YeniçağArslan Bulut13 Ekim 2020
Okunma: 7  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Arslan Bulut
Arslan Bulut
Arslan Bulut
13 Ekim 2020
En büyük yalan yarışması! Jüri sizsiniz!

Antalya'da ilginç bir yarışmanın ikincisi yapıldı. Yarışmanın adı, "Şarampol Yalan Yarışması!"

Yarışmayı düzenleyen Mustafa Demirel, yalan yarışması fikrinin nasıl geliştiğini şöyle anlattı:

- Babamın işlettiği çay ocağına yardıma geliyordum. Her gün gelen müşterilerin sohbetlerini de ister istemez sürekli dinliyordum. Yalanla gerçek arasında kaldım. Baktım ki anlatılanların çoğu abartılı yalan Fikir buradan doğdu. Geçen yıl yalan yarışmasının birincisini düzenledim. Katılım kulaktan kulağa arttı. Bu yıl da düzenledik.

Yarışmada katılımcılar en iyi yalanla çeyrek altın alabilmek için yarıştı ancak çeyrek altın vermek de yalan çıktı.

(adsbygoogle window.adsbygoogle || ).push({});

Finale, Konyaaltı Sahili'nde güneşlenirken, bir ilaçlama uçağının pilotunun kendisinden pense istemesi ve sonra geri vermesi ile Babadağ'dan paraşütsüz denize atlayan kişinin yalanı kaldı. Birinciliği Mustafa Yumurtacı'nın, "Babadağ'dan herkes paraşütle atlarken, ben paraşütsüz atladım ve Ölü Deniz'e indim" yalanı elde etti.

İnsanlar sadece çay ocağında sohbet ederken yalan söylemiyor ki... Her gün televizyonlardan gözümüzün içine baka baka yalan söyleyen bir yalancılar ordusu var. Bunların arasında doğru konuşanlar da kayboluyor.

Yalancılar, aslında siyasilerin yalancısı... Onların yalanlarını tekrarlıyorlar. Sadece televizyonlar mı Gazeteler yalan, siyaset yalan, hukuk devleti yalan, ekonomi yalan, dış politika yalan, salgın hastalık sürecinin bütün verileri yalan! Zaten sürecin kendisi yalanlara dayalı... Sadece büyük yalanları yazmak istesem, sütunlar, sayfalar yetmez. Vakit de yetmez... Bari biz de bu köşe üzerinden bir yalan yarışması yapalım! Sahi, dünyada ve Türkiye'de son yılların en büyük yalanını kim söyledi Herkes, kendi düşüncesini mesaj olarak belirtirse burada bir yalan arşivi ortaya çıkar. Bakarsınız lâzım olur!

Tabii, burada asıl sorun, sadece yalan söyleyenlerde değil yalana inananlardadır.

(adsbygoogle window.adsbygoogle || ).push({});

Konuyla ilgisi yok gibi görünüyor ama İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, gazeteci Barış Terkoğlu'nun kendisiyle ilgili yazısına cevap verirken "Kavanozda yetişmedim. Amerika'dan bir günde talimatla gelmedim. Veya büyükelçiliklerin emzirdiği adam da değilim" dedi.

Bu sözler, Amerika'dan bir günde kimlerin talimatla geldiğine, kimlerin büyükelçiliklerde emzirildiğine dikkat çekmesi bakımından önemlidir çünkü bu gerçekler tek tek açıklanabilirse, siyasetteki bütün büyük yalanlar ortaya çıkar. Tabii herkes kendi siyasi meşrebine göre konuşursa hepimiz gerçeklerle yalanlar arasında kalırız...

Hani Maçka ağzıyla söyleyeyim; "Bazıları yalan demiyi, yalani yeme yiyi..."

Balkar Türklerinden arkadaşım Örüzlan Bolat yıllar önce "İnsan gezegeni bir bunamanın içindedir. Bu durumu meydana getiren sorunların en önemlisi, gün geçtikçe dünyamızı saran ve böylelikle onu boğan,