Yeni AsyaKâzım Güleçyüz15 Ekim 2020
Okunma: 7  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Sonraki Yazısı
Kâzım Güleçyüz
Kâzım Güleçyüz
Kâzım Güleçyüz
15 Ekim 2020
Cemaatlere çağrı
Bir taraftan 28 Şubat'ın yarım kalmış tasfiye ve imha projeleri görülmemiş bir gaddarlıkla uygulanırken, diğer taraftan ülkeyi yine 28 Şubat benzeri bir ortama sokmayı hedeflediği çok açık olan provokasyonlar peş peşe geliyor.

"Tarikat şeyhi" olarak lanse ve ardından resmî protokoldeki fotoları servis edilen bir şahsın çocuk taciziyle gündeme getirilmesinden kısa bir süre sonra GATA'daki "papyonlu tarikatçı"nın hezeyanları tedavüle sokuldu.

15-20 Temmuz sürecinde, hedefteki topluluk ve yapı üzerinden "cemaat" kavramı olabildiğince yıpratıldıktan sonra, şimdi de bu gibi örneklerle yeni bir aşamaya geçildiği anlaşılıyor.

28 Şubat sürecinde Erbakan başbakanlığındaki Refahyol hükümetine karşı uygulanan taktikler şimdi AKP iktidarına yöneldi.

Bu dönemin farkı, yapılmak istenenlerin, Perinçek'in "Vatansever kuvvetler tarafından ele geçirildi" dediği, derin kuşatmaya alınmış Saray iktidarı eliyle hayata geçiriliyor olması.

Bu yöndeki tazyikler, el altından yapılacak pazarlıklar ve verilecek tavizler eşliğinde devam edip arttıkça yeni gerilimler yaşanacak.

Durum bu, gidişatın yönü belli. Görünen köy misali...

Böyle bir ortamda, olup bitenlerin bilhassa manevî hayatımızda meydana getirdiği çok yönlü ve derin tahribatın artık farkına varılmalı. Cemaat ve tarikatlar, kanaat önderleri bir araya gelip siyaset üstü bir perspektifle durum değerlendirmesi yapmalı.

Bu fitne süreci böyle de- vam ettiği müddetçe tahribatı da