HürriyetMüge Akgün21 Kasım 2020
Okunma: 4  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Müge Akgün
Müge Akgün
Müge Akgün
21 Kasım 2020
Pes etmek yok

Restoran sektörü yine pandemi koşulları gereği bugüne dek deneyimlenmeyen çok zor bir süreçten daha geçiyor. Belki bir kısmı daha kapanmak zorunda kalacak. Ve sanıyorum bu süreçte sektör büyük ölçüde yeniden şekillenecek.

Sadece yatırım, para kazanma odaklı mekân açanlar zaman içinde piyasayı terk edecek.
Ancak, şefliğin ya da restoran işletmeciliği yaşamlarına anlam kattığını düşünenler, tutkuyla çalışanlar, yaratıcı çözümler bulup fark yaratanlar sektörde varlığını sürdürecek.
Geçtiğimiz aylardaki kapatılma sürecinden güçlenerek değilse de sarsıntıyı daha az hissederek çıkan, yaratıcı çözümler üreten, kolayca pes etmeyen restoran sayısı az değil. Aşağıda Urla, İzmir ve İstanbul'dan bunların en son örneklerini okuyacaksınız.
Ama şurası gerçek ki sektörün desteğe, dayanışmaya ihtiyacı var. Önemi sayıda insanın çalıştığı bir iş kolundan, salgın bitince ülke ekonomisine katkıda bulunacak bir alandan, turizmi çekecek ve ülkeyi tanıtacak bir sektörden söz ediyoruz.
Bilindiği gibi dünden itibaren uygulanmaya başlayan yeni düzenlemeyle birlikte restoranlar kapatılmadı ancak 10.00-20.00 saatleri arasında paket servisi ya da gel-al hizmeti verebilecek şekilde açık olmalarına müsaade edildi.
Bu da pek çoğu için tamamen kapatılmayla eşdeğer...

TWINS KITCHEN BY MR

İstanbul yeme-içme sahnesine yeni bir şef restoranı daha katıldı. The Twins Kitchen by MR, Beykoz'da Şef Michael Riemenschneider tarafından açıldı. Almanya'da doğup büyüyen Riemenscheineder, çocuk yaşta mutfağa girmiş, ardından hem Almanya'da hem de İngiltere'de dünyaca ünlü Michelin yıldızlı şeflerin yanında çalışma fırsatı bulmuş.
2007 yılından bu yana İngiltere ve Almanya'da açtığı farklı restoranlarla Michelin yıldızı almış. Maceracı bir ruha sahip şef son bir yıldır ise Türk asıllı eşi ve 6 aylık ikiz çocuklarıyla birlikte İstanbul'da yaşıyor. The Twins Kitchen by MR, tam benim sevdiğim gibi 20 kişilik küçük bir şef restoranı.
Şef, evinin bahçesinde yetiştirdiği mevsimsel ürünleri de kullanarak salata-başlangıç, deniz ürünü- balık ile et çeşitlerinin yer aldığı yalın bir menü hazırlamış.
Karnabahar çeşitlemeleri tabağı, tavuk suyu ile lezzetlendirdiği sebze küpleri üstünde sunduğu deniz levreği ızgara, et suyunda uzun pişmiş inci arpa üstünde kuşkonmaz ve kerevit çok yaratıcı ve lezzet çıtası yüksek yemeklerdi.
Bu arada Michael ve eşi Selin Riemenschneider geçen hafta da Kavacık'ta The Twins Bakery by MR adıyla bir fırın açtılar.
Sadece ekşi maya ekmekleri ve briyoşları için bile gidilir. Her iki mekânda paket servisi hizmeti de veriliyor. Umarım şefin Türkiye macerası uzun süreli olur, İstanbul yeme-içme sahnesi sürdürülebilir bir restorana daha kavuşur...

VILLA EMMA

Bir yıl kadar önce Etiler'de açılan Villa Emma bu yaz başında pandemi koşullarına göre yeniden düzenlenmiş.
Dekorasyonu Alara Koçibey'in imzasını taşıyan mekânın bahçesi de şöminesiyle, barıyla yaz-kış oturulacak şekilde tasarlanmış.
Villa Emma'yı Fauchon Paris markasını da Türkiye'ye getiren RMA Group açmış. Mutfak ise deneyimli şef Durmuş Gökçeel'e teslim edilmiş.
Villa Emma'nın menüsü İtalyan ağırlıklı Akdeniz mutfağı olarak tanımlanabilir.
Başlangıç olarak istediğimiz peynir tabağı Tangala peynir çeşitlerinden oluşuyordu. Mevsimi olduğu için palamut "ceviche" de vardı.
Bolu enginarı ve karnabaharla yaptığı trüflü maydanoz çorbası çok lezzetliydi ama şefe de söylediğim gibi trüf aroması olmasa da olurdu.
Adaçaylı, tereyağlı, balkabaklı tortelloni ise başarılıydı.
Bu haftadan itibaren paket servisi ve 48 saat öncesinden haber verilirse evlere şefli hizmet de sunuyorlar...

OD URLA'YA KARDEŞ MA URLA

Geçtiğimiz hafta sonu İzmir'deydim. Kısa sürede Türkiye'nin en iyi restoranları arasına giren Od Urla'nın sonbahar menüsünü deneyimlemek, sevdiğim yemeklerini tatmak için gittiğimde şef Osman Sezener beni bambaşka bir sürprizle karşıladı.

Od Urla'nın yer aldığı zeytinliğin ortasında kendi deyişiyle "Tuzlu suların mahsulleriyle yepyeni hikayeler oluşturacağı", Ma Urla adını verdiği bir deniz ürünleri restoranı açıyor.

Sadece 20 kişiye hizmet verecek, adını Arapça 'su'dan alan restoranında hiç kuşkum yok Ege'nin birbirinden lezzetli deniz ürünlerini farklı bir bakış açısıyla sunacak, yepyeni imza yemekleri yaratacak.

Sezener, tüm hazırlıkları biten mekânın açılışını önümüzdeki hafta yapmayı planlıyordu, ancak son düzenlemelerden sonra 2021 baharına ertelemeye karar vermiş.

Ama ben şanslıydım... Ma Urla'nın menüsünden "Vasabili elma ve alabaş dilimli yaban turbu soslu granyöz tartar", "akya ve karidesli mantı", "güveçte ahtapotlu dermason fasulye", "odun ateşinde pişmiş kalamar", "isli tereyağı ve kefal yumurtalı el açması erişte", "rakı ve zencefil soslu ızgara antenli mercan yanında sepette kum midyesi" gibi her biri malzemelerinin uyumuyla şaşırtan, damakta unutulmaz tatlar bırakan yemeklerini deneme fırsatı buldum.

Umuyorum Osman şef baharda Ma açılana kadar Od Urla'nın sekiz odalı misafirhanesinde kalanlara bu menüden de yemekler yapar.

Onları da yeni lezzetleriyle tanıştırır. Ve bahara da kim bilir daha ne yaratıcı kombinasyonlar geliştirir...

Tiyatro Festivali

İKSV tarafından düzenlenen 24. İstanbul Tiyatro Festivali'nin fiziki programı, yeni pandemi tedbirleri nedeniyle güncellenen tarih ve saatlerde izleyiciyle buluşmaya devam ediyor. Festivalin online.iksv.org adresinden ulaşılan çevrim içi performansların gösterimi ise 14 Aralık'a dek uzatılmış.
Festivalin biletleri de biletix.com üzerinden satın alınıyor.
"Ben Anadolu", "Ne Düşündüğünü Biliyorum", "Dublörün Hikayesi", "Gomidas" ve "Unutmak" önereceğim oyunlar arasında.
Oyunların sahneleneceği mekanlara,