Yeni AkitAli Erkan Kavaklı01 Nisan 2021
Okunma: 13  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
01 Nisan 2021
Fen kitaplarının yaslandığı ateizmin temeline dinamit
Cumhurbaşkanımız Ak Parti 7. Olağan Kongresinde aile, eğitim ve kültüre vurgu yaptı, maziden atiye köprüler kuran nesiller yetiştirme hedefinden söz etti. Sadece IQ ve nefsi tatmin üzerine kurulu eğitimle bir yere varılamayacağını; böyle bir eğitim sisteminin bizi haktan, hakkaniyetten, irfandan ve hikmetten uzaklaştıracağını vurguladı. "Yeni nesiller binlerce yıllık varlığımızın teminatı olan aile ortamından, aileden miras alınan değerlerden ve nihayet mektepte biçimlendirilen şahsiyetten mahrum bir şekilde yetişiyor. Medeniyet nöbetini devralacak nesiller yetiştirmek için eğitim ve kültüre yatırım yapmamız gerekir" dedi. Cumhurbaşkanımız hastalığı iyi teşhis etmiş, tedavisini söylüyor. MEB ve Talim Terbiye hiç duymuyor, üzerine alınmıyor. Fen bilimleri, kimya, biyoloji, fizik, coğrafya, hayat bilgisi kitapları ateist bakış açısıyla yazılmış bilgilerle dolu. Atomu, hücreyi, beyni, insanı, evreni DOĞA YAPIYOR, KENDİLİĞİNDEN OLUYOR, DNA idare ediyor, yazıyor. Allah'ı inkâra devam ediyor fen kitapları. George Washington Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. PATRİCK GLYNN, Prof. John Polkinghorne, Prof. Stuart Hameroff gibi bilim adamları evren, atom ve varlıklar tesadüfen olamaz, ateist bakış açısı tutarsız, diyorlar. Prof. Sefa Saygılı, Tasarımın İhtişamı Evrimin Tutarsızlığı isimli eser yazdı. Evrim hiçbir bilimsel temele dayanmamaktadır, diyor. "Kâinatın var oluşunu açıklayan Bing Bang (Büyük Patlama) karmaşık, düzensiz ve tesadüfi bir olay değildir. Aksine zeki canlıların ortaya çıkabilmesi için şartları titizlikle ayarlanmış ve insan aklının sınırlarının ötesinde bir hassasiyete ve karmaşıklığa sahip bir olaydır. Evrenin kuvvet, kütle, oran, yük elektramanyetizma, yer çekimi ve diğer tüm sayısal özelliklerinin son derece karmaşık şekli öyle sarsıcı bir hassasiyetle belirlenmiştir ki bunun tesadüf olması mümkün değildir." (Tasarımın İhtişamı Evrimin Tutarsızlığı, s.13, Çıra yayınları) Prof. PATRİCK GLYNN, Post Seküler Bir Dünyada İnanç ve Bilimin Uzlaşması KANIT isimli eserinde ateizmin bir yanılgı olduğunu ortaya koyuyor. 1960'lı yıllarda ateizmin tek doğru gibi görüldüğünü ifade eden Prof. Glynn, 1980'lere gelindiğinde Bing Bang teorisiyle her şeyin değiştiğini söylüyor. Ateizm ilk darbeyi Bing Bang teorisiyle aldı der Prof. Glynn: "20. yüzyılın başlarında BİG-BANG (Büyük Patlama) TEORİSİ kabul edildi ve bu teori, ÂLEMİN BİR BAŞLANGICI, YANİ YARATILIŞ ANI olduğunu gösterdi. Bu, KÂİNATIN SONSUZ OLDUĞUNU SAVUNAN MATERYALİST GÖRÜŞE ÖNEMLİ BİR DARBE OLDU. 1970'lerde ise fizikçiler, enteresan ve düşündürücü bir hususu fark ettiler. Kâinatın bütün fiziki dengelerinin mesela yer çekiminin veya atomu bir arada tutan nükleer kuvvetlerin, YAŞANABİLİR BİR ÂLEM OLUŞMASI İÇİN EN İDEAL DEĞERLERDE olduklarını buldular. "Antropik Prensip" (insan için hazırlanmış kâinat anlayışı) adı verilen bu şaşırtıcı buluş, içinde yaşadığımız kâinatın RASTGELE ORTAYA ÇIKMADIĞI, İNSAN HAYATI İÇİN ÖZEL OLARAK YARATILDIĞI fikrine büyük bir delil oluşturdu. Yıllar geçtikçe bu prensibi destekleyen yeni deliller ortaya çıkmaya devam ediyor." Biyolojide de yaratılışın varlığını gösteren deliller ortaya çıktı, diyor Prof. Glynn: "Bugün biyoloji dünyasına baktığınızda, yaratılış düşüncesine yaklaşan bir paradigma değişikliği görebilirsiniz. Biyolojinin 19. yüzyılda şekillenmiş paradigması, yani temel kabulleri sarsılıyor. Bu paradigmada en büyük pay Darwinizm'e ait. Bu teori, yeryüzündeki bütün hayatın şuursuz tabiat hadiselerinin eseri olduğunu öne sürmüştü. Oysa canlılığın detayları keşfedildikçe karşımıza mükemmel, hassas ve yoğun bir programa dayanan sistemler çıkıyor. Bu sistemlerin gâyesiz sebeplerin ve rastlantıların ürünü olduğu düşüncesi giderek kabul edilemez hâle geliyor." Sigmund Freud'un tahtı sarsıldı, diyen Prof. Patrick Glynn, ruhu varlığı kabul edildi, diyor: "Freud, insan psikolojisine materyalist bir açıklama getirmeye çalışmıştı. Dahası dini inancın bir tür nevroz olduğunu ileri sürmüş, insanların ancak ateist olduklarında sağlıklı bir psikolojiye sahip olabileceklerini söylemişti ama deliller bunun tam aksini gösteriyor. Psikolojik araştırmalar, dindar insanların psikolojik y