TürkiyeHalime Gürbüz17 Kasım 2020
Okunma: 3  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Sonraki Yazısı
Halime Gürbüz
Halime Gürbüz
Halime Gürbüz
17 Kasım 2020
Formülün hükmü daimî...
Bayezid-i Bistamî hazretleri büyük velilerden Bir gün tımarhanenin önünden geçiyor. Tımarhane hizmetçisinin tokmakla bir şeyler dövdüğünü görüyor: -Ne yapıyorsun -Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum. -Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin -Hastalığını söyle. -Benim hastalığım günah hastalığı. Çok günah işliyorum -Ben günah hastalığından anlamam... Ben delilere ilâç hazırlıyorum Parmaklıkların arasından konuşulanları duyan bir deli(!) Bayezid-i Bistamî hazretlerine; "Gel dede, gel! Senin hastalığının çaresini ben söyleyeyim" diye seslendi. Bayezid hazretleri, delinin yanına sokularak; "Söyle bakalım, benim derdime çare nedir" dedi. Deli(!) şu ilâcı tavsiye etti: "Tövbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır... Kalp havanında tevhîd tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, gözyaşıyla yoğur, aşk fırınında pişir... Akşam-sabah bol miktarda ye... O zaman göreceksin senin hastalığından eser kalmaz" Bu güzel ilâcı öğrenen Bayezid hazretleri "Hey gidi dünya hey! Demek, seni de deli diye buraya getirmişler..." deyip oradan ayrıldı