MilliyetDilara Koçak21 Şubat 2021
Okunma: 4  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Önceki Yazısı
Sonraki Yazısı
Dilara Koçak
Dilara Koçak
Dilara Koçak
21 Şubat 2021
Gezegen iyiyse biz de iyiyiz

İnsan sağlığı her şeyden önemli diyorsak, sağlığımızın da doğada saklı olduğunun farkına varmamız gerekiyor Uzun zamandır gezegeni iyileştirmek konusunda farkındalık yaratmaya çalışıyorum. Doğal kaynaklarımız azalıyor, kirleniyor ve zarar görüyor. Son günlerde İstanbul'da yağan yoğun kar öncesinde yazdan kalma bir hava vardı. Sadece İstanbul'da değil, birçok yerde neredeyse kışın bahar havası gibi günler gördük diyebiliriz. Havanın bir günde 18 dereceden, kar yağışına dönmesi de şubat ayının ortasında 15-20 derece olması da normal değil! Tüm bunlar aslında iklim krizinin göstergesi. Doğanın yardım çağrısına kulak vermek için geç kalmış olmaktan çok endişeliyim. Her 6 saniyede bir futbol sahası kadar orman yok oluyor. Tarım, değişen iklimden tahmin edemeyeceğimiz kadar olumsuz etkileniyor. Barajlardaki sular çekiliyor, her gün yüzlerce hayvan türünün nesli tükeniyor, biyoçeşitlilik azalıyor. Yükselen sıcaklıklar, çocukların yetersiz beslenmesine ve beslenme kalitesinin düşmesine neden oluyor. Vermont Üniversitesi'nde geçen ay yapılan uluslararası bir araştırma, yüksek sıcaklıkların çocukların yetersiz beslenmesine ve düşük diyet kalitesine sebep olduğunu gösteriyor. Ayrıca yine bu durumun yoksulluk, yetersiz sanitasyon ve eğitim konularını da olumsuz yönde etkilediği belirtiliyor. 19 ülkeden 107 bin çocuğun incelendiği çalışma, değişen iklimle çocukların beslenme çeşitliliği arasında güçlü bir ilişki olduğunu vurguluyor. Pandemi de bu noktada bize ciddi bir uyarı niteliğinde. Hatta öyle ki bazı bilim insanları iklim krizi sorununu çözmenin Kovid 19'a göre çok daha zorlayıcı olduğunu belirtiyor. Eğer ki insan sağlığı her şeyden önemli diyorsak, sağlığımızın da doğada saklı olduğunun farkına varmamız gerekiyor. Maalesef bizler onun parçası olduğumuzu unutmuş gibi davranıyoruz. Et tüketiminin azaltılması Sizlerle daha önce de paylaşmıştım; Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), İnsani Gelişme ve Antroposen raporunu 2020 yılının aralık ayında yayımladı. Antroposen Çağı, insanoğlunun dünyaya etkisinin en üst düzeyde olduğu dönem; yani İnsan Çağı diyebiliriz. Özetle bilim insanlarına göre, dünyamız geri döndürülemez bir değişime maalesef insanlık eliyle girdi. Yaşamımızı kesintisiz devam ettirmek yani sürdürülebilir kılmamız için gezegeni iyi beslemenin ortak ve birincil amaçlarımızın başında olmasını diliyorum. Bu konuda hem bireysel hem de toplumsal bilgi sahibi olmamız gerekiyor. Besin üretimi ve tüketiminin çevre üzerine etkileri olduğunu, besin tercihlerimizin çevreyi etkilediğinin farkında olmayan çok sayıda insan var. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından desteklenen yeni bir rapor, doğaya ve iklim krizine verilen zararın azaltılması için dünya genelinde et tüketiminin azaltılması gerektiğini vurguluyor. Geçen ay yayımlanan raporda, dünyada doğaya en çok zarar veren unsurlardan birinin et tüketimi olduğu belirtiliyor. Her zaman seçimlerimizin hem bize hem de gezegene iyi gelmesi gerektiğini söylüyorum. Hayvancılık üretiminden kaynaklanan emisyonların insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının yüzde 14.5'ini temsil ettiğini lütfen unutmayın! "Kusursuz