Yeni AsyaFaruk Çakır07 Nisan 2021
Okunma: 4  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Faruk Çakır
Faruk Çakır
Faruk Çakır
07 Nisan 2021
Kutlular Ağabeyi uğurlarken
Mehmet Kutlular Ağabey de her fani gibi takdir edilen ömrü yaşadı ve dün (6 Nisan 2021) ebedi âleme göçtü. Bu vesileyle başta ailesi ve yakınları olmak üzere bütün camiamıza başsağlığı diliyoruz.

Kutlular Ağabey Yeni Asya'nın kuruluşunda yer alan, gençleri yetiştiren ve onların ufkunu açan bir isim olarak temayüz etmişti. Son yıllardaki sağlık sıkıntıları günleri hariç, her gün gazetede bulunur ve haber toplantılarında yer alarak hadiselere doğru teşhis konulmasında rol oynardı.

1984'ün sonlarından itibaren yanında çalışmak nasip oldu. Yeni Asya'nın 15. kuruluş yılı toplantısında (Kızılay Toplantı Salonu, Vezneciler, 1985) Yeni Asya çalışanı olarak hediyemizi onun elinden almıştım. Sonrasında Yeni Asya bünyesindeki değişik vazifelerimiz sebebiyle hemen her gün onunla görüşürdük. Aynı masa etrafındaki toplantılarda biz de fikirlerimizi beyan ederdik.

Mehmet Kutlular Ağabeyin bir özelliği de, çalkantılı ve zor günlerde cesaretle ortaya çıkması hakikati haykırmasıydı. 28 Şubat 1999 sürecinde yaşananlar hâlâ hatırlardadır. Marmara Depremi sonrasında "Deprem İlâhî ikazdır" dediği için haksız bir şekilde cezaya çarptırılmış ve hapse girmişti.

Haksız yere aldığı ceza için Kırklareli'nin Vize ilçesindeki cezaevinde yatarken iki defa ziyaretine gitmiştik. Cezaevinde ziyaretçi sayısı ile ilgili sınırlama olduğu için birinde eşlik ettiğimiz misafirler cezaevine girmişti. İkinci ziyarette ise biz de cezaevinde onu ziyaret etmiş 'çay ocağı'nda anlattıklarını dinlemiştik. Cezaevinde de aynı hassasiyetle hizmetlerle ilgilenmeye devam etmiş, asla doğru bildiği kanaatlerinden taviz vermemişti.

Cezaevinden tahliye olduktan sonra ilk röportajı da İbrahim Özdabak Abiyle birlikte biz yapmış ve röportaj gazetede yayınlandıktan sonra "Zindanda 276 Gün" adıyla broşür olarak basılmış ve dağıtılmıştı.

Kutlular Ağabey o sohbetimizde Türkiye'nin bir numaralı problemini şöyle anlatmıştı: "Türkiye'nin bir numaralı problemi demokratikleşememektir. Biz hiçbir zaman ümidimizi kesmedik. Ama bunun gerçekleşebilmesi için, topumun bu değerlere sahip çıkması lâzım. Kendi huzur ve saadetinin bu yolla o