MilliyetDÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ21 Şubat 2021
Okunma: 5  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Önceki Yazısı
DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ
DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ
DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ
21 Şubat 2021
Örnek insan Nizamülmülk

Ali EM

Horasan'ın Tüs şehrinde 10 Nisan 1018 yılında dünyaya gelen ve asıl adı (Hasan b. Ali b. İshak et Tusı) olan, Selçuklu Devleti'nin kuruluş döneminde gösterdiği üstün gayretleriyle ön plana çıkan, (mülkü nizamlayan, devleti düzenleyen anlamına gelen) "NİZAMÜLMÜLK" unvanını alan ve tarihte bu unvanla anılan Vezirdir. Selçuklu Sultanı Alp Arslan tarafından, babası Çağrı beyin tanıtımı ve vasiyeti üzerine, vezirliğe getirilmiştir (1063-1072). Alp Arslan'ın Malazgirt Savaşı dışındaki bütün seferlerine katılmış ve saltanat mücadelesine girişen Kutalmış isyanının bastırılmasını sağlamış ve Alp Arslan'ın ani ölümünün ardından oğlu Melikşah'ın tahta geçmesinde önemli rol oynamış ve bu sultanın da vezirliğini (1072-1092) yapmıştır.

Nizamülmülk siyasi, hukuki, askeri, ilmi ve eğitim alanlarında döneminde çığır açmış bir devlet adamıdır. Sultan Melikşah'ın istemi üzerine Nizamülmülk'ün yazdığı, Büyük Selçuklu devletinden önce hüküm süren devletlerin tarihi süreçlerini, Selçuklu Devleti'nin idari, askeri, sosyo- ekonomik ve kültürel konularıyla ilgili bilgileri içeren elli fasıldan oluşan Siyasetname'yi Sultan beğenmiştir. Eserin doyurucu bilgiler içermesi, eser sahibinin ne kadar yetkin olduğunun göstergesidir.

Nizamülmülk, halkın huzurunu korumak ve güvenliğini sağlamak için mahkemeler kurdurmuş ve mevcut olanların kalitesini yükselttirmiştir. O dönemde hâkimlik görevini yapan kadılarla ilgili yayımladığı (Kadı ve Hatiplere ve Memuriyetlerine Müteallik Revnak ve İtibara Dair) belgede; kadıların nitelikleri ve yeterlilikleri, yaptıkları görevin önem ve hassasiyeti ile yüceliği belirtilmek suretiyle bu mesleğin önemini ortaya koymuştur. Nizamülmülk'ün yönetim konusundaki bilgi üstünlüğü günümüze kadar unutulmadan gelmiştir. Özellikle halkın hukukuna özel önem vermesi ve devletin kapısını onlara açık tutması da takdirle anılan başka bir özelliğidir. Türk- İslam unsurlarını birleştirerek İkta sistemini uygulamıştır. İkta sistemi, mülk olmayan toprakların rekabesi (kuru mülkiyeti) devlete, tasarruf hakkı (yararlanma) ise savaşta başarı gösteren askerlere veya devlet hizmetinde bulunanlara bırakılan bir toprak kullanım sistemidir. Bu sistemde mü