YeniçağArslan Tekin10 Ocak 2021
Okunma: 5  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Önceki Yazısı
Sonraki Yazısı
Arslan Tekin
Arslan Tekin
Arslan Tekin
10 Ocak 2021
Çıbanbaşlarına Saray fırsat verdi

Saray, milletvekili, belediye başkanı seçtirmediği ismi en tartışılan üniversiteye, Boğaziçi'ne rektör tayin etti. Daha önce de İstinye ve Haliç Üniversitelerine rektör yapmıştı. Acaba sen madem bu kadar bizim partidensin, üniversite alanlarımız boş. Seni o alanlarda değerlendirelim, üniversiteleri kendimize kazandıralım mı, dedi

12 Eylül öncesinde, Boğaziçi gibi ABD'nin desteğiyle kurulan ODTÜ, yıkıcı-bölücü silahlı grupların yuvası idi. Bir kesimin tapınırcasına andıkları Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının bu üniversiteyi, Prof. Dr. Erdal İnönü'nün rektörlüğü zamanında mesken tutmalarını ve sonrasında, köklü değişiklik yapacağız derken daha batık hâle getirilmesini hatırlatmak isterim. Milliyetçi Cephe Hükûmetleri... Prof. Dr. Tarık Somer'in ve Prof. Dr. Hasan Tan'ın rektörlüğü... Olaylar olaylar... desem herhâlde çok şeyi anlatmış olurum. 1970'li yılların ODTÜ'sü incelenmeli. Çok canlar gitti. "Proleterciler" gariban işçileri katlettiler. Demek ki, tepeden inme olmuyor. Pişire pişire, yedire yedire kıvama getirildikten sonra ancak netice alınabileceğini bilmek gerekir. Üstelik ODTÜ'ye, "Üniversiteyi partili yap!" diyerek getirilen kişi, ilim sahalarının devleri olan bahsettiğim merhum hocalarımızın kalibresiyle asla kıyaslanamaz.

Önceki gün, kendisi de Robert Kolejli olan siyasî tarihçi Prof. Dr. A. Baran Dural, "Kolejin açılışını takip eden yıllarda sürekli arttırılan Bulgar öğrenci kotası, okulda özerk bir Bulgar kimliğinin oluşmasına neden oldu." demişti.

Şimdi aynı tür bir kimliğin "PKK" üzerinden inşa edilmediğini kimse söyleyemez. "Bu suça ortak olmayacağız" başlığı altında yayınladıkları 1128 imzalı PKK Bildirisi'ne en fazla imza B.Ü.'den çıkmıştır. (88 imza. Ve daha sonra yine aynı merkezden tutuklamalara karşı bildiriler yayınlanmıştır.)

(adsbygoogle window.adsbygoogle || ).push({});

Prof. Dr. A. Baran Dural devam ediyor:

"Daha sonra kliğe dönüşen bu ekip ve ardıllarının Bulgar bağımsızlık mücadelesine yön verdiği gözlemlenir. Bulgaristan bağımsızlığını elde ettikten sonraki yıllarda, bu ülkede Robert Kolej mezunu sayısız milletvekili, ordu komutanı hatta başbakan göreve gelmiştir. Başta Necdet Sevinç olmak üzere Türkçü yazarların, Robert Kolej'e, 'Bulgaristan'a bağımsızlığını veren okul' demesi bu yüzdendir.

Ne var ki özellikle Tevhîd-i Tedrisat Kanunu'ndan sonra okulda Amerikan misyonerliğinin boyutlarının daraltıldığı anlaşılır. Kolejin laik devlet sistemine uyum sağlaması yönünde Cumhuriyet yönetimlerince ciddi anlamda kontrol edildiği bilinmektedir. (Örneğin; bu okula Robert Kolej yerine resmen 'Özel Amerikan Robert Lisesi' denmeye başlaması, okulun Arnavutköy girişindeki kilis