HürriyetDoğan Hızlan19 Şubat 2021
Okunma: 9  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Doğan Hızlan
Doğan Hızlan
Doğan Hızlan
19 Şubat 2021
'Her Yerde Kar Var'

Televizyondaki haberlerden öğrendiğime göre 1980'lerin müziği bu kapalı günlerde bizi stresten uzaklaştırıyormuş.

O yılların en meşhur şarkısı Adamo'nun söylediği "Her Yerde Kar Var"dı, aslı Fransızcaydı ama Adamo Türkçesini de söylemişti.

Kırık bir Türkçeydi.

Beni şaşırtan şey, bazı Türk sanatçıların da o şarkıyı kırık bir Türkçe ile okumalarıydı. Hadi Adamo yanılmıyorsam Belçikalı, ya Türkler.

İstanbul'a kar lapa lapa yağardı, Ayazpaşa'da oturduğumda, otomobille ya yokuş aşağı inmek ya da yokuş yukarı çıkmak gerekirdi. Ertuğrul Özkök'ün arabası ağır olduğundan hepimiz benim arabaya dolup gazeteye öyle giderdik.

Benim de oturduğum Sarayarkası Sokağı'nda kimler komşuydu: Ertuğrul Özkök, Nurcan Akad, Neyyire Özkan.

Nurcan'la balkonumuz yan yana olduğundan o geç saatlere kadar çalışır, kedisi Yavruş da bizim evde yaşardı.

Nurcan Akad'ın bir sözü ile kendimi statta buldum.

Şifo Mehmet, aldığı tazminatı İbrahim Betil'in başında olduğu eğitim vakfına bağışlamış.

Nurcan'a ne güzel ben bile orada olmak isterdim, demişim.

Akşam haberlerde İbrahim Betil, o gece benim de maçı seyredeceğimi ilan etmiş.

Ertesi gün baktım tanıdıklarım beni arıyor, ben de stada gittim beni kapalı bir odaya koydular. İlk yarıyı seyrettim herhalde duruşuma acımışlar, beni azat ettiler.

Kar yağınca gazetelerde bir telaş başlardı, yazıişleri bizi arar yazımızı erken göndermemiz gerektiğini, çünkü yolların karlı olduğunu söylerlerdi. Hatların kaçmaması sözü yazıişlerinde dolaşırdı.

Ünlü hâlâ anılan o kışta gazete çalışanlarından birçok kimse, Sultanahmet'teki otellerde kalırdı.

Hürriyet'in Molla Fenari Sokağı'ndaki binasının en üst katında, bir pansiyon da bulunurdu.

Bir yıl kar yağmış Adalar vapuru kıyıya yaklaşamamıştı.

Boğaz'da deniz buz tutmuş, kimileri üzerinde fotoğraf çektirmişlerdi.

Söylendiğine göre, 1928'de kiraz ağaçlarının üstüne kar yağmıştı.

ARA GÜLER'İ HATIRLAMAK

KARLA ilgili yazıların görsel eksikliğini hissettim.

Karlı bir gecede Galata Köprüsü'nün ıssızlığı, karla ilgili bütün yazılarayakışırdı.

Sirkeci'de kar yağarken Ara'nın çektiği atlı araba ve arabacı İstanbul'un kışının adının geçtiği her yere konulmalı.

İyi bir muhabirdi, İstanbul'daki sergilerde de son olarak İzmir'de Arkas Sanat Merkezi'nde de açılan sergi, bizim bireysel, toplumsal tarihimizin tanıklığını yansıtır.

O fotoğrafları çeken insan muhabirdir, kış günü sıcak evlerimizde otururken, o kar altında bu fotoğrafları çekmişti.

Hürriyet Gösteri'nin de yıllarca danışmanlığını yaptı.

Rahmetle analım.

EDEBİYATI UNUTTUK MU

BENCEgörsellik bizi o kadar teslim aldı ki edebiyatı unuttuk. Filmler tavsiye ediliyor, çeşitli televizyon programları tanıtılıyor ne yazık ki karla ilgili Türk şiirinin en güzel yapıtları hiç anılmıyor. Mevsimler iyi bir okursanız sizi o mevsimin edebiyatına götürür, belleğinizde mutlaka bu şiirlerden birkaç dize vardır.

Ahmet Muhip Dıranas'ın Kar şiirini hem kendi sesinden hem de Cemal Süreya'nın sesinden dinleyebilirsiniz.

Yahya Kemal Beyatlı'nın Kar Musîkîleri şiirini Tanburi Cemil Bey'in eşliğinde dinlemenin zevkini tahayyül edebilirsiniz.

Başka şairleri de yazıma almalıyım. Kara dair yazanları:

Cenap Şahabettin

Nâzım Hikmet

Edip Cansever

Behçet Necatigil

Cahit Sıtkı Tarancı

Attilâ İlhan

Sezai Karakoç

Necati Cumalı

Gülten Akın

Metin Altıok

Behçet Aysan

Ahmet Telli

Ataol Behramoğlu

Şükrü Erbaş

KIŞgeceleri muhabbetleri de değişti, televizyonlar, internet yalnızlığa sürüklüyor insanıinsanlığı.

Artıkkomşular toplanıp Vefa'ya boza içmeye gitmiyorlar.

Belki de bozayı Orhan Pamuk'un bozacısından içiyorlar.

YAZIMICumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası salonunda iyi piyanist İdil Biret'in Beethoven Sonatı'nı dinlerken yazdım.

X(".sharePop").click(function () {console.log('girdi...');mainShareContainer (".popDiv");if ((this).attr("id") "emailFromTop") {(mainShareContainer).appendTo(".epostaGonder");(".altOk").css("display", "none");if ((mainShareContainer).find("div.ustOkPop").length) {(".ustOkPop").css("display", "block")} else {("").appendTo(mainShareContainer)}} else {(mainShareContainer).appendTo(".arsivEkle");(".ustOkPop").css("display", "none");(".altOk").css("display", "block")}var m parseInt((this).attr("lpos"));var n parseInt((this).attr("tpos"));var l parseInt((this).attr("ph"));var k l 20;var g parseInt((this).attr("pw"));var h g 20;(mainShareContainer).css({ width: g "px", height: l "px", left: m "px", top: n "px" });(".popFull").css({ width: g "px", height: l "px" });(".kapatBut").css({ left: (h - 33) "px" });(".altOk").css({ left: ((h 2) 70) "px" });(".popFull").html("");('').appendTo((".popFull"));(mainShareContainer).show();return false});(".kapatBut").click(function () {(".popDiv").hide();});'EVDEYİMOKUYORUM'Doğan HIZLAN 18 Şubat 2021 Okutay Platformu'nun hazırladığı okuma kültürü üzerine kitabında, okuma ve kitap konusunda rakamlar ve tespitlerle bilgi veriliyor.

Kitap üç bölümden oluşuyor:

Birinci Bölüm'de platformun faaliyetleri, 24 ayda milyonlarca kişiye ulaşan projenin hedefleri yer alıyor.

İkinci Bölüm'de toplantılarda belirlenen sorunları, çözüm önerilerini, dünyadan örnekler ve makaleler eşliğinde okuyabilirsiniz.

Üçüncü Bölüm ise proje geliştirmek isteyenlere kapsamlı bir kılavuz sunuluyor.

Platformun kurucular listesinden sonra anket formu geliyor.

Anket içerikleri şöyle sıralanıyor:

Demografi

Pratikler

Yazının Devamını Oku 1950 kuşağından bir yıldız daha söndüDoğan HIZLAN 16 Şubat 2021 Kuşakdaşlarımızdan birinin aramızdan ayrılması onulmaz bir acı izi bırakıyor. Sevgili Demir Özlü de böyle biriydi.

Ferit Edgü ve Murat Katoğlu verdiler bana acı haberi.

Türk yazarlarının bedel listesi yüklüdür, sadece edebiyat tarihine bedel ödemezler, darbelerin de kara faturası onlara çıkar.

Demir Özlü hem 12 Mart'ta hem de 12 Eylül'de ağır bedeller ödedi.

p

Yalnız dostum, arkadaşım, kuşakdaşım değildi.

İki kız kardeşi de edebiyat ve çeviri dünyasındandı.

Tezer Özlü yazardı, Sezer Duru da hem yazar hem çevirmen. Gençliğimizde nice edebiyat toplantısını onların Fatih'teki evlerinde yaptık.

İsveç'te yaşayan

Yazının Devamını Oku 'Melek Anneme Ağıt'Doğan HIZLAN 14 Şubat 2021 Dünyaca ünlü flüt sanatçımız Şefika Kutluer, yeni CD'sini annesine adadı:

'Canım Melek Annem Ayşe Arıyak'a Ağıt'.

Şefika Kutluer'in birçok CD'sini dinledim. Flüt virtüözünün ulusal ve uluslararası birçok ödülü vardır.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Büyük Ödülü, Avusturya Cumhurbaşkanı'ndan aldığı Avusturya Liyakat Ödülü vardır.

'Şefika Kutluer Festivali' de bu alanda önemli bir etkinliktir.

p

Sanatçının 'Mevlânâ Rûmi' CD'si benim için önemli bir çalışmasıdır.

Yunus Emre Yılı için çalışmaların yapıldığı bugünlerde buradaki besteler daha da öne çıkmaktadır.

Neler icra edilmişti:

Yazının Devamını Oku Yazılanları bizzat yaşadımDoğan HIZLAN 13 Şubat 2021 '100. Yılında Cumhuriyet'in Popüler Kültür Haritası' serisinin yayımlanan ilk kitabında anlatılanları bizzat yaşadım. Bu yıllar içinde olanları yorumlarken II. Dünya Savaşı'nın günlük yaşam üzerine etkilerini unutmayın.

Derya Bengi - Erdir Zat'ın hazırladığı kitabı okurken 'gündelik yaşamımın günlüğü' duygusu uyandı bende.

Kitabın adını, kapsadığı tarihi dönemi yazmam gerekir önce: '100. Yılında Cumhuriyet'in Popüler Kültür Haritası 1' (1923 1950) "Her savaştan bir yara"'. (Sadettin Kaynak'ın Yanık Ömer'inden alıntı.)

- Daktilo aranıyor ilanını görünce sekreterlik müessesesinin başlangıcını anımsadım. Kısa zaman önceye kadar sadece kurumlarda değil, mahkemelerde de zabıt kâtibi olarak çalışırlardı. Kantosu bile vardı.

- Müzik tarihini merak ederseniz zamanın popüler solistlerinin hayatını bulabilirsiniz, CD'lerini de dinleyebilirsiniz. Bu listenin başında 'Deniz Kızı Eftalya' gelir.

- Çocukluğumun bir bölümünde, II. Dünya Savaşı sırasında akşamları evimizde siyah istorları kapatırdık. Hedef olmayalım diye.

Ekmek karnesinin bizim kuşağın nüfus kâğıdında damgası vardır. Şimdi çeşit çeşit ekmeği görünce o günlerin bıraktığı iz kendini belli ediyor. Kahvenin bile bulunamayışından söz edilir, hatta nohudun kavrularak içildiği söylenirdi. Yaşadığımız, yaşadığım o günleri Rıfat Ilgaz'ın 'Karartma Geceleri'nde okuyabilir, filmini de görebilirsiniz.

- Buzdolabı frijder olarak bilinirdi. Frigidaire bir buzdolabı markasıydı. İlk o geldiği için buzdolabı sözünü o zaman hiç duymadım. Ayrıca kapı açacağında kilit vardı. Herhalde çocuklar düşünülerek yapılmıştı.

- Devlet büyükleri, başta Atatürk, oraya gittiği için Florya gözde bir yazlık yeriydi. Ailemle bazı pazar günleri Florya'daki plaj gazinosuna gider, 'komple 5 çayı' içerdik. Çay, bisküvi, kurabiyeler...

Yazının Devamını Oku Hangisi İstanbulDoğan HIZLAN 11 Şubat 2021 Her yıl bu aylarda yıllıkların önemine, işlevine değinirim. Bunu internetin karşıladığına inanmıyorum. Uygulama bana bu gerçeği gösterdi.

İstanbul üzerine yapılan her inceleme benim dikkatimi çeker ve İstanbul'a, İstanbulluya katkısı vardır.

İstanbul'un semtlerini canlandıranları da sık sık anımsarım ve anımsatırım.

Çelik Gülersoy, Yeşil Ev'i açtıktan sonra Sultanahmet canlandı. Birçok otel yapıldı.

İstanbul üzerine kitap yazacakların Gülersoy'un kurduğu 'İstanbul Kitaplığı'ndan yararlandığını biliyorum.

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü'nün çıkardığı 'Yıllık' bu gereksinimi karşılayan yayınlardan biri.

Yazılardan önce okuduklarım, şehrin kültürüne, edebiyatına dair çalışmalar.

İncelemelerin yanı sıra, İstanbul'u anlatan romancıları, şairleri, öykü yazarlarını da okuyun, böylece bu bilgileri edebiyatla süslersiniz.

Yazının Devamını Oku Vapur sefası yaptınız mıDoğan HIZLAN 9 Şubat 2021 Vapura binmemiş bir İstanbullunun olduğunu sanmıyorum.

Eskiden Anadolu'dan gelenler Haydarpaşa İstasyonu'na inerler, oradan Kadıköy'e, Sirkeci'ye giderlerdi. Onları İstanbul'da ilk karşılayan vapurlar olurdu.

Adalar'da yazlığa gidenlerin de tek ulaşım aracı vapurlardı.

Vapur muhabbetleri meşhurdur, çoğu zaman Anadolu tarafında oturanlar belli bir vapurda buluşurlardı.

Köprülerin olmadığı zamanlarda, Anadolu yakası ile İstanbul'u birleştiren arabalı vapurlardı.

Gece karşıdan İstanbul'a geçebilmek için saatlerce beklerdik. Ben işim geç biterse orada bir otelde kalmayı tercih ederdim.

Hiç kuşkusuz Boğaz'ın Anadolu yakasında oturanların da vapur sefaları söz konusuydu.

Bütün Adalar'ı dolaşanlara dilenci vapurları denirdi.

Burgazada'da oturan

Yazının Devamını Oku 'Şen ol Bayburt...'Doğan HIZLAN 7 Şubat 2021 Hüsamettin Koçan'ın kurduğu Baksı Müzesi'ni görmeseydim, ondan bu kadar etkilenmeseydim, belki de 'Bayburt Türküleri'ni bu kadar can kulağıyla dinlemezdim.

Aziz okurlarım bilirler, bir coğrafyanın müziğini dinlemeden orayı tam benimseyemiyorum. Çünkü oranın müziğini dinlemeden, orada yaşayanların zevkini, alışkanlıklarını, aşklarını, hasretini fark edemezsiniz.

Açılışında bulunduğum Baksı Müzesi'nin yükseliş çizgisini sevgiyle izledim, izlemekteyim.

Hiç kuşkusuz türküleri dinledim, daha sonra da Melih Duygulu'nun 'Bayburt Halk Müziği' kitabını okudum.

Melih Duygulu, müzik kitaplarıyla bu alanın önemli bir adı.

CD'yi ayrı bir duyarlılıkla dinledim.

Kapakta şu yazı vardı:

"İlk Kayıtlarıyla Bayburt Türküleri".

Bildiğiniz türkülerin özgün bir icra ile sunulması ayrı bir tat veriyor. Kapak resmi de, o dönemin müzisyenleri, çalanlar, söyleyenler.

Yazının Devamını Oku Mimarimizin 'üç Doğan'ıDoğan HIZLAN 6 Şubat 2021 'Mimar Doğan'lar... Üç D