Yeni AsyaAli Ferşadoğlu20 Kasım 2020
Okunma: 5  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Ali Ferşadoğlu
Ali Ferşadoğlu
Ali Ferşadoğlu
20 Kasım 2020
Hürriyet ve barışın kaynağı İslâmiyettir
Bugün de şeriat, yani, doğru İslâmiyet ve İslâmiyete lâyık doğruluğu samimî olarak yaşayan hakikî dindarların huzur ve mutlu oldukları araştırma, anket ve verilerin de tasdikiyle sabittir.

"Zira, kemâlin cemâli dindir. Hem, din saadetin ziyasıdır, hissin ulviyetidir, vicdanın selâmetidir." (Bediüzzaman, Münâzarât, s. 54.)

İslâm, esleme sözcüğü S-L-M kökünden türemiştir. Anlamı "barış ve teslimiyettir." Müslüman, teslim olmuş manasındadır. Teslim olunan tek ve yegâne varlık Allah'tır. İslamiyet, hak ve hürriyetlerin banisidir. İnsan hak ve hürriyetlerini en mükemmel şekilde vaz eden İslâmiyettir. İmaninanç hakkı, ibâdet hakkı, anne-baba hakkı, karı-koca hakkı, çocuk hakkı, komşu hakkı; hangi din ve ırktan olursa olsun insan hakkı, hattâ hayvan hakkı; İslâm'ın getirdiği haklardır.

Kur'ân, baştan sona haklar manzûmesidir. Resul-i Ekrem'in (asm) binlerce hadîs-i şerifle, Vedâ Hutbesiyle temel hak ve hürriyetleri sıralanmıştır.

İslâm'da şiddet, hatta sözlü şiddet gıybet dahi yasaktır. "Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir." (Mâide Sûresi, 5:32.) âyetin mânâ-ı işarîsiyle, bir mâsumun hakkı, bütün halk için dahi iptal edilmez. Bir fert dahi, umumun selâmeti içi