Warning: getimagesize(): http:// wrapper is disabled in the server configuration by allow_url_fopen=0 in /home/koseyazarioku/public_html/yzr.php on line 106

Warning: getimagesize(http://www.koseyazarioku.com/images/resim_yazar/28/guray-oz.png): failed to open stream: no suitable wrapper could be found in /home/koseyazarioku/public_html/yzr.php on line 106

Güray Öz Tüm Yazıları

162 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

İdeolojinin Ekonomiyle Dansı

Ekonomik bunalımı, gittikçe derinleşen krizi nasıl tanımlamalı Sistemin klasik devresel krizlerinden birisi ile mi, yoksa daha farklı ya da bu krize eklemlenen yapısal bir bunalımla mı karşı karşıyayız Öyle ya da böyle krizin daha öncekilerden farklı olduğu, farklı bir seyir izlediği ortada. Krizlerin tetikleyici öğeleri farklı olabilir; Kitap der

05.09.2018
21 0 0

Gazetelere Döviz Darbesi

Gazetelerin ve gazetecilerin baskı altında, güç koşullarda çalıştığını bilmeyen var mı Sansürün, zorbalığın, gözaltının, tutuklanmanın, hüküm giymenin, vurulmanın, öldürülmenin, kısaca haber yazamamaktan öldürülmeye kadar geniş bir tehlike alanı içinde çalışır gazeteciler. Onların çalışma alanı, çoğu zaman 24 saat mekânı gazetelerdir. Genellikle bi

03.09.2018
25 0 0

Hava Tükenmeden

"İnsanlar kendi tarihlerini kendileri yapar, ama onu özgür iradeleriyle değil, kendi seçtikleri koşullar altında değil, dolaysız olarak önlerinde buldukları, verili, geçmişten devrolan koşullar altında yaparlar." Bu satırlar Marx'ın ünlü "18 Brumaire" adlı eserindeki en çarpıcı değerlendirmeler arasındadır. Tarihi maddeciliği açık, duru bir şekilde

31.08.2018
16 0 0

Burjuvazi Mon Amour!

Ahmet Tulgar'a teşekkür ederim, burjuvalarımızın son durumlarını, nasıl sivilleştiklerini birinci elden anlattığı için. Önemli bir burjuva kişiliğin eski ama eskimeyen sözlerini Milliyet'te 2003'te yayımlanan bir söyleşiden Cumhuriyet'e aktardı. O zaman es geçmiş, ayıp etmişiz. Bir zamanların Yeni Demokrasi Hareketi olarak dağı taşı inleten liberal

29.08.2018
17 0 0

Haftanın Dökümü

Yoğun bir haftayı geride bıraktık, ama yaşadıklarımızı geride bıraktığımız, bırakacağımız, daha önemlisi bırakabileceğimiz söylenemez. Cumartesi Anneleri, eşlerinin, çocuklarının, kardeşlerinin akıbetini soran, öldürülmüş olanların katillerinin bulunmasını isteyen demokratik eylemlerine ilk başladıklarında hoyrat bir baskı ile karşılaşmışlardı. Ara

27.08.2018
21 0 0

Hep Biz mi Ödeyeceğiz

Artık üstümüze üstümüze geliyor. Ücretler yerinde bile saymıyor; enflasyon uçuşta, pazar çıldırdı; elektrik, su, doğalgaz kısaca kullanmaktan kaçınamayacağımız temel tüketim kaynaklarına zam üstüne zam yapılıyor. Krizlerde yük, gelir durumuna bakılmaksızın her zaman sayıca çok olanın üstüne yıkılmak durumundaymış, başka çare yokmuş. Aslında sizin

26.08.2018
13 0 0

Unutma Yarın Cumartesi

Silivri'de kapalıdaydık, bir zamanlar arkadaşlarımız olanların savcılıkta, poliste verdikleri ifadeleri, attıkları tweet'leri okuduk, yüzümüzdeki gülümsemeyi unutamam. Yorgun günlerdi, biz gülümseyerek yendik yorgunluğumuzu Unutma yarın Cumartesi. Neden yorgunduk anlatmak zor. Geceler boyu çalışmak yormaz insanı, uzun yürüyüşlerde ayakların sızlam

24.08.2018
17 0 0

Büyük Sorunumuz: İşsizlik

Gazeteciliğin durumunu ele almaya çalıştığım "Gazetecilik Ölüyor mu" başlıklı köşe yazısı ile ilgili olarak okurlarımdan ve meslektaşlarımdan konuyu farklı açılardan irdeleyen yanıtlar aldım. Genç bir meslektaşım Melih Kadir Yılmaz da gerçekten önemli bir sorun olan işsizlik olgusuna, değinmiş demeyeyim haksızlık olur, itiraz ediyor, isyan ediyor v

20.08.2018
18 0 0

Umutsuzluğun Düşmanı Samir Amin

Ne zaman bir grup düşünen, tartışan insan bir araya gelse karamsarlık bulutları gökyüzünde birikmeye başlıyor. "Artık bu iş bitti" teslimiyetçiliğinin, aklı başında insanları bu şekilde etkiliyor olması ne kadar üzücü, ne kadar korkutucu. Korkutucu çünkü karamsarlık bulaşıcıdır; insanın kötü özelliklerinden birisi olan konformizmin çocuğudur. Tesl

19.08.2018
22 0 0

Gazetecilik ölüyor mu

Böyle bir tehlike var. Tüm dünyada gerçeklerden kaçma eğilimi güçlendikçe gazeteciliğin halkı gerçeklerden haberdar etme alanı da daralıyor. Gerçeğin yerini "post truth" "gerçek sonrası" ya da daha anlaşılır olsun "sahte gerçek" alıyor. Bu türden sahteciliğin kimin işine yarayacağı üzerinde fazla durmaya gerek yok, herkes bilir, kim sanal bir dünya

17.08.2018
25 0 0