YeniçağAhmet Sevgi13 Ocak 2021
Okunma: 5  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Sonraki Yazısı
Ahmet Sevgi
Ahmet Sevgi
Ahmet Sevgi
13 Ocak 2021
Beyitlerin gölgesinde Yunus Emre

Vefatının 700. yıldönümü dolayısıyla UNESCO "2021"i Yunus Emre'yi anma yılı ilan etmiştir. UNESCO'nun bu kararı tabii ki önemli, fakat bizim için esas önemli olan Yunus'u, şanına yakışır bir şekilde anabilmektir.

"Korona" yüzünden elbette geniş kapsamlı toplantılar yapamayacağız. O zaman iş kalem sahiplerine düşüyor. Bugünden tezi yok Yunus'un dünyaya barış ve huzur getirecek evrensel düşüncelerini geniş kitlelere ulaştırabilmek için kolları sıvamalıyız.

Konu Yunus olur da yazıya "gönül"le girilmez olur mu

"Bu gönüller pasını yuyuban gidermeğe Şol sözü söylegil kim sözün hülâsâsıdır." (Bu gönül kirini yıkayıp temizlemek için öyle bir söz söyle ki sözün özü olsun.)

(adsbygoogle window.adsbygoogle || ).push({});

Koca Yunus'un gönül kirini temizleyecek nice özlü sözü var. Birkaçını sıralayalım:

1- "Sen sana ne sanırsan ayrığa da anı sanDört kitabın mânâsı budur eğer var-ısa." (Kendin için ne istersen başkası için de onu iste. Dört kitabın Zebur, Tevrat, İncil Kur'ân özü budur.)

İnsan kendisi için ne ister Sağlık, huzur, iyilik, müreffeh bir hayat, âdil bir düzen, hür bir ortam değil mi Aynı şeyleri başkaları için de istesek ve bu yolda ilk adımı da biz atsak toplumda hatta dünyada niye kavga yahut savaş olsun ki

2- "İlim ilim bilmektir ilim kendin bilmektirSen kendini bilmezsin ya nice okumaktır."

Tahsil ve terbiyeden maksat kişinin kendini tanıması, kendini bilmesidir. Okumuş, ilim yolunda dirsek çürütmüş ama bu mesaisi ona kendini bilme vasfı kazandırmamışsa kişi boşuna emek çekmiş demektir. Çünkü doğruları görmenin, Hakk'ı bilmenin yolu kendini bilmekten geçer.

3- "Cümle yaratılmışa bir göz ile bakmayanŞer'in evliyasıysa hakikatte âsîdir."

(adsbygoogle window.adsbygoogle || ).push({}); var s document.createElement('script'); s.type 'textjavascript'; s.src "https:widget.cdn.vidyome.combuildsloader.js"; s.setAttribute('widget-id','691358'); document.getElementById('tmd_yenicag_{order}').parentNode.appendChild(s);

Cümle yaratılmışayetmiş iki millete ten ve ırk ayrımı yapmadan aynı gözle bakmayan şeriat ölçülerine göre evliya olsa bile hakikatte âsîdir. Çünkü ister beyaz olsun ister siyah bütün insanlar Allah'ın kuludur. Hepsi -inançları veya gittikleri yol farklı olsa bile- Allah'tan yardım umar. Şairin ifadesiyle, inananların da inanmayanların da "yaratan"ı birdir. Kâbe'de de "puthane"de de "mâbûd" birdir:

"Hâlık'ı başka değil mezheb-i küfr ü dîninHarem-i Kâbe vü büthânede birdir mâbûd"

4- "Dîn ü îmân bünyâdı doğrulukla gerçeklikOl tamâm olmayıcak ne ile dîn çatarsın" (Din ve imanın temeli doğruluk ve dürüstlüktür. Bu temel doğruluk ve dürüstlük olmadan nasıl din bina edersin)

Yunus'un çok güzel ifade ettiği üzere, dini bir binaya benzetirsek bu binanın temeli doğruluk ve dürüstlüktür. Temelsiz bina olmayacağı gibi doğruluk ve dürüstlük olmadan da din olmaz. Esasen doğruluk ve dürüstlük bizzat İslâm dininin âmir hükmüdür. Zira C. Allah Kur'ân-ı Kerim'de: "Emr olunduğun gibi d