Mustafa Çağrıcı Tüm Yazıları

96 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

Faiz ve fetva

Önceki bir yazımda da belirtmiştim; Müslüman toplumlar kendi dinî ve kültürel değerlerinden, medeniyet birikimlerinden çağdaş bir iktisat felsefesi geliştirmediler. Bugünlerde bunun tipik sonuçlarından birini ülkemizdeki "faiz" tartışmalarında görüyoruz. Gördüğümüz bir başka şey de bu tartışmaların bilimsel bilgiden uzak şekilde, yanlış yerlerde, y

22.01.2020
3 0 0

Ayıp

Modern hayat felsefesi sadece doğal çevre, canlı türleri gibi dünyamızın maddi değerleri için riskler üretmiyor; insanlığın yüzlerce yıl boyunca koruyup geliştirdiği, insan ve toplum tanımının birer unsuru haline gelmiş bulunan manevî ve kültürel değerleri de tahrip ediyor. Küreselleşme, göçler, özellikle son yıllardaki dijital iletişim gibi olgula

15.01.2020
4 0 0

Kapitalizm ve Müslüman dünya

Modern çağda, "Lessez faire, lessez passer" (bırakın yapsınlar, bırakın gitsinler) çılgınlığına kapılan küçük bir grubun kâr hırsı uğruna ahlâkî ilkelerle bağlarını kopardığı için hem insanî hem doğal değerleri alabildiğine tahrip eden, insanı metâlaştıran, hiçleştiren, gerekli gördüğünde milyonları öldürmeyi meşrulaştıran kapitalizm türedi evvela.

08.01.2020
4 0 0

Güvenli bir dünya için sorumluluğumuz

Batı dünyasında, "Aydınlanma" denilen bilim çağının başlangıcından, geçtiğimiz yüzyıla gelinceye kadar, insanlığın en azından bir kısmı, 'Batı modernizmi'nin "hümanizm" üst başlığıyla sunduğu vaadlerin gerçeğe dönüşmesini umutla bekledi. Fakat zamanla bu umut, Batı entelektüel çevrelerinde ve bilhassa Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki modern sömürg

01.01.2020
5 0 0

'Başka bir yol daha var'

Bilimin durdurulması hem mümkün değil hem de doğru değildir. Ancak bu haliyle bilimin ürettiklerinin, dünyayı felakete doğru götürdüğü yönünde dünyada ciddi kaygılar var. Bu felaketi önleyecek tek gücün din olduğunu dünyanın son birkaç yüzyıllık tecrübesi göstermiştir. Mâverdî'nin bin yıl önceki tespitiyle vicdanlar üzerinde otorite kurabilecek nih

25.12.2019
5 0 0

Büyük sorunumuz: Skolastik dinî öğretim

Latince schola (okul) kelimesinden gelen skolastik (scholasticus), "okul felsefesi" demekmiş. Batı Ortaçağında 1000 yıldan fazla eğitim kurumlarına hâkim olan bu anlayış ancak 1500'lerden itibaren sorgulanmaya başlandı. Kısaca kilisenin benimsediği inanç, felsefe ve bilgilerin tartışmasız doğru ve yeterli olduğu fikrine dayanır ve bunların öğrencil

18.12.2019
10 0 0

'İbret alın, ey akıl sahipleri!'

Öncelikle belirteyim ki tasavvufsuz İslam medeniyeti düşünülemez. Kelâmın kısır spekülasyonunun ulaşamadığı gönüllerin derin ve içtenlikli imanla buluşmasına, fıkhın kuru formalizminin ihmal ettiği hayatlara ahlâkî inceliklerin taşınmasına tasavvufun büyük katkısı olmuştur. Elbette tasavvuf zaman içinde dışarıdan çok şeyler almıştır. Ama bu konuda

11.12.2019
9 0 0

'Selef' kutsayıcılığı

Müslüman dünya olarak asırlardır yaşadığımız toplumsal, ekonomik, haricî vs. sorunlarımızın baş sebeplerinden birinin bilim ve teknolojideki geriliğimiz olduğu, artık en fanatik gelenekçimizin bile inkâr edemeyeceği bir gerçekliktir. Buna itiraz edene itibar etmek bile manasızdır. Fakat bugünü anlamamız için hangi sebeplerin bizi buraya getirdiğini

04.12.2019
12 0 0

'Onun ahlakı Kur'an'dı' (3)

Bundan önceki iki yazımın ilkinde Kur'ân-ı Kerîm'in Hz. Peygamber için kullandığı 'yüce ahlâk' nitelemesinin insan ilişkileri yönünden, ikincisinde risâlet ve tebliğ sorumluluğu yönünden ne ifade ettiğini açıklamaya çalışmıştım. Bu yazımda ise aynı nitelemeyi Peygamberimizin insanlara örnek olması ve temsil sorumluluğu yönünden açıklamaya çalışacağ

27.11.2019
13 0 0

Şimdi barış için cihad

Eski ulema, uluslararası ilişkilere dair doktrinlerini görünüşte Kitap (Kur'an) ve Sünnete dayandırmış olsalar da gerçekte zamanlarının hâkim savaş olgusundan etkilenmişlerdir. Esasında cihad kavramının Kur'ân-ı Kerîm'de, hadislerde ve başka kaynaklarımızda "nefsimizle hesaplaşmaktan başlayarak her alanda iyilik ve doğruluğun yaygınlaşması için müc

02.10.2019
26 0 0