Yeni AsyaHüseyin Gültekin05 Nisan 2021
Okunma: 5  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Önceki Yazısı
Sonraki Yazısı
Hüseyin Gültekin
Hüseyin Gültekin
Hüseyin Gültekin
05 Nisan 2021
Musîbetlerin son bulması için
Şafii Hakikî, ölümden başka yarattığı bütün dertlerin devalarını, çarelerini de yaratmış.

En tehlikeli, en çaresiz görünen marazların, hastalıkların devasını da halk eden Cenab-ı Hak insanoğluna da o ilâçları arayan bulur; siz de arayın bulun buyuruyor. İnsanoğlu bu güne kadar bir virüse tam çare bulmakta acze düşüp, pes etmiş vaziyette.

Türkiye'deki ve dünyadaki tıp otoriteleri koronaya karşı teslim bayrağını çekip, çareyi maske, mesafe, hijyen ve bazı yasaklarla bu salgının üstesinden gelmeye çalışıyor. Bu gayretler de aradan geçen bunca zamana rağmen kayda değer 'kesin sonuç' vermedi maalesef görüldü.

Cenab-ı Hak hiçbir sebep yok iken kuluna eziyet etmeyeceğine göre bu işin kader boyutunu nazara alarak, acaba gayretullah'a dokunacak hangi hatalarımız oldu da başta korona olmak üzere sair musîbet ve belâlara maruz kaldık diyerek kendimizi hesaba çekmeliyiz.

Üstadın; "zaaf-ı imandan gelen tuğyanlar musîbet-i ammeye sebebiyet verir" tesbitlerini dikkate alarak kusurlarımızdan, günahlarımızdan nedamet ederek vazgeçebilsek... Zaten kulluğumuzun bir gereğidir bu. Belki de Yüce Allah şefkat ve merhametiyle muzdarip olduğumuz salgınlara son verir.

Üstadın; "musîbet ve belâlar duânın vaktidir.." ve "