MilliyetDR. JAN KLOD KAYUKA17 Kasım 2020
Okunma: 4  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Önceki Yazısı
Sonraki Yazısı
DR. JAN KLOD KAYUKA
DR. JAN KLOD KAYUKA
DR. JAN KLOD KAYUKA
17 Kasım 2020
METABOLİK SENDROM

Metabolik sendrom, kalp krizi, felç ve şeker hastalığı riskini artıran bazı risk faktörlerinin bir arada bulunduğu tehlikeli bir tablodur. Her biri sağlığı tehdit eden aşağıdaki 5 durumdan en az 3 tanesinin bir arada bulunması metabolik sendrom olarak adlandırılır.

Artmış bel çevresi: Göbek üzerinden ölçülen bel çevresinin erkeklerde 102 cm, kadınlarda 88 cm'den fazla olması metabolik sendromun ölçütlerinden biridir. Kalp hastalığına sebep olma açısından göbek etrafında birikmiş yağlar vücudun başka yerlerinde birikmiş olanlara göre daha tehlikelidir.

Yüksek trigliserid düzeyi: Kandaki trigliserid (serbest kan yağları) düzeyinin 150 mgdl'den yüksek olması (veya trigliserid düşüren ilaç kullanıyor olmak) metabolik sendromu tetikler.

Trigliserid yüksekliği damar sertliği ve şeker riskini artırır.

Düşük HDL düzeyi: HDL kolesterol "iyi huylu" kolesterol olarak bilinen bir kolesterol molekülü çeşididir ve damar sertliğine karşı koruyucu özelliği vardır. HDL kolesterol düzeyinin kadınlarda 50, erkeklerde 40 mgdl'nin altında olması metabolik sendromu tetikler.

Yüksek kan basıncı: Kan basıncının 13590 mmHg'dan yüksek olması (veya tansiyon düşürücü ilaç kullanıyor olmak) metabolik sendromu tetikler.

Bozulmuş açlık kan şekeri: Açlık kan şekerinin 100-125 mgdl arasında olması (açlık kan şekerinin 126 mgdl ve üzerinde olması şeker (diyabet) hastalığı demektir.

Metabolik sendrom ile insülin direnci arasında çok yakın bir ilişki vardır. İnsülin direnci, kalp sağlığını tehdit eden ve tedavi edilmesi gereken benzer bir sağlık sorunudur.

Metabolik sendromlu kişilerde metabolik sendromu olmayanlara göre gelecekte tip 2 diyabet gelişme riski 5 kat, kalp damar hastalığı gelişme riski ise 2 kat daha fazladır. Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması, polikistik over sendromu, uyku apne sendromu, safra taşı, gastroözofageal reflü, depresyon ve astım da metabolik sendromla ilişkili tablolar arasında sayılmaktadır. Kan şekeri yüksekliği, yüksek trigliserid seviyesi, HDL kolesterol düşüklüğü, karaciğer enzimleri yüksekliği, ürik asit yüksekliği gibi klasik bulgular yanında CRP yüksekliği de metabolik sendromun laboratuvar bulguları arasında yer alır.

Metabolik sendrom birçok ülkede erişkin popülasyonun 20 ile 30'unu etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunudur.

Metabolik sendroma karşı ne yapmalısınız

Metabolik sendromu oluşturan risk faktörleri birbirleriyle yakın ilişkilidir. Bu nedenle, tedaviyi bir bütün olarak ele almak gereklidir.

Uygun kiloda olduğunuzdan emin olun. Sağlıklı kiloda değilseniz bir an önce kilo verin ve uygun kiloda kalmaya özen gösterin. Verdiğiniz her 10 kg ile kan basıncınız 10 mmHg aşağıya inecektir.Haftada en az üç gün, her defasında en az 45 dakika tempolu ve düzenli hareket içeren egzersiz yapın.Tuz tüketiminizi azaltın. Günde toplam 4 - 5 gr'dan fazla tuz tüketmeyinBel çevrenizi takip edin. Unutmayın; bel çevreniz sadece estetik değil aynı zamanda sağlık ölçünüzdür.Kan basıncınızı düzenli ölçtürün, en iyisi kendiniz ölçmeyi öğrenin. Hipertansiyon hemen her zaman sinsi bir hastalıktır. Tedaviye başlamakta geç kalmayın.Tıbbi yardım alın. Metabolik sendrom veya bu sendromu oluşturan her bir risk faktörü çoğu zaman tıbbi tedavi gerektirir. Özellikle ailenizde kalp hastalığı veya şeker hastalığı öyküsü varsa geç kalmayın. Yüksek tansiyonun ve yüksek kolesterolün erken tedavisi sizi kalp hastalığından koruyacak en etkin önlemler arasındadır.

Çocuklarımızda ve genç erişkinlerde kilo sorunu ve metabolik sendrom sıklığı ciddi bir tehlikedir. Çocuklarınızın da kan basıncını ve kan kolesterol ve şeker değerlerini ölçtürmeyi ihmal etmeyin.

Metabolik sendrom riski kimlerde yüksektir

Metabolik sendrom fazla kilolu olan,