TürkiyeBatuhan Yaşar13 Ocak 2021
Okunma: 2  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Batuhan Yaşar
Batuhan Yaşar
Batuhan Yaşar
13 Ocak 2021
Kılıçdaroğlu neden siyaset dışı yollara saptı
Kemal Kılıçdaroğlu, 2020 yılı değerlendirme toplantısına bazı medya kuruluşlarını çağırmadı.. Şaşırılacak bir şey yok.. Önceki yıllarda da böyle yapmıştı.. Ötekileştirmeyi bizzat kendisi yapıyor.. Akreditasyon uyguluyor.. Sonra da basın özgürlüğünden falan bahsediyor.. Türkiye Gazetesi ve TGRT'yi çağırmamak yarım asırlık bu kurumlara bir şey kaybettirmez.. Bu köklü kurumlar siz yokken de vardı Sayın Kılıçdaroğlu.. Siyasetçi güvenilir olmalı ki seçmen ona oy versin.. Söyledikleri ile yaptıkları örtüşmeli ki seçmen ona güvensin.. Söz ile icraat farklı olursa 14 seçim üst üste kaybedersin.. Neyse.. Konumuz bu değil.. 'ZDE' CUMHURBAŞKANI NE DEMEK 'Sözde Ermeni soykırımı' cümlesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından kullanılır.. Niye başına 'sözde' kelimesi ekleniyor Ermeni iddialarını boşa düşürmek ve soykırım olmadığını vurgulamak için.. Kemal Kılıçdaroğlu da aynısını yaptı.. Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığının meşru olmadığını iddia etti.. Ne kadar galiz bir ifade.. Ama bu cümleyi rastgele, tesadüfen veya yanlışlıkla kurmadı.. Bilerek, isteyerek, hesap ederek ve önceden hazırlanarak yaptı.. DEVLETİN KURUMLARI HEDEFTE Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a oy veren 26 milyon 330 bin kişiyi de yok sayıyor.. Yüzde 52'lik seçmenin demokratik iradelerini ve oylarını kabul etmiyor.. Aslında Kemal Bey, CHP'yi istediği kalıba soktuktan sonra başka yollara saptı.. Siyaset sınırının dışına çıktı.. Adalet yürüyüşü ile sokağı hareketlendirmeye çalıştı.. Muhalefeti sokakta yapmaya başladı.. Tam yeri gelmişken Kemal Bey'in şu cümlesini de hatırlatmamız lazım: "Bana sokakta polise direnecek, TOMA karşısında duracak il başkanı lazım.." Bu, iktidarı siyaset dışı yollarda aramak değil de ne Cumhurbaşkanı Erdoğan için 'sözde' diyerek devletin demokratik kurumlarını reddetti.. Cumhuriyet kurumlarını da gayrimeşru ilan etti.. CHP NİYE SESSİZ Kemal Kılıçdaroğlu uzun süredir siyasetini Erdoğan karşıtlığı üzerinden kurguluyor.. Toplumu kutuplaştırıyor.. Bölüyor.. Ayrıştırıyor.. Her fırsatta sokağa davet ediyor.. CHP içindeki bir grup 'sessizce' olanları izliyor.. Sessiz kalmak onlar için bir tercih değil aslında zorunluluk.. İsimlerini gizli tutmaya çalışıyorlar.. Ama CHP Genel Merkezi şecerelerine kadar biliyor.. Muharrem İnce ile ilişkide olanlar da takip ediliyor.. Bizzat Kemal Kılıçdaroğlu'na rapor ediliyor.. Bu grup; Kullanılan dili sert buluyor.. Kemal Kılıçdaroğlu'nun söylemlerini eleştiriyor.. HDP ile bu kadar iç içe geçilmesini istemiyor.. CHP'nin aksine, terörle mücadeleye sosyal medyadan destek veren isimler 'hâlâ' var.. Bu isimler partinin marjinalleştirilmesinden de rahatsız.. CHP seçmenindeki güvensizliğin had safhaya ulaştığını söylüyorlar.. ARKASINDA NE VAR Bir tarafta "Üniversitelere siyaset sokulmasın" diye açıklamalar yapılıyor.. Diğer yandan CHP İl Başkanı olayları provoke etmek için Boğaziçi Üniversitesine gidiyor.. Niye Boğaziçi'nden 'Yeni Gezi' çıkarabilir miyiz Sokakları provoke edebilir miyiz Kaos oluşturabilir miyiz Kemal Kılıçdaroğlu 'kaos siyasetine' yılmadan usanmadan devam ediyor.. Dün sonuç alamadı.. Öyle anlaşılıyor ki yarın da; -Sokak siyasetine.. -Cumhuriyet kurumlarını itibarsızlaştırmaya.. -Halkı kutuplaştırmaya devam edecek.. HANGİ CUMHURBAŞKANI PARTİSİZDİ CHP Sözcüsü Öztrak, 'sözde Cumhurbaşkanı' ifadesinin 'partili cumhurbaşkanı' nedeniyle kullanıldığı anlamına gelen bir cümle kurdu.. Tamam da Cumhuriyet tarihine birlikte bakalım: -Atatürk, İnönü, Bayar.. -Özal, Demirel, Sezer ve Gül.. Hangisi partisiz cumhurbaşkanıydı CHP, Anayasada yazılanları da unutuyor veya yok sayıyor: -"Cumhurbaşkanı devletin ve hükûmetin başıdır.." ABD'ye de bakalım.. Clinton, Bush, Obam