Yeni AkitHüseyin Öztürk09 Nisan 2021
Okunma: 2  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
09 Nisan 2021
Halktan Korkanlar Ya Darbeye Ya Batıya Sığınıyorlar
"Yeryüzünde tarihin en büyük en yüce devletini kurmuş olan bir milletin kendisinden başka örnekler aramaya ihtiyacı yoktur". Erol Güngör. Rahmetli Erol Güngör şu ifadesiyle bütün meseleyi anlatıyor lakin anlaması ve idrak etmesi gerekenler, millete ve devlete sahip çıkmak için halka gitmek yerine ya darbelere-bildirilere ya da Batıdan medet beklemektedirler. Zaten bizim sözümüz de yerli ve milli düşünceli insanlarımızadır. Bir nevi dertleşmek, ortak değerlerimizi hatırda tutmak ve mümkün mertebe yaşanır kılmaktır. Halktan kimler korkar ve çekinir İçinde yaşadığı toplumu ya tanımayan yahut tanıdığı halde millet-devlet bütünlüğümüzü reddedenler korkar ve benimsemezler. Bunlar genelde "aydın" kavramı altında milletimize tepeden bakan ama milletin ürettikleriyle beslenen, milletin hizmetlerinden yararlanan sözleri-özleri küflenmiş kişilerdir. Yerli ve milli kültürümüzde "aydın" kavramı yerine "münevver" kavramı geçerlidir. "Münevver" kavramı içerisinde; merhamet, iyilik, anlayış, bilgelik, toplumumuzun dini ve milli değerler bütününü besler, yaşatır, muhafaza eder. Halkımızın nezdinde "aydın" şöyle tanınır: "Kibirli, maddi menfaat düşkünü, yabancı taklitçisi, maneviyat düşmanı, saygısız ve içinde yaşadığı toplumdan kopuk kimselerdir". Oysa bizim milletimiz kendisine rehber edindiği insanların yerli ve milli düşünce sahibi olmasını bekler, ister ve kabullenir. Halkımızdan ürkenlerin ve uzak duranların gözünde devletimizin ve milletimizin tarih sahnesine çıkışı, ya 1839 Tanzimat hareketiyle veya 27 Nisan 1909'da II. Abdülhamid Han'ın tahttan indirilişiyle başlar. Bu tarihten öncesini küfrederek, hakaret ederek reddederler. Devlet kavramı bu kesimde sadece kendileri sahip olursa bir anlamı vardır. Devlette asla halktan kimselerin söz sahibi olmasını istemezler. Şu hakikati anlamıyor veya anlamamakta direniyorlar. Belki de bu yüzden her fırsatta Haçlı Batıdan medet ummakta ve destek aramaktadırlar. Devletimizin mevcudiyeti, milletimizin mevcudiyetinin bir sonucudur. Millet olunmadan devlet olunmaz. Malum güruhlar, milletsiz bir devlet özlemi içerisindedirler. Bu arzu