KararMehmet Ali Verçin 23 Şubat 2021
Okunma: 9  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Mehmet Ali Verçin
Mehmet Ali Verçin
Mehmet Ali Verçin
23 Şubat 2021
Ters dolarizasyon fikrini terslemenin temelleri

Türkiye'de döviz ve altın biriktirmek serbesttir.

Biriktirme hakkına istinaden gerçek ve tüzel kişiler, Türkiye bankalarında 40 milyar doları altın olmak üzere 258 milyar dolar karşılığı dolar, euro ve altın biriktirmiş durumdalar.

Bu rakam 2018 yılsonunda 190 milyar dolardı.

Bunun 22 milyar dolar karşılığı yurtdışında yerleşiklere, gerisi de yurtiçindeki yerleşiklere aittir.

Özel kasalarda saklanan döviz ve altınlar bu rakama dâhil değil.

Bankalardaki toplam mevduatların yaklaşık 52'si dövizdir.

Bu dövizlerin 86 milyar doları ticari kuruluşların, 168 milyar doları gerçek kişilerin ve 4 milyar doları da resmi kuruluşların mevduatıdır.

TERS DOLARİZASYON OLACAK MI

Ekonomide son zamanların moda söylemi "Ters Dolarizasyon" başlayacak mı sorusudur Yani dövizlerin bir kısmı satılıp TL'ye geçilecek mi TCMB bile "ters para ikamesinin başlaması, döviz rezervlerinin artış eğilimine girmesi" ifadelerini kullanıyor.

Bu mümkün mü Mümkünse kim veya kimler döviz satmalı

Yukarıda, döviz sahiplerini dört zümreye ayırmıştık: Ticari kuruluşlar, gerçek kişiler, yurtdışı yerleşikler ve resmi kuruluşlar.

Soru: Hangi zümre dövizlerini bozdursun

Yurtdışında yerleşiklerden 22 milyar dolarlarını ve resmi kuruluşların 4 milyar dolarlarını satmalarını istemek makul değil. Dolaysıyla bu iki zümreyi eliyoruz.

Peki, ticari kuruluşlar ellerindeki dövizleri satsın mı

BDDK ve TCMB'nın yayınladığı verilerine göre, bütün ticari kuruluşların yurt içindeki bankalara 165 milyar dolar ve yurtdışındaki finansal kuruluşlara 90 milyar dolar olmak üzere toplam 255 milyar dolar nakdi kredi borçları var.

Bu nakdi kredilere ilaveten, ihraç ettikleri döviz cinsi tahviller ve "nakit ödeme gerektiren" gayri nakdi taahhütleri var.

Ticari kuruluşlar, borçlarını ve yatırımlarını yönetmek için ellerinde, borçlarının 33'ü oranında yani 86 milyar dolar rezerv tutuyorlar ve çok doğru yapıyorlar. Azaltmazlar, azaltmamalılar.

Çünkü bu döviz rezervleri sayesinde, krizleri püskürtüp ayakta durabiliyorlar.

Geriye kim kaldı

Gerçek kişiler.

Bu gerçek kişilerin önemli bir kısmının şirket hissedarı olduğu ve tehlike dönemlerinde, şirketleri için ikinci bir koruma tamponu oluşturdukları bilgisi, tecrübelerime göre doğrudur.

Döviz biriktirenlerin, bilhassa ekonomik krizlerde, TL biriktirenlere göre daha kazançlı çıktıklarını bilenlerin dövizlerini satmalarını beklemek, gerekçesiz bir umuttur. Zaten son 20 yıldır, döviz birikimlerini satmak bir yana, sürekli artırıyorlar.

Yine de satmaya razı olduklarını varsayalım.

1) Kime satsınlar

Diğer vatandaşlara mı Bu etkisiz bir işlem olur. Ali'nin Fatma'ya, Ayşe'nin Mehmet'e satışı bir şey değiştirmez.

2)Şirketlere mi

Şirketlerin ihtiyaç fazlası döviz alma niyet ve imkânları yok. Olsa da hiçbir etkisi olmaz.

3)Bankalara mı

Bankalar satmadıkları dövizi, satın almazlar. Bu işlemleri riskli görürler. Kârı zararı göz ardı etseler bile, mevzuat gereği, özkaynaklarının 20'sini aşan miktarda döviz alamazlar.

Bu üç işlem tipi de "satsınlar, satsınlar diye tutturmuş olanların" ima ettiği sonuçları doğurmaz.

Devam edelim.

4)Bankalar üzerinden, yabancılara mı

Bunu da ima etmedikleri kesin.

5)Bankalar üzerinden TCMB'ye mi satsınlar

Günlerdir bunun ne faydası olabileceğ