HürriyetDeniz Sipahi22 Kasım 2020
Okunma: 3  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Deniz Sipahi
Deniz Sipahi
Deniz Sipahi
22 Kasım 2020
Çoktan hak edilmiş bir ödül

PANDEMİ, sonra İzmir depremi, fırsat bulup yazamadım.

O yüzden bu gecikmiş bir yazı...
Bu yıl 57'ncisi yapılan Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde bir 'ilk'e imza atılarak, 'en iyi kadın oyuncu' ödülü aynı filmde oynayan tüm kadın oyunculara verildi.
Fikret Reyhan'ın senaryosunu yazıp yönettiği Çatlak'ta rol alan İzmir Devlet Tiyatrosu sanatçısı Süreyya Kilimci, Gülçin Kültür Şahin, Tuğçe Yolcu, Canan Atalay ve Elif Ürse en iyi kadın oyuncu seçildi. Film aynı zamanda Dr. Avni Tolunay Özel Jüri Ödülü'ne de layık görüldü.
Ödül alan herkesi tebrik ederim.
Ve özellikle Süreyya'yı...
Süreyya Kilimci'yi çok eskiden beri tanıyorum.
Ama artık onu herkes tanıyor.
Son yıllarda müthiş bir performans gösterdi.
Neler mi yaptı
Bir kere İzmir Devlet Tiyatrosu'nun sanatçısı...
"İsimsiz Sahne" yi kurdu, onlarca genç sanatçının önünü açtı.
Birçoğu başyapıt olmak üzere toplam 49 oyunda yer aldı.
Türk tiyatro tarihinin başyapıtlarından olan Haldun Taner'in yazdığı 'Keşanlı Ali Destanı'nda Zilha karakteri, 'Boyacı' ve 'Elektra' gibi birçok önemli eserdeki oyunuyla hep akıllarda kaldı.
Sahne için var olduğunu hissettiren sanatçılardandır.
Oyunculuğunun yanı sıra dekor, kostüm gibi sahne sanatlarında da birikimi olan bir sanatçı...
Özel tiyatrolarda sayısız oyuna çıktı; son yıllarda da sinema filmlerinde bu yeteneğini gözler önüne sermeye başladı.

Sanat eğitimi almış biri olarak her canlandırdığı karakter beni alıp başka yerlere götürdü.
Rolünün hakkını her zaman vermiş biridir Süreyya...
Ve Altın Portakal da işte o yüzden hak edilmiş ödüllerden biridir.





Ödül almak ne güzeldir

FİKRET Reyhan'ın senaryosunu yazıp yönettiği Çatlak'ı çok beğendim. Oyuncular da iyi olunca ödül gelmiş oldu.
Süreyya Kilimci diyor ki;
"Fikret Reyhan'la buluşmak çok kıymetliydi. Yazdığı senaryoyu çok incelikli bulmuştum ilk okuduğumda, çalıştıkça zarafeti ile çok örtüştü. Yeni bir sinema anlayışıyla tanıştırdı hepimizi. Tüm ekip, çok iyi bir uyum yakaladık. Kamera önü, arkası, oyuncusu, reji ekibi, sanat yönetimi hepsi harika insanlardı. Bir evin içine yaz sıcağında gece gündüz bir arada ve hep sarılarak, severek büyük bir aile olmayı yaşamak harikaydı. Antalya'daki ödül hepimizi çok mutlu etti. Festival tarihinde ilk kez aynı filmde oynayan 5 kadın, en iyi kadın oyuncu ödülünü aldık. Tarifsiz bir his... Kadınların kadınlara sarılması, alkışlaması, takdir etmesi, koşulsuz sevgiyle kucak açması çok önemli. Biz buna örnek olduğumuzu hissettik. Ve hepimizi çok mutlu etti."
Ben de başta Süreyya olmak üzere bütün ekibi ayakta alkışlıyorum.

Özdemir Nutku'yu
anmadan olmaz

TİYATRO, sinema, güzel sanatlar deyince bir büyük ustayı da burada anmak isterim.
Süreyya'nın da benim de hocam Prof. Dr. Özdemir Nutku'ydu.
Sayısız sanatçıyı yetiştirmiş, çok önemli bir isimdi.
Ve ne şanslıyız ki, hoca en verimli yıllarını İzmir'de geçirdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde okumuş birçok kişi bugün film ve sinema dünyasının en önemli koltuklarında oturuyor.
Tiyatrolarımızda görev yapan yine birçok isim bu okuldan mezundur.
Özdemir hocayı birkaç yıl önce kaybettik.
Her zaman aklımızda...
Işıklar içinde uyusun.


İzmir aslında doğal
film platosudur

PANDEMİ hepimizin dengesini bozdu,