HürriyetNil Karaibrahimgil22 Şubat 2021
Okunma: 5  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Önceki Yazısı
Nil Karaibrahimgil
Nil Karaibrahimgil
Nil Karaibrahimgil
22 Şubat 2021
'Kafamızdaki dırdır'a nasıl cevap verelim 1. bölüm

Yıllar önce, 'derdimizle aramıza hendek açmak' diye bir yazı yazmıştım.

Dertsiz baş yok. Dertlere yaklaşan yollar var.

Bunu düşünürken aklıma gelmişti bu hendek meselesi.

Hani Orta Çağ şatolarında, prensesi koruyan ejderhalar olur.

Onlar şatonun kapısının önündeki hendekte bekler.

Bu görüntü vardı kafamda. İnsan derdiyle arasına, anakaradan kopmuş giden buz kütlesi gibi bir mesafe koyabilir mi diye bakıyordum.

Bazen başarıyordum, bazen derdin buzu yapışıyordu kımıldamıyordu.

Bu hafta "Chatter" (Gevezelik) diye bir kitap okudum. Ethan Kross yazmış.

Kafamızdan dakikada geçen dört bin kelimeye bakmış önce.

Kendimize neler diyoruz. Sonra bu laklak negatife dönüp, bizi girdap gibi içine çekmeye başladığında ne yapmalı onu araştırmış.

Hem kendim sıklıkla, hem de tanıdığım bir çok kişi bu dertten mustarip.

İç konuşmaların bazen insanı olmayacak endişelere gark ettiği bir gerçek.

Bir kere şunu söylemiş ve ne yazık ki katılıyorum: "İnsan anda yaşayan bir canlı değil. Genlerine, biyolojisine, evrimine, beynine her şeyine ters anda kalmak. İnsan ne yaptıysa, geçmişe bakıp gelecek dersleri çıkararak yaptı."

Dikkat ederseniz, günün herhangi bir anında içinizdeki sese kulak verdiğinizde, onun ya geçmişten ya da gelecekten dem vurduğunu duyarsınız.

Ya geçmişi çekiştirir ya da gelecek dedikodusu yapar. Oturmaz yani oturduğu yerde.

O yüzden yeni çağın anda kalma hayalleri evet nefesle, farkındalıkla ara sıra başarılsa da, makinenin geldiği yazılım anda kalmıyor.

Peki ne yapalım

Oradan oraya savrulalım da dertlerimizde mi boğulalım

Hayır, hayır tabii ki. Akıllıyız biz.

Oradan da çıkmanın yolları var ve uygulayabiliriz.

Ben kitapta önerilen metotlardan bazılarını, bilmeden yıllardır uyguladığımı fark ettim.

El yordamıyla keşfetmişim. Bakmışım ki işliyor, yapmaya başlamışım.

Hepsine yer kalmayacak bu hafta. Bölerek yazacağım.

Bu benim konularımdan biri ve sizinle paylaşmayı, uzun uzun anlatmayı çok istiyorum.

Bir derdiniz mi var, onu kar topu gibi tepeden büyüte büyüte yuvarlamak yerine mesela şunu yapabilirsiniz: Zamanda yolculuğa çıkın ve şu halinize 10 sene sonradan bakmayı hayal edin.

Şu an içinde olduğum ve beni ters dönmüş böcek gibi çaresiz bırakan bu durum, 10 sene sonra geçmiş gitmiş bir anı olacak.

10 sene sonra, oğlumun ateşlendiği bu geceyi düşünüp, "Ah geceleri ateşlenirdi ben de başında beklerdim" diye anlatacağız.

Bugün olan talihsizliğe, "İşimi kaybetmiştim, ne yapacağımı da bilemiyordum" diyeceğiz.

Şimdi kırılan kalp, "Ayrılmıştık, yapayalnızdım bir daha da kimse olmaz artık diyordum" diyecek bize.

Kendimizi bir girdaba girmiş, aşağılara inerken bulduğumuzda, 10 sene sonraya ışınlanalım.

Oradan bakalım bugüne. Küçülsün bugün, büyüsün hayatın tamamı.

Daha bir çok yolu var, bugünü cüceleştirmenin.

Haftaya devleşmeye devam.

X(".sharePop").click(function () {console.log('girdi...');mainShareContainer (".popDiv");if ((this).attr("id") "emailFromTop") {(mainShareContainer).appendTo(".epostaGonder");(".altOk").css("display", "none");if ((mainShareContainer).find("div.ustOkPop").length) {(".ustOkPop").css("display", "block")} else {("").appendTo(mainShareContainer)}} else {(mainShareContainer).appendTo(".arsivEkle");(".ustOkPop").css("display", "none");(".altOk").css("display", "block")}var m parseInt((this).attr("lpos"));var n parseInt((this).attr("tpos"));var l parseInt((this).attr("ph"));var k l 20;var g parseInt((this).attr("pw"));var h g 20;(mainShareContainer).css({ width: g "px", height: l "px", left: m "px", top: n "px" });(".popFull").css({ width: g "px", height: l "px" });(".kapatBut").css({ left: (h - 33) "px" });(".altOk").css({ left: ((h 2) 70) "px" });(".popFull").html("");('').appendTo((".popFull"));(mainShareContainer).show();return false});(".kapatBut").click(function () {(".popDiv").hide();});Yağdı karNil KARAİBRAHİMGİL 15 Şubat 2021 Aylardır hop oturup hop kalkıyorduk, bize saflığı hatırlattı yeniden.

Korkuların, kayıpların, endişelerin üzerine sünger çekmek ister gibi yağdı.
Çocuk gibi sevinemiyorduk kaç zamandır, ondan yağdı belki.
Griyi bembeyaz yaptı.
Hayatını kaybederken, nice insana hayat hediye eden Fethi Bey'in üzerine yağdı kar.
Bir meleğin üstünü örter gibi...
İyi insanlar çıktı bu defa sokağa. Şakalaşmayı hatırladık.
Üzerime yağsın biraz diye yürüyordum dün gece, bir kadın yolun kenarından "Affedersiniz eldivenimin teki orada, alabilir misiniz" dedi, alıp verdim.

Yazının Devamını Oku Değişirken ben hep yanımda kalNil KARAİBRAHİMGİL 8 Şubat 2021 Bir yaz, Çeşme'de bir akşam yemeğinde, yanıma yabancı bir psikolog denk geldi.

Konuşurken bana dedi ki: "Evliliklerin en büyük imtihanı, her iki tarafın da sürekli değişiyor olması. Karşındaki yeni değişmiş insanı, yeniden eş olarak seçiyor musun O senin değişmiş halinle bugün karşılaşsa, yine seni seçiyor mu Bu farklı insanı, farklı halinle sevmeye devam ediyor musun"

Düşündüm bunu uzun süre.

Her ilişkide geçerli bir imtihan.

Çocuklarımızdan arkadaşlarımıza, sevgilimizden okulumuza kadar.

Değişim gerçeğiyle her an baş başayız hayatta.

Halbuki ne çok isterdik bazı şeyler aynı kalsın.

Bir marka benden, değişimle ilgili bir şarkı isteyince aklıma yıllar önceki bu konuşma geldi.

Yaptığımız her şey hayatımızdan izler taşıyor.

Yazının Devamını Oku İlişkinin oyunu deve cüceNil KARAİBRAHİMGİL 1 Şubat 2021 Oğluma her gece yatmadan, o güne ait birkaç soru soruyorum, sohbet ediyoruz.

İncelenmemiş hayat, bayatlar bence de.
Dün sordum, "Bugün ne öğrendin" diye... "İguanaların suda nefeslerini yarım saat tutabildiğini" dedi.
Sonra pat diye bana sordu: Bugün sen benden ne öğrendin...
Kalakaldım, bugün ne öğrendin dese, düşünür bulurdum bir şey ama 'benden'i de koydu araya.
Aslına bakarsanız son 7 yıldır, en çok şeyi ondan ve onunla öğreniyorum o yüzden de zorlanmadım.
Çok sevdim bu soruyu.
Dedim ki, "Ormanda başka yollara sapmaktan korkmamayı öğrendim bugün senden."

Yazının Devamını Oku İçeriden yanmalılarla dışarıdan yanmalılarNil KARAİBRAHİMGİL 25 Ocak 2021 Davranış bilimciler insanı kabaca ikiye ayırmış.

"İçten referanslı" ve "dıştan referanslı" diye.

Genellikle, insanları öyle kasap gibi ikiye üçe ayırıp düşünmeyi sevmem ama bu hoşuma gitti.

Etrafımdakilerin net bir şekilde, bu ikisinden birine ait olup olmadığını ayırt edebildim.

Dıştan referanslılar, başkalarının hakkında ne düşündüğünü hayatının merkezine koyanlar.

Başkalarının gözündeki imajları onlar için en önemli şey.

Başkalarının onları beğenip beğenmemesi tek kriter.

Nasıl görünüyorum, yaptığım bu hareket 'dışarıdan' nasıl algılanıyor

Dıştan yanmalı diyorum ben bu insanlara.

Yazının Devamını Oku Doğa banyosuNil KARAİBRAHİMGİL 11 Ocak 2021 2020'nin Aralık ayında, Goldwind Danka diye biri geldi evimize Moskova'dan. İki buçuk aylıktı.

Gerçekten de altın bir rüzgara benziyordu. Biz ona kısaca "Misha" demeye karar verdik.
Kısa zamanda, sanki hep evdeymiş gibi tanıdık geldi.
Hatta ilk gördüğüm an bile tanıdık geldi. Olur ya. Sanki eski hayatımda kızımmış gibi.
Ve işte böylece ilk kez bir köpeğim oldu benim.
Ankara'da hayvanlardan uzak bir evde büyüdüm. Her görülen örümcek, böcek ve sineğin kafasına terlik patlatılan bir evde.
Hayvanlara uzaktan bakıp yakından kaçarak. Kedi tırmalar, arı sokar, köpek ısırır.
Tüylü bir şeye elimi değsem, gidip yıkardım çünkü belki mikrop kapardım.

Yazının Devamını Oku Niyetimizi koyduk, gerisi sende Nil KARAİBRAHİMGİL 4 Ocak 2021 Başımıza gelenleri bir anlatsam, roman olur. Önce ormanlar yandı, sonra virüs yayıldı, sonra George Floyd boğuldu, so