Yeni AsyaFaruk Çakır21 Şubat 2021
Okunma: 2  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Sonraki Yazısı
Faruk Çakır
Faruk Çakır
Faruk Çakır
21 Şubat 2021
Türkiye'nin geleceği
Ülkemizin daha iyi noktalara ulaşması için çalışmalar yapmak, tahminlerde bulunmak ve geleceği planlamak milletin ve memleketin menfaatine olan bir durumdur. Plansız, programsız iş yaparak 'Büyük Türkiye' olmak kolay değildir.

İktisadi Kalkınma Vakfı'nın (İKV) tarafından internet üzerinden düzenlenen bir toplantıda (webinar) "Avrupa'nın Geleceği ve Türkiye" konusu tartışılmış. Vakfın Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, özetle "Avrupasız bir Türkiye düşünülemeyeceği gibi, Türkiyesiz bir Avrupa da düşünülemez" demiş ve işlerin buna göre planlanması icap ettiğine dikkat çekmiş. (aa, 19 Şubat 2021)

Toplantı başlığı olarak "Avrupa'nın Geleceği ve Türkiye" denilmiş. "Türkiye'nin Geleceği ve Avrupa" da denilebilirdi. Türkiye'nin geleceğini AB'den bağımsız olarak planlamak zor olsa da, esasta "Türkiye'nin geleceği" hepimizi ilgilendiriyor.

Konferansın bütün Avrupa'nın geleceğini ilgilendirdiği için Avrupa'nın önemli bir ülkesi ve AB adayı olan Türkiye'nin de katkı sağlaması gerektiğini kaydeden Zeytinoğlu, "Sivil toplum kuruluşları olarak bu sürece görüş ve düşüncelerimizle katkıda bulunmak için çalışmalıyız" ifadelerini kullanmış.

Zeytinoğlu'nun çizdiği AB tablosu şöyle: "2019'da göreve gelen AB Konseyi, Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu kendilerine bazı öncelikler belirledi. Bunlar arasında dijitalleşme ve yeşil mutabakat öne çıkıyor. AB Paris İklim Anlaşması hedeflerine ulaşmak için ekonomiyi ve tüm politikaları yeşil dönüşüme tabi tutuyor. Bunun yanında teknoloji yarışında geri kalmamak için dijitalleşme atılımını da önemsiyor. 21. yüzyılda AB'nin anlamını ve önemini devam ettirmesinin tek yolu bu iki öncelikli alanda başarıya ulaşmak. Bunun yanında sosyal adaletin sağlanması, AB'nin dış politikasının güçlendirilmesi ve AB değerlerinin korunması da önem taşıyor. Tüm bu amaçlara ulaşabilmek için, AB'nin hızlı karar alabilmesini ve ortak hareket etmesini sağlayacak kurumsal reformlara da ihtiyaç bulunuyor. Tüm bu konuların Avrupa'nın Geleceği Konferansı'nda ele alınması söz konusu. Yaklaşık 2 yıl sürmesi beklenen bu sürecin 9 Mayıs 2020'd