TakvimHakkı Yalçın15 Ekim 2020
Okunma: 6  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Önceki Yazısı
Sonraki Yazısı
Hakkı Yalçın
Hakkı Yalçın
Hakkı Yalçın
15 Ekim 2020
Yağmur!
YAĞMURLARDA saçakların altında mutlu görüntülerimiz de vardı. Bazen yağmurdan sonra gökkuşağı da çıkardı ama her yağmurda mahallelerin boyası biraz daha akardı. Uzun olurdu gece, yağmur camlara vururdu kapı çalındı sanılırdı. Kapıyı açtıramayan yağmur, yoksul evlerde damlardan içeri sızardı. Suyun kanını tutuşurdu bazen, mahallelerin ortasından dere gibi akardı. O zamanlar pandemi yoktu ama çocuklara göz kırpardı rutubet, astım, grip. Sokak lambaları romantik hayallere garsonluk yapardı.

Güneşli günlerde iki balkon arasına hüzün asardı kadınlar. Yağmurlu günlerde evlerde birikirdi yıkanmamış çamaşırlar. Torunlar gözünün içine bakardı dedelerin, böyle gecelerde masallar ortaya çıkardı. Bir dede denizin tarifini yapardı minik torununa, "biraz daha yağarsa deniz olacak" diye. Yağmur yağdıkça dedenin foyası ortaya çıkardı.

Sonra küçük torun sorardı dedesine, "yağmur denize ne yapar dede" Ciğerindeki nikotin tarlasında ince belli bardakla çay içerdi dede. Su içer gibi bakardı torununa ama sorulara cevap veremediği zaman ıslanmış tütününü yakardı. En sonunda kara bulutlarla uzlaşırdı yoksul mahalleler. Küflenmiş bir yorgunluktan sonra yağmur da yağmaktan bıkardı.

Çocukluğumuzda yağmura içerden bakmayı da öğrendik, dışarda ıslanmayı da. Yüreğiniz kocaman deniz olsun. Yağmur denize ne yapabilir ki, siz vicdanınızı ve onurunuzu ayakta tuttuktan sonra!

GERÇEK HUKUK Anayasa Mahkemesi'nin üyesi siyaset yapıyor da bunu dışa vuruyorsa gerçek hukuk ele güne karşı mahcup oluyor demektir. Çünkü haksız hukukun külfeti ağırdır, insanın aklını başından alır. Gerçek hukukta özgürlük ve demokrasi baki kalır.

YAZIK OLDU!