KararAkif Beki21 Kasım 2020
Okunma: 6  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Akif Beki
Akif Beki
Akif Beki
21 Kasım 2020
Durdurun treni inecek var
Arif Sağ'la Belkıs Akkale'den dinlediğimiz yanık türküde, ayrılığın sorumlusu Seher Yıldızı'dır. "Seher Yıldızı ayırdı bizi" diye yakınır sevgililer.

"Yıldız" türküsündeki hain yıldız da ondan başkası değil. Arif Sağ söyler yine:

"Bir yıldız doğdu nur ileAlemi yaktı nar ile...Niye doğdun sarı yıldız, mavi yıldız..."

"Aman aman evler yıkan yıldız"dır. "Kervan kıran" yıldız...

Vebali çok.

Ama bütün ayrılıkların günahını Seher Yıldızı'na yükleyebilir miyiz

Aklamak için demiyorum. Tevrat da masum saymaz bu yıldızı.

Bizde, Çulpan'dan bozma Çoban Yıldızı derler. Eski adıyla Zühre. "Zührevi hastalıklar"ın Zühre'si...

Kadınların geldiği Venüs de odur. Bu adı, Yunan aşk tanrıçası Afrodit'in Romalı denginden alır.

Tevrat'ta ise ayartıcılığı yüzünden Lucifer ismiyle geçer. İblisin de bir adı olan Lucifer.

Hem baştan çıkarıcı güzellik tanrıçasının adını alması, hem de başşeytanın bir adıyla anılması boşuna değil.

Venüs, şafak sökerken Güneş'ten önce gördüğümüz en parlak yıldız. Gün batarken de Güneş'ten sonra gördüğümüz en parlak...

Yalancı şafakların yıldızıdır, yalancı gün batımlarının. Güneş'i taklit eder, dublörüymüş gibi. Bu sebeple de çok yanıltıcıdır.

Seher Yıldızı türkülerinde, hep böyle bir yanılgıya kurban gitmiştir sevgililer.

Tiyatrocudur. En ışıltılı anında Lucifer olur, iblislerin şefini canlandırır. Oyunlar oynar. Güneş'i doğmadan doğmuş, battıktan sonra da sanki batmamış gibi gösterir.

Oysa Güneş oyun oynamaz, dümdüz gönderir ışıklarını. Ya vardır ya yok. Güneş sanıp sahtesine kanmanın sonu ise hüsran. Türküler anlatır...

Ne ki bugünlerde Cumhur İttifakı ortaklarını sınayan şey, Seher Yıldızı değil.

Sahnede gördüğümüzle sahne arkasındaki gerçek yine farklı. Ama bu kez Güneş'i perdeleyen siyasi bir film dönüyor sanki.

Çubuk'ta Kılıçdaroğlu'na vuran saldırgan, komşusunu tartaklayan Halil Sezai kadar bile tutulmamıştı içerde.

Cumhur İttifakı sözcüleri, Kılıçdaroğlunu, Osman Amca'larının öfkesini anlamaya ve suçu kendinde aramaya çağırmıştı.

Şimdi Çakıcı konusunda ise ortaklardan farklı tepkiler geliyor.

MHP'li Semih Yalçın, şunları yalnızca CHP'ye söylüyor olabilir mi:

"CHP'nin başının adaletten, haktan ve hukuktan bahsetmesi; yalancı peygamberlerin felah iddiaları kadar uçuktur."

"Görünen o ki CHP'yi sevk ve idare edenler, bir siyasi ortaklık vazeden Cumhur İttifakı gerçeğine rağmen, MHP'nin bu kapsamdaki hamle ve çıkışlarını kabullenmekte zorlanmaktadır."

"CHP'nin başı; dün söylediğini bugün yalanlamakta, dün yediğini bugün unutmaktadır."

"CHP, uluslararası aktörlerin Türkiye'ye dönük tezgâhlarına sevinmekte, iktidara konmak uğruna onlarla el ve kader birliği etmekten zevk duymaktadır."

Küresel siyasi değişime ayak uydurulmasına sevinene böyle kızıyorlarsa, ayak uyduranla ilgili ne hissediyorlardır Allah bilir.

Ve şu laflar:

"MHP bir dava partisidir ve bu hususiyetini dünya durdukça koruyacaktır.

MHP; ucuz ve gündelik siyaset uğruna dünyasını ve ahretini yıkmayacağı gibi, ilke ve değerlerine daima tutarlılıkla sahip çıkacaktır.

MHP; var oldukça, Türkiye'nin parçalanmasına yönelik ihanet projelerinin hayata geçirilmesine ve ebedi devletimizin yıkılmasına asla izin vermeyecektir."

Kime söyleniyor bunlar, CHP'ye mi!

MHP, Cumhur İttifakı yolunda kalması için ortağına ihtar çekse başka ne derdi mesela

İktidar treni, son birkaç yıldır indi-bindiyle gidiyor.

Ve inenlerin çoğu, kalamaz hale getiril