Yeni ŞafakBülent Orakoğlu14 Ekim 2020
Okunma: 2  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Bülent Orakoğlu
Bülent Orakoğlu
Bülent Orakoğlu
14 Ekim 2020
Dağlık Karabağ krizine "son verilmesinin vakti geldi''
Ermenistan tarafından 30 yıl önce işgal edilmiş Azerbaycan toprakları içinde bulunan Dağlık Karabağ'da Azerbaycan ve Ermeni güçler arasında yeniden başlayan çatışmalar uluslararası arenada kaygılara neden oldu. Birçok ülke çatışmalara son verilmesi çağrısı yaparken Türkiye, askeri operasyonlarla Dağlık Karabağ'ı kontrol altına almak isteyen Azerbaycan'a güçlü bir şekilde destek verdi. Türkiye ve Azerbaycan arasında güçlü bir dostluk ilişkisi olsa da Güney Kafkasya uzmanı Alman gazeteci Silvia Stöber'e göre Türkiye'nin bu son olaydaki güçlü desteği yeni bir tutuma işaret ediyor. Stöber, "Türkiye'nin çatışmaya müdahil olması ve Azerbaycan'ı geçen yıllardan daha güçlü bir şekilde desteklemesi yeni bir durum. Bu Azerbaycan yönetimini gerginliği daha da tırmandırma konusunda cesaretlendirebilir. Ermenistan'a Rus silahları sevk edildiğini de görüyoruz. Türkiye ve Rusya, geçen yıllarda olduğundan daha fazla şekilde 'Dağlık Karabağ krizine' dahil olabilirler" değerlendirmesinde bulundu. Azerbaycan ile Ermenistan arasında, Dağlık Karabağ bölgesi üzerindeki egemenlik hakları konusunda yaklaşık 30 yıldır yer yer çatışmalara varan sert görüş ayrılıkları yaşanıyor. Nüfusun çoğunluğunu Ermenilerin oluşturduğu bölge, dönemin Sovyetler Birliği devleti tarafından Azerbaycan'a verilmiş ancak Ermenistan 1990'lı yılların başında, yaklaşık 30 bin kişinin hayatını kaybettiği çatışmaların ardından bölgede kontrolü ele geçirmişti. Ermenistan her ne kadar 1991 yılında, Dağlık Karabağ'ın özgürlüğünü ilan etmiş olsa da uluslararası toplum bugüne dek bunu kabul etmiş değil. Azerbaycan ise bölgeyi gerekirse askeri güç kullanarak tamamen kendi kontrolü altına almayı hedefliyor. Ermenistan'ın yaklaşık 30 yıldır devam eden işgali derinleştirmek için başlattığı saldırılarına Azerbaycan'ın cevap vermesiyle başlayan çatışmalı süreçte Ermenistan çok ağır bir yenilgiye uğradı. Ordusu, tankları, savunma sistemleri yok edildi. Ermenistan tam havlu atacakken Rusya Azerbaycan Dışişleri Bakanı'nı acele ateşkese zorlamıştı. Erivan-Moskova tertibiyle ERMENİSTAN diz çöktüğü bir anda Rusya'nın müdahalesiyle Bakü'nün elinden alınmıştı. Zira askeri açıdan iyiden iyiye köşeye sıkışmış olan Ermenistan'a, bir süre nefes almasını sağlayacak bir alan bu sayede açılmıştı. Ermenistan'da Rusya'nın bu müdahalesi zafer naralarıyla kutlanmıştı. Türkiye ve Azerbaycan için Dağlık Karabağ ve Nahçıvan iki devlet bir millet olarak nasıl 'egemenlik' meselesiyse Dağlık Karabağ'a yapılacak bir operasyon da Rusya'nın kırmızı çizgisidir. Ermenistan'a Dağlık Karabağ'ı yıllar önce işgal ettiren güç Rusya'dır. Bu nedenle Azerbaycan ordusunun işgal altındaki Dağlık Karabağ'da yaptığı askeri operasyonlar Rusya'da aşırı endişeye neden olmuştur. Rusların önemli güvenlik analistlerinden Aleksandr Golts, Azerbaycan-Ermenistan hattında yaşanan gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmelerde Türkiye'nin olaylara dahil olmasının Kafkasya'da dengeleri değiştirebileceğini ifade etti. Bu nedenle Rusya ve Erivan'ın muhalefetine rağmen Aliyev'in Türkiye'nin de ateş kes görüşmelerine çağrılması tekrar düşünülmelidir. Zira Türkiye'nin içinde olmayacağı görüşmeler yine topun taca atılması ile sonuçlanacaktır.p class"non-card" data-card-id"2e081891-cd0b-4686-7919-85e1330a1390" data-card-type"Text"ERDOĞAN: DAĞLIK KARABAĞ KRİZİ ANCAK SAVAŞLA ÇÖZÜLÜRp class"non-card" data-card-id"2e081891-cd0b-4686-7919-85e1330a1390" data-card-type"Text"Erdoğan, "Bölgede Dağlık Karabağ'ın işgaliyle başlayan krize artık bir son verilmesinin vakti gelmiştir" açıklamasıyla çatışmalara son verilmesi çağrısı yapan aralarında AB, Rusya, Fransa ve Amerika'nın da bulunduğu güçlerin tersine, Azerbaycan'a savaşa devam etme çağrısında bulun