Gökhan Özcan Tüm Yazıları

113 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

Üç değini

Son İstanbul seyahatimde bir Afrika gönüllüsü olan Nazan Yalçınkaya'nın nazik davetine icabet ederek Çengelköy'deki Afrika Cafe'ye misafir oldum. Mekan aynı zamanda Afrika'da sosyal sorumluluk projeleri yürüten gönüllü bir kuruluşun, Assalam Derneği'nin de Türkiye'deki şubesi... Assalam, Afrika'nın doğusunda bulunan Zanzibar adasında kurulan bir de

20.02.2020
2 0 0

Düşünde düş gören düş

Bakıyor, bir şeyler görüyoruz. İçimizde bir ölçüye, tarife gelmez bir 'yer', gördüklerimizi birbirine ve daha önce bakıp gördüklerimize bağlıyor. Her yeni gelen daha önceden gelenlere eklemleniyor ve bir bütünlük oluşuyor. O bütünlüğün içinde parça-anlam, nihai muhtevasını kazanacağı bütün-anlama kavuşuyor. Peki görsel olan anlamlı olana nasıl dönü

17.02.2020
1 0 0

İnsandan sonra

"Sıfır NüfusLife After People" adında bir belgesel seyrettim geçenlerde. Yaşadığımız şu günlerin birinde, saatler belli bir dakikayı gösterdiğinde, yeryüzündeki insanların tamamı bir anda yok olsa ne olurdu sorusuna cevap aranıyordu belgeselde. Bilimsel verilerle mevcut işleyişte her şeyin nereye varacağı hesap edilmiş. Bir dakika sonra, üç dakika,

13.02.2020
1 0 0

Nomofobi ve diğer arızalar

Cep telefonu kullanıcılarının kendilerini her 15 dakikada bir telefonuna bakmak zorunda hissettiğini, ayrıca günde ortalama 150 kez cep telefonunun yanında olup olmadığını kontrol ettiğini biliyor muydunuz Yapılan araştırmalara göre durum bu!'Dijital Türkiye 2019' raporuna göre, ülkemizde yetişkinlerin yüzde 98'i cep telefonu, yüzde 77'si akıllı te

10.02.2020
4 0 0

Kısa yol, çıkmaz sokak

İstiyoruz ki her şey bir adım uzağımızda olsun, istediğimiz zaman uzanıp alalım. Gerçek için bu böyle, mutluluk için böyle, aşk için, başarı için, erdem için, bilgelik için, dostluk için, haklılık için bu hep böyle... Bütün bunların kendi miktarında birer servet olduğunu ve bu kazancın ancak uğraşıp didinerek, sabırla biriktirilerek elde edildiğini

06.02.2020
4 0 0

Aynaya göz kırpmak

Birbirimizi her vesileyle, hatta vesile yoksa üreterek yormaya, kırmaya, incitmeye, yaralamaya fırsat kolluyoruz. Her insanı, fikri, tarafı, inancı ne olursa olsun bir araya getirmesi gereken insanî ortak zemin ayağımızın altından her geçen gün biraz daha kayıyor. Hayatın hepimizi birbirimize karşı yumuşatması beklenen asgari müşterekler birer bire

30.01.2020
4 0 0

Hikayenin koptuğu yer

Yer sarsıldığında, insan sarsılır. Hikaye bir an için kopar, devam eden her şey fay hatlarıyla birlikte kırılır. Bilinenler unutulur, elimizde olduğu vehmine kapıldığımız her şeyden şüpheye düşülür. Hikayenin iki ucu zamanla koptuğu yerden yeniden düğümlenip bağlansa da o düğüm yeri unutulmaz, hikayenin hafızasından silinmez. Kaldı ki, koptuğu yerd

27.01.2020
3 0 0

Doğruya doğru, yanlışa yanlış

Yanlışın da, doğrunun da tarifi belli; yüce kitabımızda açıkça çerçevesi çizilmiş. Bu kavramlar, tarifini kafamıza göre, keyfimize göre, menfaatimize göre değiştirebileceğimiz, yoğurarak istediğimiz şekli verebileceğimiz, su katarak istediğimiz kıvama getirebileceğimiz, kendimize doğru yontabileceğimiz şeyler değil... Yanlış ve doğru, ilahi kelamda

23.01.2020
4 0 0

Uğultu

Havalar soğudu. İnsanlar konuşurken sözlerin ağızlarından çıkar çıkmaz buharlaştığını görüyoruz. Bu aslında hep oluyor ama biz sadece soğuk havalarda bunu gözümüzle görüyoruz.Görünüşte çok önemli şeyler konuşuyoruz, çok önemli meselelere değiniyor, çok hayati tespitlerde bulunuyoruz. Sonra ne oluyor Hiç! Başka bir meselede yine önemli şeyler konuşm

20.01.2020
5 0 0

Derin bir nefes

"Bana doğru döndüğünde bana baktığını zannediyorum ama belli ki beni görmüyor" diye mırıldandı kederle. Ve "Ona baktığımda, aslında kendini de hiç görmediğini fark ediyorum" diye ekledi ardından. Hayatlarını doğduğu günden, yaşadığı şehirden, bitirdiği okullardan, gittiği ülkelerden, okuduğu kitaplardan, izlediği filmlerden, kullandığı markalardan,

16.01.2020
5 0 0