Kararİbrahim Kiras19 Kasım 2020
Okunma: 4  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
İbrahim Kiras
İbrahim Kiras
İbrahim Kiras
19 Kasım 2020
Trump dostumuz muydu
Trump yönetiminin "iki numarası" olan ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'nun geçtiğimiz günlerde başlattığı ve halen devam eden sıra dışı bölge turu Türkiye'de hak ettiği ölçüde yankı bulmadı nedense. Üstelik bu turun bir ayağı Türkiye'yi kapsıyordu ve ABD Dışişleri Bakanı İstanbul'da Rum Patrikhanesini ziyaret ettikten sonra hiçbir yetkiliyle görüşmeden ülkemizden ayrılmıştı. Bu tutumunun gerekçesini ise "programının yoğunluğu" olarak açıklamıştı.

Ne var ki birkaç hafta sonra görevi Biden'a devredecek olan Trump'ın Dışişleri Bakanının bölge ülkelerine gerçekleştirmekte olduğu "veda turu"nun ajandasında Gürcistan, İsrail, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan yönetimleriyle üst düzey görüşmeler yer alıyordu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bu nezaketsizliği kınayan bir basın açıklaması yayımladı. Ama onun dışında pek bir tepki gelmedi.

ABD'de başkanlık seçimini Trump'ın yeniden kazanmasını can ü gönülden arzu eden ve hatta Biden'ı uzunca bir süre tebrik etmekten imtina eden bir iktidarı veda ziyaretleri turunun dışında bırakan kişinin Trump yönetiminin iki numarası olduğunu unutmayalım. Trump'ın işbaşına geldikten sonra kurduğu kabinede bugüne kadar yeri değişmeyen iki kişiden birinin Pompeo olduğunu da.

Diğer yandan, ABD Dışişleri Bakanı ülkemize gelmeden hemen önce Fransızların meşhur Le Figaro dergisine verdiği mülakatta Ankara'yı zehir zemberek sözlerle eleştirdi. Türkiye'nin Orta Doğu'daki hamlelerine karşı ABD ile Avrupa ülkelerinin ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı'nın aslında mensubu olduğu hükümetin bize yönelik yaklaşımını yansıtan bu tutumu bazılarımızda bir şaşkınlığa yol açmış olabilir. Çünkü Trump yönetiminin ülkemizin "büyük dostu" olduğuna dair bir illüzyon yaratıldı son zamanlarda. Dediklerine göre Trump her ne kadar rahip Brunson olayında hiçbir ABD Başkanı'nın yapmadığı şeyler yapıp "ekonominizi batırırım, ülkenizi mahvederim" diye tweetler atmış olsa da aslında "küresel güçlere karşı mücadelemiz" ortaktı. Dolayısıyla geçtiğimiz aylarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bugüne kadar hiçbir Türk liderin muhatap olmadığı seviyesizlikteki hakaretlerle dolu bir mektup yazıp göndermiş olması önemli değildi. Adam biraz dengesizdi ama Türkiye'nin milli çıkarlarına uygun bir yaklaşımı vardı. Buna mukabil iş başına Biden gelirse mahvolacaktık

Bu tuhaf ve tutarsız anlatıyı gerçek gibi kabul eden insanlar var toplumda Onun için Trump kazansın diye dualar ettiler, Biden kazanınca karalar bağladılar. Ne var ki vatanseverlikleri manasız bir Trump destekçiliğine payanda yapılan insanlarımız fena halde yanıltıldılar.

Trump yönetiminin politikalarının Türkiye'nin milli çıkarlarına hizmet ettiğini söyleyebilmek için ya dünyadan habersiz olmak ya da bilerek ve isteyerek yanlış bilgi yaymayı amaçlamak, yani dezenformasyonla görevlendirilmiş olmak gerekir.

Trump yönetiminin ne Ortadoğu politikalarının ne de uluslararası ticaret ve global ekonomi hususlarına yaklaşımlarının Türkiye'nin milli çıkarlarına uygun olduğu söylenebilir. Özel ola