Yeni AsyaAhmet Battal08 Ocak 2021
Okunma: 6  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Ahmet Battal
Ahmet Battal
Ahmet Battal
08 Ocak 2021
Gezi deyip geçenlere
Boğaziçi Üniversitesinde rektör ataması vesilesiyle yaşanan protestolara bazıları "bu olaylar da terör örgütlerinin bir kalkışması olan Gezi olaylarının bir tekrarıdır, derhal ve zor kullanılarak bastırılmalıdır" tavrıyla yaklaşıyor.

Enteresandır, koalisyon ortağı Bahçeli bu işte de şahin kanadı temsil ediyor.

Bu aslında klâsik güvenlik bürokrasisi yaklaşımı. Ve Türkiye'yi "polis devleti"ne doğru hızla götürüyor.

Oysa herkes görüyor ki mesele sadece "birileri tarafından kandırılıp yönlendirilen öğrenciler kalabalığı"nın atraksiyonlarından ibaret değil.

Nitekim paraşüt rektör Prof. Bulu da önceki akşam CNN'de Ahmet Hakan'ın programında bu durumu adeta itiraf etti.

Bu mesele siyasî muhalefetin yetersizliğini gören toplumsal muhalefetin kendisine bir alan açma ve siyasî muhalefete destek olma gayretine dönüşmüş durumda.

Hep söyledik; TBMM aktif olamayınca bu sonuç kaçınılmazdı.

Dolayısıyla bu konu "gezi" ya da "kalkışma" deyip bastırılarak geçirilecek ya da geçiştirilecek bir durum değil.

Bu vesileyle basında, bu protestoları örgütledikleri gerekçesiyle gözaltına alınan kişilerin öne çıkarılması da dikkat çekici.

Türkiye'de olanın zıt bir benzeri ABD'de de yaşanıyor. Trump'ın seçim sonuçlarını tanımama ısrarı sürüyor.

Ondan cesaret alan ve yine onun yönetimi altındaki güvenlik bürokrasisinin boşluklarından faydalanmaya çalışan göstericiler ABD'de adeta tarihe mal olacak ölçüde aykırı gövde gösterileri yapıyorlar.

Trump usûlen ve yarım ağız "hukukun içinde kalın, kamu düzenini bozmayın, güvenlik güçlerine zorluk çıkarmayın" vs. dese de sistemdeki boşlukları ve şimdilik elinde tuttuğu iktidarı çok iyi kullandığı açık.

Bizdek