HürriyetBarbaros Tapan21 Şubat 2021
Okunma: 5  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Önceki Yazısı
Sonraki Yazısı
Barbaros Tapan
Barbaros Tapan
Barbaros Tapan
21 Şubat 2021
Türkiye Kaşıkçı davasında doğru tarafta yer aldı

Oscar'lı yönetmen Bryan Fogel, "The Dissident" belgeselinde gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetini işledi. Fogel'ın gösterdiği çarpıcı detaylar, dünya kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu cinayetin hikayesini gözler önüne seriyor. Dijital olarak vizyona giren filmin detaylarını Bryan Fogel'la görüntülü olarak konuştum. Belgesel için ülkemizde 8 ay kalan yönetmen, "Büyük bir Türkiye sevgisi, büyük bir İstanbul sevgisiyle Amerika'ya döndüm" dedi.

Cesaretiniz ve bu muazzam belgesel film için sizi tebrik ederim. İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve birçok Türk yetkiliyi belgeselde görüyoruz. Türk yetkililerinin güvenini nasıl kazandınız Onları konuşmaya nasıl ikna ettiniz

- Güven inşa etmek uzun bir süreçti. Ve Barbaros sen de Türk olduğun için muhtemelen biliyorsun. Türkler, telefonla, e-postayla ya da mesajlaşma yoluyla iş yapmıyor.

Evet...

- Gerçekten kişisel bir ilişki kurmak gerekiyor. Gidip buluşmak, kahve ve çay içmek, birebir tanışmak gerekiyor. Cemal Kaşıkçı cinayetinden 1 ay sonra Türkiye'deydim. Kasım ortasıydı. 8 aydan fazla süre İstanbul'dan Ankara'ya gidip geldim. Gerçekten güvene dayalı ilişkiler kurdum ve nihayetinde bu ilişkileri arkadaşlıklara dönüştürdüm. Türk hükümeti ve yetkililer hikayelerini anlatmak istedi.

Kendimi tanıttığımda, Cemal Kaşıkçı cinayetinin hikayesini otantik bir şekilde anlatmak için orada olduğumdan emin olmak istediklerini biliyordum.

Ben de Cemal Kaşıkçı cinayetinin hikayesini gerçek anlamda anlatmak için Türkiye'deydim. Ve bu işi yaparken, haftalar, aylar geçerken çok fazla güven oluştu ve sonuçta yetkililer hükümetin resmi tutanağını, polis görüntülerini, adli tıp raporlarını verdiler. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sesini ve görüntüsünü kullanmama izin verdiler. Başsavcı İrfan Fidan konuştu. Türk hükümetine bu hikâyeyi anlatabilmem için bilgi ve kanıt sağladıkları için müteşekkirim.

BÜYÜK BİR İSTANBUL
SEVGİSİYLE
AMERİKA'YA DÖNÜDÜM

Bu hikâyeyi dünyaya anlatabilmeniz için Türkiye bilgileri, kanıtları size sağladı. Ama tüm dünyaya insan hakları dersi veren sözde gelişmiş ülkeler bu korkunç, bu kan donduran cinayete sessiz kaldı. Çoğu konuda uluslararası kamuoyunun Türkiye'yi yanlış değerlendirdiğini ve haksızlık ettiğini söylersem cevabınız ne olur

- Dünyada gerçekten Suudi Arabistan'ı sorumlu tutan tek ülke Türkiye'ydi. Cemal Kaşıkçı cinayetine adalet getirmek için elinden gelen her şeyi yapan ülke Türkiye'ydi. Suudi Arabistan cinayeti itiraf etmezken, Türkiye onlara ellerinde bulunan kanıtları gösterdi ve sonunda itirafta bulunmaya zorladı. Bence Türkiye, Cemal Kaşıkçı cinayeti davasında doğru tarafta yer aldı. Ve tarih bunu yazacak.

Türkiye'de 8 ay kaldığınızı söylediniz. Çalışmadığınız zamanlarda neler yaptınız Nasıl geçti 8 ay Biraz Türkiye deneyiminizi anlatır mısınız

- İstanbul'da yaklaşık 8 ay geçirdim. Büyük bir Türkiye sevgisi, büyük bir İstanbul sevgisiyle Amerika'ya geri döndüm. Kültürünüz, yemekleriniz... Sıra dışı bir ülke, sıra dışı bir yer. Çok arkadaş edindim. Filmin yapımında o kadar çok insan yardımcı oldu ki... Türkiye'de ve İstanbul'da yaptığımız çekimlerin neredeyse tamamında, yerel ekipleri işe aldık ve Türkiye'de ABD'de sahip olduğumdan çok daha büyük bir ekiple çalıştım. Profesyonellik ve iş kalitesi olağanüstüydü. Türkiye deneyimim hakkında, olumlu şeylerden başka söyleyecek hiçbir bir şey yok. Bence Türkiye, inanılmaz insanları, inanılmaz kültürü olan inanılmaz bir ülke.

OSCAR HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI AMA ÖDÜL İÇİNFİLM YAPMIYORUM

Sean Penn, Hillary Clinton ve daha nice yüksek profilli isim, filme duyduğu beğeniyi ifade etti. Film muazzam güzel eleştiriler aldı. Hepimiz Oscar'da kısa belgesel listesinde "The Dissident"ı görmeyi beklerken, filminiz göz ardı edildi ve kısa listeye dahi alınmadı. Hayal kırıklığı yaşadınız mı

- Tabii ki hayal kırıklığı yaşadım. Oylamayı etkileyecek perde arkasında yaşanan politikaları anlamıyorum ve bilmiyorum. Ama büyük dağıtımcı şirketlerin Akademi oylamasında sahip oldukları gücü biliyorum ve bu kesinlikle hayal kırıklığı yaratıyor. Diğer taraftan ödül için film yapmıyorum. Ödüller ve övgüler inanılmaz bir lütuf. Pastanın kreması ama işimi bunun için yapmıyorum. Güzel eleştiriler, aldığım e-postalar, basının ilgisi, filmimi izleyenlerin bana ulaşmak ve iletişim kurmak için bir yol bulmak istemeleri... Filmin onları nasıl etkilediğini anlatmak istemeleri... Bu sebepler için film çekiyorum. Akademi'nin kısa listesinde yer almadığım için hayal kırıklığı yaşamıyor muyum Tabii ki yaşıyorum. Ama kendim için değil. Ödüller filmleri daha çok insanın görebilmesine imkân sağlıyor. Bence bu filmi ne kadar çok insan görürse, gerçek bir değişimin gerçekleşmesi için o kadar çok şans var. Ama dediğim gibi ödül için film yapmıyorum, süreci sevdiğim için film yapıyorum. Ve önemli olduğunu düşündüğüm konuları üstlenmeyi seviyorum.

Oscar kazandığınız "Icarus" hâlâ en iyi belgeseller listesinde yer alıyor. Şimdilerde dijital platformlarda izlediğimiz birçok yapım "belgesel" adı altında sunuluyor. "Tiger King"i bile bu kategoriye koyanlar var. Belgesel film ustası olarak nasıl değerlendiriyorsunuz bu yeni dönem belgesel filmleri

- "The Revenant", "Roma" ya da "Birdman" gibi olağanüstü filmlerin yanı sıra "Forgetting Sarah Marshall" gibi filmler de yapılıyor. Her ikisi için de yer olduğunu düşünüyorum ve birinin diğerinin değerini küçülttüğüne inanmıyorum. Bununla birlikte yalnızca eğlence değeri olan filmler dışında siyasi konular nedeniyle susturulan veya küresel dağıtımın dışında bırakılan filmler var. Bu konuda endişe duyuyorum.

"The Dissident"ın dijital platformlarda yayınının engellenmesi gibi...

- Evet.

GERÇEKLERİ SÖYLEYEN
BİR FİLM YAPMAYI AMAÇLADIM

Film yapım süreciyle ilgili bir sorum var. Film yaparken güvenlikten nasıl emin oluyorsunuz Çünkü işlediğiniz konularda çok gizli detayları ortaya çıkarıyorsunuz.
Tüm dünyanın konuştuğu konuları anlatıyorsunuz ve karşınızda çoğu zaman hükümetler oluyor...
- Bütün montajı herkes çevrimdışı bir şekildeyken yapıyoruz. Film ve içerik oluşturulurken kimse internet kullanmıyor. Yaratıcı ekibimiz ve görüntülere erişim hakkı olan ekibimiz için güvenlik protokolleri yapıyoruz. Cihazlarımın güvenliği için elimden geleni yapıyorum. Ancak akıllı telefonların icadıyla birlikte güvenliğimiz için endişe verici bir zaman diliminde yaşıyoruz...
Konuları nasıl seçiyorsunuz
- "Icarus"tan sonra "işte bu!" diyeceğim bir hikâye arıyordum. Hayatımın birkaç yılı boyunca üzerinde çalışmak isteyeceğim bir hikâye... Cemal Kaşıkçı cinayeti işlendiğinde, Washington Post gazetecisi, ülkesinde ifade özgürlüğü için savaşan bir gazeteci. Ilımlı biri, aşırılık yanlısı değil, ülkesinin daha iyi bir yer olduğunu hayal eden biri. Ülkesine o kadar tutkun ki, susturulmaktansa kendi kendini sürgüne göndermeyi seçen bir adam. Anlatmak istediğim hikâyeyi bulmuştum. Tabii ki Ömer Abdulaziz ve Hatice Cengiz'in hikayesini de anlatmak istedim ve gerçekleri söyleyen bir film yapmayı amaçladım. Bu film, umarım insanlara kendi özgürlüklerini daha fazla takdir etmeyi öğretir. Ezilen ya da bir şekilde sesini yükseltemeyenlere yardım etmek için harekete geçme konusunda ilham verir.

SUUDİ ARABİSTAN
FİLME SALDIRIYOR

Suudi Arabistan'ın belgeseli hedef aldığı, IMDb ve diğer tüm mecralarda negatif eleştiriler bırakıldığı konuşuluyor
- Evet, doğru. Suudi Arabistan kötü propaganda yapıyor. Sanırım bunu, bu filme yapmak istediklerini tahmin edebilirsin. IMDb puanımıza saldırdılar. IMDb bunun farkına vardı ve ellerinden gelenin en iyisini yaptı. Rotten Tomatoes puanlarımıza saldırdılar ve hâlâ bu saldırı devam ediyor. Ama oradaki kritik puanımız hâlâ yüzde 97. Bunu etkileyemediler. Keza sosyal medyadan, Twitter'dan saldırılar var. Bence bütün bunlar "The Dissident"ın bulgularını ve bilgilerini doğruluyor, sağlamlaştırıyor.

X(".sharePop").click(function () {console.log('girdi...');mainShareContainer (".popDiv");if ((this).attr("id") "emailFromTop") {(mainShareContainer).appendTo(".epostaGonder");(".altOk").css("display", "none");if ((mainShareContainer).find("div.ustOkPop").length) {(".ustOkPop").css("display", "block")} else {("").appendTo(mainShareContainer)}} else {(mainShareContainer).appendTo(".arsivEkle");(".ustOkPop").css("display", "none");(".altOk").css("display", "block")}var m parseInt((this).attr("lpos"));var n parseInt((this).attr("tpos"));var l parseInt((this).attr("ph"));var k l 20;var g parseInt((this).attr("pw"));var h g 20;(mainShareContainer).css({ width: g "px", height: l "px", left: m "px", top: n "px" });(".popFull").css({ width: g "px", height: l "px" });(".kapatBut").css({ left: (h - 33) "px" });(".altOk").css({ left: ((h 2) 70) "px" });(".popFull").html("");('').appendTo((".popFull"));(mainShareContainer).show();return false});(".kapatBut").click(function () {(".popDiv").hide();});FREE BRITNEY HAREKETİBarbaros Tapan 19 Şubat 2021 Son dönemde dikkat çeken "Framing Britney Spears" belgeselinde, bir nevi şöhretin bedelini izledim. p

Dünyaca ünlü yıldız Britney Spears'ın ruh sağlığının nasıl yerle bir olduğunu gösteren etkileyici bir belgeseldi.
Justin Timberlake'e yıllar sonra özür dilettiren bir yapım...
En basit tabiriyle açıklarsam belgesel, Britney Spears'ın 26 yaşında şöhretinin zirvesindeyken hayatı ve kariyeri hakkındaki tüm karar hakkını kaybedip babası Jamie Spears'ın himayesi altına girmesini ve sonrasında başlayan hayran hareketi "Free Britney"i anlatıyor.

Himaye ya da koruma altına girmek ne demek

Kaliforniya kanunlarına göre kendisine bakmaya ve maddi varlığını yönetmeye uygun olmadığını düşündüğü yetişkinlere mahkeme, bakım için kişi ya da kuruluş atayabiliyor.

Koruma altına alınan kişinin yasal olarak kendi şahsiyeti olmadığı kabul ediliyor. Kendisi adına sözleşme ya da iş anlaşması yapamaz, karar veremez, parasını harcayamaz, çalışıp çalışmayacağına karar veremez.

p Yazının Devamını Oku Manipülasyon ustası iki karakterBarbaros Tapan 14 Şubat 2021 Zendaya ve John David Washington, "Malcolm Marie" filminde buluştu. İki oyuncu, haklarında merak edilenleri ve başrolünü paylaştıkları filmi Barbaros Tapan'a anlattı. Görüntülü görüşmeye Zendaya Atlanta'dan, John David Washington ise Los Angeles'tan bağlandı.

Babanız Denzel Washington'un dünyanın büyük sinema yıldızlarından biri olduğunu ilk ne zaman fark ettiniz

John David Washington: Babamın yıldız olduğunun her zaman farkındaydım. 5 yaşındayken, onu sahnede ilk gördüğümde o bir yıldızdı, o bir sihirbazdı. Gerçek hayatta öyle davranmıyordu. Sahnede başka bir adam vardı. "Malcolm X" filminden sonra hayatımız daha da değişti. Yanımızda çalışan güvenlik sayısını artırmıştı babam. Sokakta insanlar "Malcolm X" tişörtleri giyiyor, şapkaları takıyordu. Babamın resimleri insanların üstündeydi. İlk yurtdışı seyahatimizde sadece Amerika'da değil, her yerde tanındığını anladım. 8 yaşında, İtalya'ya gitmiştik. Gittiğimiz her yerde babamı tanıyordu. İngilizce konuşmuyorlardı ama babamı biliyorlardı.

p

"Malcolm Marie" filmindeki karakteriniz Malcolm, LA Times sinema eleştirmeninin filmi hakkındaki yazısını sabırsızlıkla bekliyor. Siz kendi performansınızı kritik eder misiniz

- Benim en acımasız eleştirmenim yine benim. Ekranda kendimi izleyemiyorum, yaptığım hiçbir şeyi beğenmiyorum... Oynadığım her sahneyi en ince detayına kadar parçalara ayırıyorum. "Bunu neden yaptım", "Bitti, kariyerim bitti!" gibi duygularla boğuşuyorum. İşimle ilgili her şeyde süper hassasım.

Peki babanız Performansınızı yorumlar mı

- Evet. Ama daha çok annemle tartışırım. Bazen sesli senaryo okuması yapıyorum annemle. Egzersiz mahiyetinde. Okumada bile rolde değilsem hemen anlar. "Anne sadece egzersiz yapıyorum" deyince... "Egzersiz bile yaparken bilmediğini ya da rolde olmadığını kabul et" der. "Kendine dürüst ol, bilmemenin nasıl hissettirdiğini anlamaya çalış" der. O yüzden daha çok anneme giderim iyi olup olmadığını sormak için.

Yazının Devamını Oku Super Bowl devre arası şovunun maliyetiBarbaros Tapan 11 Şubat 2021 Amerikan Futbol Ligi (NFL), genellikle devre arası şovları hakkında bilgi vermez. Hatta şovun detaylarını sır gibi saklar. Açıklamaz, etrafta dolanan bilgileri doğrulamaz.

"Devre arası şovu için sanatçılara ne kadar ödeniyor" da hep merak konusu olur.

2016 yılında NFL "Sanatçılara ödeme yapmıyoruz, sadece masrafları karşılıyoruz" açıklamasını yaptı.

Evet, sanatçılara devre arası şovları için hiçbir ücret ödenmiyor. NFL sadece masraflar için bir bütçe veriyor.

The Weeknd'in menejeri Wassim Slaiby, bu yıl sanatçının 13 dakikalık devre arası şovu için cebinden 7 milyon dolar harcadığını açıkladı.

Super Bowl'un organizasyonunda çalışan şirketler de masrafları denetleyecek. Hemen sonrasında sadece masraflar için ödeme yapacak.

Rakamlarla Super Bowl

Super Bowl, devre arası şovu bir şarkıcı için çıkılabilecek en büyük sahne. O yüzden ücret sanatçıların umrunda bile olmuyor.

Geçen sene Jennifer Lopez ve Shakira şovunun 13 milyon dolara mal olduğu söyleniyor.

Yazının Devamını Oku Borat, Trump'ın aşırı versiyonuBarbaros Tapan 7 Şubat 2021 Komedyen, yazar, yapımcı. Yaşayan en iyi 30 komedyen arasında gösteriliyor. Yarattığı 'Borat' karakteri efsane oldu. Son olarak "The Trial of the Chicago 7" filminde Abbie Hoffman'ı canlandırarak Altın Küre ve SAG adaylığı kazandı... Barbaros Tapan, ünlü komedyen Sacha Baron Cohen ile görüntülü konuştu. Geçen yıl "Borat"ın devam filmini yapan Cohen, gerçek kişilerle çekim yaparken yaşadığı zorlukları Kelebek okurları için anlattı.

"Borat"ın devam filmini çektiniz. "Borat 2" gerçekten cesaret işi. Komedi ve hiciv bir tarafa, hayretler içinde izlediğim birçok sahne var. ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'nin mitingini bastınız (CPACConservative Political Action Conference-Muhafazakâr Siyasi Eylem Konferansı). Trump'ın avukatı eski New York valisi Rudy Giuliani ile röportaj sahneleri kurgu değil, gerçek. "Borat" çekilmesi çok zor bir iş. Biraz anlatır mısınız
- Sabah 4'te, 5'te kalkıp çekimlere başladığım, çekimi bitirdikten sonra gecenin bir vakti tekrar yazım aşamasına gittiğim, günde 4-5 saatlik uykuyla 1 sene çalıştığım bir iş... "Borat"ta diğer filmlere göre çok daha fazla diyalog var. Çünkü herhangi birinin size soracağı soruya tam olarak hazır olmanız gerekiyor. Normal bir filmde oyuncuyken, günde iki-üç sayfalık diyaloğa hazırlık yapıyorsun. Borat olarak ise bir günde 100 sayfalık diyaloğa hazırlanıyorsun.
Karşınızdaki gerçek kişilerin neler söyleyebileceğini düşünüp her varsayım üzerine ayrı diyalog yazıyorsunuz yani...
- Evet... Ayrıca icat ettiğimiz ülke hakkında her şeyi bilmem gerekiyor. Borat hakkında her şeyi bilmem, ailesi hakkında, tanıdıkları hakkında ve Kazakistan'ın kurguladığımız versiyonunda hükümetteki herkes hakkında her şeyi bilmem gerekiyor.
Nasıl koktuğum bile önemli. Ağır kokuyorum ki insanlar farklı bir medeniyetten biriyle karşı karşıya olduklarını anlasınlar. İnsanların etrafımda durması çok çok zor, çünkü koku iğrenç! (Gülüyor) Bu filmin şimdiye kadarki en zor oyunculuk mücadelem olduğunu söylemeliyim. Bir sahnede 125 saat karakterde kaldım.
Hangi sahnede
- İki adamla aynı evde yaşadığım sahne... 5 gün boyunca 125 saat Borat olarak onlarla yaşadım.

Yazının Devamını Oku Hollywood'un çirkin yüzüBarbaros Tapan 4 Şubat 2021 Hollywood... Eğlence sektörünün merkezi...

Bu sektörde çalışanların hayallerinin son durağı.

Bir rüya. Ya da Me Too hareketine, Times Up hareketine, katı yasal yaptırımlara rağmen bir türlü skandalları bitmeyen çirkin bir dünya...

Bugün ikinci kısımdan bahsedeceğim.

Hollywood'un göz kamaştıran, parlak ışıklarının arkasında yaşananlardan.

Yeni yılın henüz ilk ayında Hollywood merkezli çirkin iddialar okuduk yine.

Armie Hammer'ın ifşa edilen mesajları ve kendisine yöneltilen cannibalism (yamyamlık) suçlamaları...

Aktör kendisi hakkında yapılan duygusal ve fiziksel taciz suçlamalarından sonra çekimlerine başlayacağı iki büyük projeden çıkarıldı.

Başrollerini

Yazının Devamını Oku "MusIc" bir rüyaydıBarbaros Tapan 31 Ocak 2021 Dünyaca ünlü oyuncu Kate Hudson, Hollywood'un efsane ismi Goldie Hawn ile aktör-müzisyen Bill Hudson'ın kızı. Ancak babasından tamamen kopuk büyümüş. Oyuncu, röportajımızda bu konuyla ilgili "İlgi görmemek ve terk edilme hissi bana oldukça yakın duygular" dedi. Barbaros Tapan, son olarak popçu Sia'nın yazıp yönettiği müzikal film "Music"te rol alan güzel yıldızla görüntülü konuştu...

Anneniz Goldie Hawn'a benzetiliyor musunuz

- Sanırım dışarıdan bakınca insanlar enerjimizi benzetiyor. Aile üyelerimizin birbirimize benzediğimizi söyleyeceğini düşünmüyorum. Bence çok farklıyız. Bir elmanın iki yarısı gibi olduğumuz da oluyor. Ama aslında, Tanrıya şükür, çok farklıyız. Annemin çocukları için istediği de kendi bireysel kişiliklerimizle mutlu olmamızdı zaten. Annem insanlara çekici geliyor, çünkü doğal ve ışık saçan bir yapısı var. Kendi genç, ruhu genç... Her zaman yeni şeyleri deneyimleme, yeni şeyler yapma ve yeni şeyler görme arzusu var. Ben öyle değilim. Annem bir hayalperest ve ben onu öyle seviyorum.

Annenizin verdiği en iyi tavsiye neydi

- Herkes iyi tavsiye ister, öyle değil mi... (Gülüyor) Bizim ailede ise hepimiz kendi seçimlerimizi ve hatalarımızı yapıyoruz, sonucunu yaşıyoruz. Yetiştirilme şeklimde sevdiğim şeylerden biri, yüksek beklenti içinde olmamak. Hayatımı istediğim gibi yaşayabilmek için destek gördüm ve asla hata yapmamalıyım diye hissetmedim. Annem ve Kurt (Russell) kendi hatalarında bize açıktı. Bu açıklık büyürken kimliğimizin bir parçasıydı. O yüzden önemli bir şeyler olması zorunluluğunu ya da ulaşılmaz beklentileri karşılama zorunluluğunu hiçbir zaman hissetmedim. "Kendi yolumu çizmem", annemin bana her zaman söylediği ve öğrettiği şeydi. Hayatımı kazanmak ve bağımsız olmak benim için önemliydi. Bu özelikleri onun tarafından yetiştirildiğim ve onu izlediğim için annemden aldığımı düşünüyorum.

p

BABAMI SEVİYORUM ESKİYE GÖRE İYİLEŞTİM

Her zaman Goldie Hawn ve Kurt Russell'ın kızı olarak görüldünüz. Babanız Bill Hudson ile sahip olamadığınız baba-kız ilişkisinin üzerinizdeki etkileri ne yönde oldu

- İlgi görmemek ve terk edilme hissi bana oldukça yakın ve değerli duygular. Artık yetişkin bir kadınım. Bu tecrübeyi yaşarken başa çıkmayı da öğreniyorsun. Seni nasıl etkilediğine bakıyorsun, farklı şeyler deniyorsun. Hayatındaki şeyleri yeniden şekillendiriyorsun. Babamı seviyorum. Eskiye göre iyileştim. Bu deneyimlerle yaşadıkça başa çıkıyorsun. Şanslıydım, harika bir anne ve sıcacık bir yuva yaratan üvey babayla büyüdüm. Ama bu, ihmal ve terk edilme duygusunun belli bir kapasitede etki etmediği anlamına gelmiyor.

Yazının Devamını Oku Tüm dünyayı şoke etmek istiyorumBarbaros Tapan 26 Ocak 2021 "Bir Türk boksör olarak kimse bana şans vermiyor. Miami'de kendimden öte bir ulusu temsil edeceğim.

Türkiye'yi temsil edeceğim.
Öyle bir performans sergileyeceğim ki... Tüm dünya şoke olsun istiyorum."
Bu sözler, boksun süper yıldızı Canelo Alvarez'e karşı 27 Şubat'ta Miami'de ringe çıkacak olan Avni Yıldırım'a ait.


Boksta imkansız diye bir şey yok

Yazının Devamını Oku İlişkiler artık daha hızlı daha ucuzBarbaros Tapan 24 Ocak 2021 BBC ve Hulu ortak yapımı "Normal People", genç yazar Sally Rooney'in aynı isimli çok satan romanından televizyona uyarlandı. İlk defa âşık olmanın güzelliğini ve acımasızlığını, yaşanan içsel yolculukları samimi, etkileyici ve yalın dille portreleyen dizi, 2020'nin en beğenilen işlerindendi. Barbaros Tapan, dizinin başrol oyuncuları Paul Mescal ve Daisy Edgar-Jones ile görüntülü olarak konuştu.


"Normal People" 2020'nin en beğenilen dizilerinden biri oldu. Samimi ve olağanüstü bir aşk hikayesi. Karakteriniz Connell ile başlayalım. İnanılmaz hassas bir karakter. Onu o kadar güzel portrelediniz ki, geçen sene Emmy adaylığı kazandınız...

Paul Mescal: Connell, iç dünyasında inanılmaz derecede üzgün biri. Böyle karakterleri oynamak kolay değil ama senaryo o kadar güzel yazılmıştı ki, sözler duyguyu geçirebilmek için çok dikkatlice yerleştirilmişti. İyi bir senaryonun oyuncunun hayatını kolaylaştırdığını düşünüyorum. Ama yazılanların yanı sıra karaktere karşı empati kurmak da gerekiyor. Dizinin sonlarına doğru Connell'ın düşünme şekline ve kafa yapısına daha iyi adapte olduğumu düşünüyorum.

Connell duygusal çatışmalar yaşayan bir genç. Arkadaş ortamındaki Connell ile sevdiği kızın yanındaki Connell'ı ele alalım... Bu derinlikteki çatışmaları tasvir ederken nelere dikkat ettiniz

- Kitabı ilk okuduğumda, senin de söylediğin gibi her iki Connell'ı da oynamak ve bu iki durumun birbiriyle iç içe olması büyük bir fırsat diye düşündüm. İnsanoğlunun bu versiyonu, televizyonda gördüğümüz klişelerden ziyade hayatın kendine daha yakın. Öyle değil mi

Kesinlikle... Dizide izlediğimiz Galler futbolunun sizin de hayatınızın büyük bir parçası olduğunu okudum...

- Galler futbolunu büyük bir izleyici kitlesine gösterdiğimiz için ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. Evet, büyürken hayatımın en büyük parçası Galler futboluydu. Yapmak istediğim iş, futbol oynamaktı aslında...

Yazının Devamını Oku Pandemi ödül sezonu başlıyorBarbaros Tapan 21 Ocak 2021 Normal bir yılda olsak bu tarihlerde Altın Küre Ödülleri çoktan verilmiş, SAG'in eli kulağında, Oscar adayları da açıklanmak üzere olacaktı.

Maalesef anormal bir yılı geride bıraktık. 2021 de 2020'den farklı değil şimdilik...

Salgın nedeniyle ödül törenleri ertelendi.

Akademi, filmlerin başvuru tarihini 31 Aralık'tan 28 Şubat'a çekti. Yani