşam alanlarına hep ilgili olan MEF Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Dr. Kürşad Özdemir, Türk Patent Enstitüsü'nden uçan otomobil için tasarım tescil belgesini aldı. Viyana Teknik Üniversitesi'nde doktora yapan Dr. Kürşad Özdemir'in yanı sıra ekipte İTÜ mezunu Elif Erdoğdu Özdemir, MEF Üniversitesi 2019 mezunu Sami Yücel ve İTÜ'den Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan yer alıyor. Dr. Özdemir, hayallerini ve Kumru ismini verdiği uçan otomobilin proje sürecini şöyle anlatıyor:



MAKİNE AŞKI 3 YAŞINDA BAŞLADI

"Makine sevdamın ilk kilometre taşı, 3 yaşındayken içini merak etiğim için kırdığım bir fotoğraf makinesidir. Yenemediğim merakımın kurbanı olan ve hâlâ sakladığım bu makine benim merakımın ve sevdamın yanı sıra ailemin toleransının ilk işareti. Çocukken babamın matbaasındaki baskı makinelerinin arasında koşup oynadım. Simsiyah 'Heidelberg' makineleri çok seyrettim, sesleri, kokusu aklımdan hiç çıkmaz. Celal dedem, Mustafa Kemal Atatürk'ün cumhuriyeti inşa etmek için Avrupa'ya yolladığı bir avuç gençten biriydi. Kendisi, Darüşşafaka'dan çıkıp daha çocuk yaşta Almanya'da Konstanz Yüksek Mühendislik Okulu'na girmiş. Eğitimi bitince Türkiye'ye dönüp demiryolu fabrikalarını yönetmiş. İlk yerli lokomotifin motorunu yapmış. Sırasıyla Sivas, Eskişehir ve Adapazarı demiryolu fabrikalarının müdürlüğünü yapmış. Ben Celal dedem ile maalesef hiç tanışamadım ama annemden yaptıklarını, hikayelerini, tarzını dinledim, not defterlerini inceledim. Belki de hiç göremediğim için izini sürdüm. Ben de Almanca öğrendim, Konstanz'da değil ama Viyana'da okudum.

MARS GÖREVİ PROJESİ

Yazının Devamını Oku Eğitimin eve taşındığı yılNuran ÇAKMAKÇI 2 Ocak 2021 2020 hayatımızın birçok alanında olduğu gibi eğitimde de zorlu bir yıl oldu. Pandemi nedeniyle eğitim eve taşındı, sınavlar online yapıldı. İşte geçtiğimiz yıl koronanın eğitim alanında yaptığı köklü değişiklikler...

2019'da okullar eve taşınacak, eğitim uzaktan sürecek, sınavlar online olacak diye biri açıklama yapsaydı, eminim benim gibi çoğumuz bunu çok tutarsız bulurduk.

İTÜ'den mezun olduktan sonra Stanford Üniversitesi'nde yüksek lisansını tamamlayan, DPT ve Başbakanlık ile birçok şirkette yöneticilik yapan ve Eğitim Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürlüğü'nün ardından eğitim teknolojisinin yayılması için kafa yoran yüksek mühendis Muvaffak Gözaydın, yıllardır bu konuda beni uyarır. Geçtiğimiz günlerde de "Benim 25 yılda yapamadığımı korona 1 haftada yaptı. Bütün dünyada online eğitime geçildi" diye yazdı. Gözaydın, öğretmenlerin kendilerini bu konuda daha fazla geliştireceklerini söylerken, özellikle üniversitelerin online kapasitelerini arttırmaları önerisinde bulunuyor.



Evet, Gözaydın'ın dediği gibi dünya özellikle eğitimde başka bir yöne evriliyor. Türkiye'de de bu konuda şu anda ilk ve ortaöğretimde olduğu kadar yükseköğretimde de uzaktan eğitim mart ayından bu yana devam ediyor. Öğretmenler, öğrenciler yeni bir eğitim modeline alıştılar artık. 2020 eğitim için zor bir yıl oldu. Eğitim eve taşındı, sınavlar online yapıldı.

MİLYONLARIN OKULU: EBA

Yazının Devamını Oku Karatahtayla online eğitimNuran ÇAKMAKÇI 26 Aralık 2020 Sınıf boş, öğrencileri yok ama o her gün okula gidip uzaktan da olsa karatahtada eğitim veriyor. Boğaziçi'nin 44 yıllık hocası Prof.Dr. Bülent Sankur, "Bu işte gönüllüyüm ve devam edeceğim" diyor.

Prof. Dr. Bülent Sankur, 1970 yılında Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduktan sonra doktora derecesini 1976'da Rensselaer Polytechnic Institute'ten aldı. 1976'dan bu yana Boğaziçi Üniversitesi'nde Elektrik-Elektronik Mühendisliği'nde öğretim üyesi. Halen de Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünde emeritus öğretim üyesi olan Bilim Akademisi üyesi Prof.Dr. Bülent Sankur, öğrencilerin gelmediği, sınıfların boş olduğu pandemi koşullarına rağmen her gün üniversiteye gidiyor, boş sınıfta karatahta başında, öğrencilerine ders anlatıyor.

EKRANA BAKMAKTAN İYİ

Prof.Dr. Sankur, uzaktan ders verme deneyiminin zorluklarını şöyle özetliyor: "Pandemi yaşam koşullarını her birimiz için farklı ölçeklerde zorlaştırdı, öğretmenler ve öğrenciler de bu zorluklardan nasiplerini aldı. Biz öğretim üyeleri için en önemli zorluk, sınıfta öğrenciyle göz göze gelerek ders anlatamıyor olmak. Böyle olunca sınıftaki sinerjiden uzak kalıyoruz. Tahtada ders anlatırken doğal ses tonlaması ve beden hareketleri hakkında sınıftan olumlu olumsuz geribildirim alırsınız. Ve anlatım biçiminizi bu geri bildirimlere uyarlarsınız. Şimdi bunun gibi çok önemli etkileşimlerden yoksunuz. Bu eksiklikleri bir nebze gidermek için ben hâlâ sınıfta, 'karatahta' üzerinde ders anlatıyorum. Öğrenciler de evlerinde bilgisayarlarından kameranın yansıttığı sahneyi izliyorlar. Bu arada ben de arkadaki bir perdeye yansıtılan galeri görüntüsünden onların yüzlerini görebiliyorum. Bu, sınıfta 'canlı ders' kadar zengin bir ortam olmasa da salt ekrana konuşmaktan da daha iyi; yani bu koşullardaki en iyi ara çözüm."



İLK GÜNKÜ HEVESİMLE...

Yazının Devamını Oku Bakan Selçuk açıkladı! İşte yeni yarıyıl takvimiNuran ÇAKMAKÇI 19 Aralık 2020 Milli Eğitim Bakanlığı salgın tedbirleri kapsamında uzaktan eğitim süreci, okullardaki sınavlar ve yarıyıl tatili takvimiyle ilgili yeni düzenlemelere gitti. Buna göre uzaktan eğitim 22 Ocak'a kadar uzatıldı. İkinci dönem ise 3 haftalık sömestr tatilinin ardından 15 Şubat'ta başlayacak. İlk dönem ilkokullarda sınav yapılmayacak.

- UZAKTAN EĞİTİM 22 OCAK'A KADAR: Milli Eğitim Bakanlığı, dün ilk dönem sınavlarının yapılmayacağını ve uzaktan eğitimin 22 Ocak 2021 tarihine kadar devam edeceği belirterek, şu açıklamaları yaptı:

- İLKOKULLARDA SINAV YOK: İlkokullarda sınav yapılmayacak, karne notları, ders etkinliklerine katılım puanıyla belirlenecek. Ortaokul ve liselerde birinci döneme ait bir yazılı ile uygulama puanları ve performans notları üzerinden ölçme değerlendirme yapılacak. Sınav notu bulunmayan şubelerin sınavları, okul ortamında sosyal mesafe ve hijyen tedbirlerine uygun olarak seyreltilmiş gruplar hâlinde gerçekleştirilecek.

- ORTAÖĞRETİMDE TEK SINAV: İller arası hareketliliğin azaltılması amacıyla sadece ortaöğretim öğrencileri, kendi isteklerine bağlı olarak, 28 Aralık 2020 Pazartesi gününe kadar velilerinin okul yönetimine başvurması halinde, öğrenim gördükleri okul ile aynı okul türünde olması kaydıyla o tarih itibariyle bulundukları illerde sınavlara katılabilecek.

İlkokul, ortaokul ve liselerde uzaktan eğitim, 20202021 eğitim öğretim yılının ilk döneminin tamamlanacağı 22 Ocak 2021 Cuma gününe kadar devam edecek.

22 Ocak 2021 tarihinden itibaren karne dağıtımları eğitim kurumu yönetimlerince, farklı gün ve zaman dilimlerine yayılarak yoğunluk oluşturmayacak şekilde planlanacak.

- İKİNCİ DÖNEM 15 ŞUBAT'TA: 25 Ocak 2021 Pazartesi günü başlayacak yarıyıl tatil süresine ikinci dönemdeki bir haftalık ara tatil süresi de eklendi. 2020-2021 eğitim öğretim yılının ikinci dönemi 15 Şubat 2021 Pazartesi günü başlayacak.

Yazının Devamını Oku Yabancı dile yerli yazılımNuran ÇAKMAKÇI 12 Aralık 2020 Pandemi döneminde öğrencilerin yaşadığı en büyük zorluklardan biri online sınavlar oldu. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün hem korona önlemleri altında sınavların nasıl yapıldığını anlattı hem de güzel bir projenin müjdesini verdi: Dijital ortamdaki yabancı dil sınavlarını yerli yazılımla yapmak.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün görevinde ikinci yılını dolduruyor. Kendisiyle bu iki yılda neler yaptığını ve geleceğe ilişkin projelerini konuştuk. Prof. Dr. Aygün'ün önümüzdeki dönem ilk hedeflerinden biri dört beceri (dinleme, konuşma, okuma, yazma) ölçen ve dijital ortamda yapılan yabancı dil sınavını yerli yazılımla yapmak. Bu konuda çalışmalara başladıklarını belirten Başkan Aygün, "Dört beceriyi ölçen yabancı dil sınav çalışmalarına başladık. Şu an için ülkemizde uygulanan dört beceride dil sınavlarının yazılımları ve uygulamaları yabancı menşeli. ÖSYM Başkanlığı olarak yerli yazılımla dört beceriyi ölçen dil sınavı yapmayı hedefledik. Bu kapsamda uzmanlarımız tarafından yerli yazılım çalışmaları başlatıldı" diyor.

5 DİL DAHA EKLENDİ

Daha önce İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça ve Rusça dillerinde uygulanan elektronik sınavlara 2019 yılında Farsça, 2020 yılında Bulgarca, İspanyolca, İtalyanca ve Yunanca dilleri de eklenmiş. 2020'de 13 adet yapılan ve 33 bin 935 adayın katıldığı YDS'nin (Yabancı Dil Sınavı) yabancı kaynaklar kullanılarak oluşturulduğunun altını çizen Başkan Aygün hedeflerini, "Amacımız adayın dil konusunda diğer yeterliliklerinin de ölçülmesine fırsat veren bir sınav yapmak. Yerli yazılımla adayın konuşma, dinleme, okuma ve yazma becerilerini de ölçmüş olacağız" diye açıklıyor.

YILDA 50 SINAV YAPILIYOR

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) 2021 bütçesi 643 milyon 549 bin lira olarak gerçekleşmiş. Bu büyük bütçeyi de yönetecek olan ÖSYM Başkanı Aygün, sadece üniversite sınavlarını değil tüm merkezi sınavları yaptıklarını söylüyor: "ÖSYM'nin kurulduğu dönemdeki amacı üniversiteye giriş sınavlarını düzenlemekti. Şu an bulunduğumuz noktada ise devletimizin sınav merkezi konumundayız. Eğitim alanının dışında kamu kurumlarının çoğunun sınavlarını da biz gerçekleştiriyoruz. Yılda yaklaşık olarak 50 sınav uyguluyoruz."

13 MİLYON MASKE DAĞITTIK

Prof. Aygün, iki yıllık görev süresi boyunca ve pandemi döneminde yaptıklarını şöyle sıraladı:

Pandemi döneminde bugüne kadar yapılan sınavlarda, adaylara ve görevlilere yaklaşık 13 milyon maske, 13 milyon dezenfektan mendil, 1 milyon 800 bin çift eldiven, 69 bin birer litrelik el dezenfektanı, 42 bin yüz koruyucu siperlik ve 34 bin adet koruyucu önlük verildi.

Yazının Devamını Oku Çıkarın klavyeleri yazılı varNuran ÇAKMAKÇI 5 Aralık 2020 Üniversiteliler dikkat! Her an online sınav olabilirsiniz. Pandemi nedeniyle bazı üniversiteler sınavları erteledi ama uzaktan sınav kararı alanlarda işleyiş dev