SözcüEmin Çölaşan18 Kasım 2020
Okunma: 6  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Sonraki Yazısı
Emin Çölaşan
Emin Çölaşan
Emin Çölaşan
18 Kasım 2020
Sıkı önlemler gelecek mi

Sevgili okurlarım, insanlık aleminin yaşadığı en büyük sağlık sorunu ile boğuşma devam ediyor.

Adına korona denilen bu vahşi virüs herkese bulaşıyor.

Bulaşmasa bile hepimizi korkuttu ya, bu yeter.

Bir yanda bilim ve bilimsel çalışmalar, icat edildiği açıklanan aşılar!

Öbür yanda insanların ölüm korkusu...

Aşılar piyasaya hangi zamanda, hangi koşullar altında ve kaç paraya sürülecek, gerçekten yararlı olacak mı, bence hiçbir şey belli değil.

Birileri yüz milyonlarca değil, milyarlarca insanı kandırıyor olmasın!

Olaya bu korona açısından bakıldığında, Türkiye olarak ne yazık ki olumlu notlar alamadık.

Hasta sayıları bilerek düşük gösteriliyor.

Koronadan ölenlerin sayısı milletten gizleniyor.

Ölümcül salgın giderek yayılıyor.

Bu işin önleminin maske-mesafe-temizlik üçlüsü olmadığı artık kesinleşti. Bu üçlüye uymak birinci koşul ama onu bile yerine getiremiyoruz...

Daha sert, daha caydırıcı önlemler alınması gerekiyor.

Bu önlemler elbette ki çok sayıda insanımızı mağdur edecek, zaten batık durumda olan ekonomiyi daha da zorlayacak.

Bir sürü iş yeri yeniden kapanacak, işsiz sayısı daha da artacak.

Ancak işin uzmanı olan hekimler "Bu bela ile baş etmenin başka yolu yok" diyorlar.

Şu anda alınmış olan önlemlere bakıldığında insanın gerçekten gülesi geliyor!

65 yaş üzerine belli saatlerde sokağa çıkma yasağı...

Tamamen göstermelik... Eğer şansınız yoksa ve sokakta enselenirseniz para cezası ödüyorsunuz!

Belli sokaklarda ve meydanlarda sigara içme yasağı...

Koronanın açık havada içilen sigaralardan bulaştığını da böylece öğrenmiş olduk!

Bar ve kafelerin gece saat 22'de kapatılmış olması... Evlere paket servis hariç!

Demek ki virüs belli saatlerde canlı, sonrasında hayata veda ediyor! Paket servise hiç uğramıyor...

İş bir anlamda kara mizaha dönüştü!

Alınacak yeni önlemler konusunda dün akşam saatlerinde Bakanlar Kurulu toplanacaktı. Ne gibi kararlar çıktığı bu yazıyı yazdığım sırada henüz belli değildi.

Bizdeki bakanların halk tarafından değil, aynı zamanda iktidar partisinin genel başkanı olan cumhurbaşkanı tarafından seçildiğini bilmeyenimiz yok.

Yani kusura bakmasınlar ama şunu söylemek istiyorum...

Bu gibi teknik ve bilimsel konulardan biz ne kadar anlıyorsak, Enerji Bakanı, Tarım Bakanı da ancak o kadar anlar.

Ortalıkta sözüm ona bir "Bilim Kurulu" var...

Çok değerli hekimlerden oluşan sayısı epeyce kalabalık, ancak göstermelik bir kurul...

Bu konuda gerekli kararları alması gereken sadece Sağlık Bakanlığı, zorlayıcı önerilerde bulunması gereken ise Bilim Kurulu'dur.

Ancak gelin görün ki, Bilim Kurulu tamamen etkisiz durumdadır.

Bunu bilen değerli hocalarımız işte bu yüzden medyayı bireysel olarak kullanıyor.

Verdikleri demeçleri her gün izliyoruz.

Bazen çelişkili sözler söylediklerini de görüyoruz.

Demek ki iktidar, söz konusu kurulun yetkilerini de eline geçirmiş, verilen kararlar siyasi doğrultuda oluyor.

Sağlık Bakanı derseniz millet ona artık hiç güvenmiyor.

O, kendince siyaset yapıp olumsuz rakamları gizleme peşinde.

Böylesine yaşamsal bir konuda bile parti genel başkanının emri ve kumandası altında. Gerekli kararları alması, ya da aldırması bir türlü mümkün olmuyor.

Peki ama acil olarak alınması gereken önlemler nelerdir En az sayıda insanı mağdur ederek hangi kararlar alınabilir

Bu sorunun yanıtını ben veremem... (Bizler veremeyiz.)

Eğer verecek donanımd