Yeni AsyaHalil Elitok18 Kasım 2020
Okunma: 4  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Önceki Yazısı
Sonraki Yazısı
Halil Elitok
Halil Elitok
Halil Elitok
18 Kasım 2020
Şükür ve duâ
Tarihin altın sayfalarından bir not düşme adına Asr-ı Saadet'ten bir yaprağı sunmayı istedim.

Bir gün Hz. Ömer (ra), Mescid-i Nebeviye'ye erken geliyor. Arkasından Hz. Ebu Bekir (ra) geliyor. Hz. Ebu Bekir; Hayrola Ya Ömer! Bugün erkencisin diyor.

Hz. Ömer, evde karnımı doyuracak bir şey bulamadım, onun için erkenden geldim ki, bir zuhurat olurda onunla karnımı doyururum belki. Hz. Ebu Bekir, Ya Ömer! İnan ben de aynıyım dedi. Bu konuşmaları duyan Hz. Peygamber (asm), hal hatır sorduktan sonra Ebu Eyyubel-Ensari'nin evine gidelim dediler.

Hz. Ebu Eyyub'un evinin kapısını çaldılar. Evin hanımı hurma bahçesinde olduğunu söyleyince hurmalığa gittiler. Hz. Eyyub, kendilerini buyurun etti. Hurmaların gölgesinde oturttu. "Merhaba Ya Resulallah (asm)! Hoş geldiniz. Arkadaşlarınızla beraber safa geldiniz" diyerek karşıladı. Bahçede çalıştığını beyan edip, hurma ağacından bir salkım kopararak geldi. Salkımda üç çeşit hurma vardı.

Resulullah Efendimiz asm): "Ya Eba Eyyub! Bu salkımdaki kuru hurmaları ayır" buyurdu. Hazreti Ebu Eyyub; "Ya Resulallah! Emir sizindir. Ancak, size hayvan kesip, et ikram etmek istiyorum" dedi.

Resulullah Efendimiz de (asm); "Eğer hayvan keseceksen, sütlü hayvan kesme" buyurdu.

Ebu Eyyub el-Ensari, oğlak kesip, Ümmü Eyyub da yarınını söğüş, diğer yarınını da kızarttı. Sıcak bir ekmek hazırladı. Etleri ekmeğin üzerine koyup, sofraya getirdi. "Ya Resulallah! Buyurunuz" deyince, Resulullah Efendimiz (asm);

"Ya Ebu Eyyub! Bu ekmek ile etten bir parça da kızım Fatıma'y