Yeni AsyaFaruk Çakır14 Ocak 2021
Okunma: 5  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Sonraki Yazısı
Faruk Çakır
Faruk Çakır
Faruk Çakır
14 Ocak 2021
Sözünü tutmayan kim
Önce, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki gel-gitleri göstermesi bakımından örnek sayılabilecek bir haberi hatırlayalım: "Yapılan açıklamaya göre, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile görüşen Cumhurbaşkanı, görüşmede, AB'nin Türkiye'nin gündeminde öncelikli konumda olduğunu ve Türkiye'nin geleceğini Avrupa'da gördüklerini ifade etti." (AA, 9 Ocak 2021)

Türkiye'nin 'geleceğini' Avrupa'da, yani AB'de görmesi doğru bir tercih. Esasında bu tercih, bugün dile getirilen bir mesele değil. Yıllar önce Türkiye'nin AB'ye üye olma meselesi 'devlet kararı' olarak açıklanmış ve bu yolda da değişik çalışmalar yapılmıştır. Ancak üyelik için gerekli olan şartların yerine getirilmesi istendiğinde bundan kaçılmış ve top taca atılmak suretiyle "AB bizi üye olarak almak istemiyor, bize engel çıkarılıyor" denilmiştir. Sonrasında da "AB üyeliği olmasa da olur. Bize 'Ankara Kriterleri' yeter" benzeri beyanatlar verilmiş. Bu hal Türkiye'yi idare edenlerin kararsızlığını göstermez mi Lütfen bir karar verilsin: Avrupa Birliği'ne üye olmak milletin menfaatine mi Biz gerekli şartları yerine getirdiğimiz halde AB engel mi çıkarıyor Eğer öyle ise "Türkiye'nin geleceğini Avrupa'da" görmek doğru mudur Doğru ise işler niçin buna uygun yapılmıyor

Dikkat edilecek olursa "AB'ye üye olmak için çalışıyoruz" diyenlerle "AB olmasa da olur, AB'den bize ne. Kendi yolumuzu kendimiz çizeriz" benzeri açıklamaları yapanlar aynı idareciler. Bu 'gel-git'ler, bu istikrarsız beyanlar Türkiye'nin menfaatine olabilir mi

Esas olan hak, hukuk ve adalet yolunda ilerleyebilmek ve bu husustaki eksikleri ortadan kaldırmak olmalı. Bunun yolu AB üyeliği ise bundan niçin kaçılsın Üye olmadan da bu mümkün ise o yapılsın. Fakat Türkiye ve dünya şartları 'üye'likten uzaklaşan ülkemizin bu seviyeye, o iyi şartlara ulaşmasının mümkün olmayacağını gösteriyor.

Avrupa Birliği idarecileri de, herkesin bildiği bu durumu hatırlatınca bu defa onlara kızıyoruz. Nitekim, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor, buna istinaden tam üyelik sürecinin başında Türkiye'nin AB'ye taahhüt ettiği reform sözlerine dönüş çağrısı yapmış. Amor, AB rotasına dönüşün demokrasi değerlerine dönüş anlamına geldiğini ifade ederken Türkiye