"Bütün gazete ve internet medyası köşe yazarları ve karikatürlerini buradan takip edin."

Gökhan Özcan Tüm Yazıları

124 yazı (1 - 10 arası) listeleniyor

Parçalanmış aynalar

"Yatak odasındaki yatağın üstünde kırık bir ayna yatıyordu; parçaları kendini bir araya getirmeye çalışan ama başaramayan bir dünya misali çırpınır gibiydi" diyor J. G. Ballard, 'Gökdelen' ismini verdiği distopik romanında.Kimileri için her şey çok zor... Ellerinden kayıp gitmekte olan bir şeye sımsıkı tutunmaya çalışıyorlar. Panik halinde... O kad

30.03.2020
1 0 0

Bana listeni söyle!

Herkes evinde kapalı kaldı ya, vaktin neyle geçirileceği bir sıkıntı halini aldı. Herkes birbirine bunu soruyor, çünkü kahir ekseriyetin ne yapabileceğine dair bir fikri de, o fikri sıfırdan oluşturmaya yönelik bir gayreti de yok. Çünkü artık herkese normal gelen 'kurgu' değişmiş durumda; ev dediğimiz ve galiba artık biraz yabancısı gibi olduğumuz

26.03.2020
3 0 0

Kendiyle kalma korkusu

"Her şey bir unutkanlıktı arada bir deliler gibi kavuştuğumuz tüfekle vurulmuş bir parsın yarasında kısacık yoğun bir akşam biliyordum bir soğuktu nereye varsam bir yanımda bir el bir yanda vazgeçilmez bir sancı ve kısacık yoğun bir akşam" diyor Turgut Uyar bir şiirinde.Hayatın ezberi bozuldu. Otomatiğe bağlanmış düzen yıkıldı. Kurgu işlemez oldu.

23.03.2020
2 0 0

Evde tek başına

"Duvar, çatı, pencere ve kapıdan oluşan sağlam ev günümüzde zaten maddi ve gayrı maddi kablolarla delik deşik edilmiş, çatlaklarından iletişim rüzgarlarının estiği bir harabeye dönüşmüştür" diyor Byung-Chul Han, 'Şeffaflık Toplumu' kitabında.Rivayete göre, Çinliler eskiden birbirlerine kızdıklarında "Tuhaf zamanlarda yaşayasın!" diye beddua edermiş

19.03.2020
3 0 0

Ters giden şeyler

İnsan, kendisinin acıklı bir karikatürü olmaya doğru gidiyor hızla. Ölmekten 'ölesiye' korkan ve fakat neredeyse her yaptığıyla hayatın bir parçasını yok etmekten geri durmayan acayip, nobran, şuursuz canlılar oluyoruz. Çok mu abartılı geliyor kulağa kurduğum bu cümleler Belki biraz... Keşke tamamen abarttığımı kendime kabul ettirebilsem... Ama 'dü

16.03.2020
4 0 0

Amenna ve saddakna

Ne olduğuna, ne yaparsak onunla başa çıkacağımıza dair doğru dürüst bilgi sahibi bile olamadığımız bir yeni zamanlar virüsü, adeta elini kolunu sallaya sallaya dünyayı dolaşıyor. En yoksullardan en makam-mevki sahiplerine kadar herkesi tehdit edebiliyor ve bazılarını gerçekten eline geçirip tüketiyor. Korku içten içe insanlığı kemiriyor, şehirler b

12.03.2020
4 0 0

Karanlığa bakan göz ışığını kaybeder!

Evimin karşısındaki hastanenin bahçesinde, sokaktaki kedi köpek yesin diye yiyecek bir şeyler bırakıyor yaşlıca bir amca. On kem söz söyleniyorsa, arasına bir güzel söz sıkıştırmaya çalışıyor bir başkası. 'Durumu olmayan ortaöğretim öğrencilere ücretsiz matematik dersi verilir' yazılı bir ilan gördüm sitenin duvarında. Felaket bölgesinde bulunanlar

09.03.2020
6 0 0

Fikrin çöp hali

İnsanların fikirlerini ifade etmeleri, uygulamada sıkıntılar yaşansa da teorik olarak her ülkede teminat altına alınmış bir hak olarak görülüyor. İşin bu kısmı güzel ve gerekli... Ancak insanların gerçek fikirlere sahip olmalarının önündeki engellerle ilgili koruyucu bir düzenleme yok. Bugün öyle görünüyor ki, gerçekten fikir sahibi olmak insanlık

05.03.2020
4 0 0

Ragıp ağabey...

Seksenli yılların sonlarında tanıştım Ragıp ağabeyle. Gazeteye (eski Zaman) uğrardı ara sıra. Nabi ağabey, gazetedeki odasında tanıştırmıştı bizi. Gelip gittikçe muhabbeti demlemeye başladık. O yıllar, benim de yirmili yaşlarımın başları; yazmaya niyetlendiğimiz, yazmak için cesaret biriktirmeye çalıştığımız yıllar, kelimelerle emekleme zamanları..

02.03.2020
6 0 0

Anlam yetmezliği

Uzun, iddialı bir cümleye başlayıp da, yarı yolda gedeceği yeri unutan, dolayısıyla anlamı bağlayacak uygun yeri bir türlü bulamayan biri gibi yaşıyoruz hayatı çoğumuz. Geriye bakınca içinde bir anlam yetmezliği, bir boşa akıp gitmişlik, filmin ortasında bir uyuyakalmışlık hissetmeyen kim var "Benim hakkımda ne düşünüyor bilmek istiyorum. Beni bir

27.02.2020
5 0 0