HürriyetErtuğrul Özkök18 Kasım 2020
Okunma: 3  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Ertuğrul Özkök
Ertuğrul Özkök
Ertuğrul Özkök
18 Kasım 2020
Yanan Vaniköy Camisi ne zaman kime devredildi

Dünkü yazımda Vaniköy'de yanan cami ile ilgili bir gözlemimi aktarmış ve bir eleştiride bulunmuştum.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Bölge Müdürü Musa Akdeniz bir bilgi notu gönderdi.

Arkasından Kültür Bakanı Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan da aradı.

Her ikisi de ilginç bilgiler verdi.

Geçen pazar gününden beri kamuoyunun dikkatini çeken bu camiyle ilgili ilginç bilgilere yer verilmişti.

Bugün bu bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

Bu cami 1671 yılında Bursa'da "Mülhak Yeni Cami Vaizi Şeyh Vani Mehmet bin Bestam Vakfı" adı altında kurulmuş bir vakıf tarafından yaptırılmış.

Vakfın son yöneticisi Yılmaz Tekin Vanioğlu 2018 yılında ölmüş.

Aileden hiç kimse vakfın yönetimini talep etmeyince vakıf ve cami Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne geçmiş.

Ancak bir süre sonra aynı aileden 30 yaşındaki Uğur Vanioğlu adlı bir kişi Bursa'da mahkemeye başvurup yönetimin kendisine devredilmesini istemiş.

Mahkeme 25 Şubat günü vakfın yönetiminin bu kişiye devredilmesi kararı almış.

Bunun üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğü de 26 Ekim 2020 günü Uğur Vanioğlu'nu vakıf yöneticisi olarak tayin etmiş.

Cami geçen pazar yandıktan sonra çeşitli yerlerde 10 Kasım günü bu kişiye devredildiği yazıldı.

Ben de bu teslim işinin niye 10 Kasım günü yapıldığını sormuştum.

O konu da ilginç...

Vakıflar Genel Müdürlüğü 2 Kasım günü Uğur Vanioğlu'na bir yazı yazarak gelip vakfı teslim almasını bildirmiş.

Ancak Vanioğlu, 10 Kasım günü gelerek devir teslim işlemini yapmış.

Yani Vakıflar Genel Müdürlüğü teslim için bir tarih belirlememiş, ancak yeni yönetici devralmaya 10 Kasım günü gelmiş.

Peki kim bu camiyi devralan kişi

Antalya'da yaşıyor.
Vakfın giderlerini karşılayacak bir gelire sahip olmadığı belirtiliyor.

Gelelim bir başka soruya...

Bu vakfın arkasında bir cemaat, bir tarikat var mı

Odatv'de Soner Yalçın'ın yazdığına göre vakfın ilk kurucusu, Osmanlı döneminde "Kadızade Gettosu" denilen bir çevreye yakınmış.

Ezanın makamla okunmasına, salavat getirilmesine, camilerde birden fazla minare olmasına ve zikre karşı bir görüşü savunuyorlarmış.

Yani Hazreti Muhammed'den sonra dine getirilen yeni uygulamalara karşılarmış.

Ya bugün yönetimi devralan Uğur Vanioğlu'nun arkasında böyle bir cemaat var mı

Ahmet Misbah Demircan "Hayır yok" diyor...

Parası yok, cemaati yok, öyleyse yanan camiyi kim yeniden inşa edecek

O konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan devreye girmiş ve yardımsever bir işinsanı bulunmuş.

Evet geçen pazar yanan caminin arkasında böyle bir hikâye var.

ALSANCAK BELLE EPOQUE'UN EFSANE PRENSİNİ KAYBETTİK

İzmirli bir genç olarak, Hürriyet'ten önce onu tanıdım...

Nedim Demirağ'ı...

Nasıl ki Paris Saint Germain'in bir "Belle Epoque"u yani hayat dolu güzel bir dönemi varsa, İzmir Alsancak'ın da vardı...

60'lı yılların sonu ve 70'ler...

Enis Berki İzmir'in ilk açık Corvette arabasında...

Yanında 'Issız Adam'ın "Anlamazdın" şarkısını hepimizin hayatına sokan Ayla Dikmen...

Metin Oktay taçsız kral olarak sahalarda...

İzmir Fuarı'nın altın yılları...

Zeki Müren orada... Ajda Pekkan orada... Zeki-Metin ortalığı kırıyor...

Ve bir de Plaza Pastanesi...

Nedim Demirağ yani...

Onun kurucuları...

İzmir'in modernite ve sosyete nabzı orada atıyor...

Biraz ileride İzmir'in ilk Jukebox'u... İlk "Love me Do" orada dinleniyor.

Demirağ sonra Hürriyet'in Ege temsilcisi oluyor... Hürriyet bir imparatorluk...

Sahibi Erol Simavi imparator...

Ya Nedim Demirağ...

O bağımsız devletin prensi... Hürriyet Ege'nin veliaht prensi...

Yıllar geçiyor...

80'lerin sonu...

Ben Ankara temsilcisiyim...

O İzmir'de oturuyor, ama büroya klima cihazı mı lazım...

İmparatorluğun merkezi İstanbul'a değil Ege'nin prensi Nedim Demirağ'a söylüyoruz...

O her daim Erol Simavi'nin yanında...

Bütün Hürriyetçilerin yardım meleği... Klima iki gün sonra büroya takılmış, hepimiz mutluyuz...

İzmir'e gittik mi, onun prensliğinin sınırlarındayız...

Kalamarın en iyisi, buzlu bademin en buzlusu, şarabın en kralı bizim masada...

Sadece Hürriyet'in değil, Yeni Asır ve bütün öteki gazetelerin akşam baskıları önce bize geliyor...

Kral adamdı Nedim...

Sakin değil, en sakin güçtü o... Bonkördü... İyi insandı...

İşte böyle bir insanı kaybetti İzmir... İzmir'in altın çağının, altın kalpli prensini...

Erol Simavi de Nedim Demirağ da İzmir'e Belle Epoque damgasını vuran insanlardandı...

Nur içinde yatsınlar...

'BİR BAŞKADIR' DA O APARTMANDAN ÇIKMIŞ

Bursa'nın Çekirge mevkisinde bir apartman var.

Adı Petek Apartmanı...

Geçmişte bu apartmanda yaşayanları yazmıştım...

Moda ve tasarımda Türkiye'nin uluslararası alanda en tanınmış markalarından Dice Kayek'i yaratan Ayşe ve Ece Ege o apartmanda büyüdü...

Bir başka uluslararası modacımız Atıl Kutoğlu da o apartmandan çıktı...

Keza "Gilan&