SabahHaşmet Babaoğlu05 Nisan 2021
Okunma: 1  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Önceki Yazısı
Sonraki Yazısı
Haşmet Babaoğlu
Haşmet Babaoğlu
Haşmet Babaoğlu
05 Nisan 2021
Halk soracak şimdi bu emeklilere...

Önce bir durup düşündüm... Postalları çoktan terlik olmuş 103 amiralin bildirisinin üzerinde hiç durmasak daha mı iyi olur diye... Öyle ya... Nihayetinde İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Aytun Çıray'ın hemen ortaya atlayıp "altına imzamı atıyorum" dediği bir bildiriden söz ediyoruz. Hani daha geçen ayın sonunda aşının iki doz olduğunu "unutup" da Sağlık Bakanı'na "60-65 yaş üstü nüfus 7 milyon, sen 14 milyon doz aşıyı kime yaptın" diye soran Tıp Fakültesi mezunu politikacıdan söz ediyorum... p style"text-align: center;"

Lakin tecrübemiz çok... Darbecilik hastalığı hafife alınmaya gelmiyor. Bulaşıp yayılıyor. En fenası da bir takım politik ve medyatik şakşakçılar aracılığıyla normalleştirilmeye çalışılıyor. O yüzden, üzerinde durmak gerek. Düşünsenize... Karadeniz'in sularının bir "dünya savaşı"na yol açabilecek boyutta ısındığı bir sırada... Rusya, Akdeniz'in Suriye kıyılarına yeni gemiler gönderirken... Yunanistan Genelkurmayı Türkiye'yi tehdit ederken... Ukrayna Genelkurmay Başkanı "gerekirse NATO'yla birlikte Irak'ta da çarpışırız" gibi tuhaf açıklamalar yaparken... Biz, Doğu Akdeniz ve Mavi Vatan'daki çıkarlarımızı korumak için teyakkuzdayken... 103 Emekli amiral oturmuşlar Montrö anlaşmasını bahane edip bildiri yayınlıyorlar. Vahamete bak! p style"text-align: center;"

Dikkatle bakınca, görülüyor... Bu bildiri bir "kışkırtma" metnidir. Siyaset alanını bulandırmayı amaçladığı apaçıktır. 15 Temmuz'dan bu yana iktidarla dayanışma içindeki ulusalcı kesimde bir süredir ortaya çıkan "huzursuzluk" çıbanın