Yeni AsyaKâzım Güleçyüz08 Ocak 2021
Okunma: 4  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Sonraki Yazısı
Kâzım Güleçyüz
Kâzım Güleçyüz
Kâzım Güleçyüz
08 Ocak 2021
Üniversiteler niye suskun
Son dönemde birçok üniversiteye rektör ataması yapılmış ve hiçbiri gündem olmamışken Boğaziçi'ne yapılan atama çok tepki topladı ve tepkiler devam ediyor. Boğaziçi camiası kendisine hiç danışılmadan maruz bırakıldığı bu emrivakiyi hazmedemedi.

Saray iradesiyle üniversite dışından getirilen rektöre gösterilen "Kayyım istemiyoruz" tepkisi kamuoyunda da çok yankı buldu.

Son olarak STK'lara da el uzatan kayyım tehdidi Boğaziçi gibi özel ve prestijli bir üniversiteyi de hedef alınca işin rengi değişti.

Ve yakın zaman önce Şehir Üniversitesinin başına gelenler hatırlandı. Bir siyasî intikam operasyonuna kurban edilen bu üniversitenin başına gelenler, şimdiye kadar gözü kapalı iktidara destek verenlere de şok yaşattı.

Sıranın Boğaziçi'ne gelmesi, Şehir'e yapılanlar karşısındaki duyarsızlığı da sorgulatıyor.

Ve diğer üniversitelerin Şehir'de olduğu gibi bu hadise karşısındaki sessizliğini de.

Ama sorgulama bu iki olayla sınırlı kalmamalı. Öncesi de var. 15-20 Temmuz sürecinde çıkarılan hukuksuz ve kanunsuz KHK'larla kapısına kilit vurulup kadroları ve öğrencileri darma dağın edilen ve herşeylerine el konulan üniversiteleri hiç kimse konuşmuyor.

Gerçi yapılanları tasvip edip destekleyenler de var. Suskunluğun bir sebebi bu olabilir.

Bunda, hedefteki camianın önde gelenlerinin iktidar partisiyle içli dışlı olup gücü ellerinde bulundurduk