HaberturkAbdurrahman Yıldırım12 Ocak 2021
Okunma: 6  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım
12 Ocak 2021
Whatsapp'ı silelim mi, silmeyelim mi

Şimdiye kadar aile, akraba, arkadaş, okul, kulüp, parti, iş ve sektör grupları, şirketler, hemşeriler, hatta borsada manipülasyon grupları Whatsapp'ta bir güzel bedava mesajlaşıyordu. Yazı, belge, fotoğraf, video paylaşıyor, sohbet ediyordu. Herhangi bir para ödemeden ve bir uçtan uca şifrelenerek yani sadece mesajı veren ile alanın görebileceği şekilde yapıyordu bunlar. Türkiye, iki milyar kullanıcıyla dünyanın en büyük mesajlaşma uygulaması Whatsapp'ı en çok kullanan 8. ülkeydi.

NEDEN TÜRKİYE

-Kuruluş Türkiye'deki kullanıcıları ile yeni bir sözleşme yaparak kullanıcı bilgilerini işlemek, Facebook ve Instagram ile paylaşmak istiyor. Whatsapp 8 Şubat'a kadar kullanıcıların yeni sözleşmeyi kabul etmeleri gerektiğini, aksi taktirde uygulamayı kullanamayacaklarını duyuruyordu.

-2016 yılından itibaren zaten kullanıcı bilgilerini toplayan ve sınıflandıran Whatsapp şimdi paylaşım için açıktan onay istiyor. İstemenin ötesinde dayatıyor."Ya onay verir kullanmaya devam edersin, ya da terk edersin, Whatsapp uygulamasını telefondan silersin" diyor.

- Bu dayatmayı da Avrupa'ya yapmıyor, herhalde şimdilik göze alamıyor ve Türkiye'ye yapıyor.

DAYATMA SİNİRLENDİRDİ

-Kullanıcıları sinirlendiren de bu dayatmadır. Çünkü baştan öyle başlamamıştı. 2014 yılında daha yeni kurulmuş ve 400 milyon kullanıcısı olan şirkete 19.5 milyar dolar ödeyerek satın alan Facebook kullanıcı bilgilerinin gizliliğine sadık kalınacağını açıklamıştı.

-Bu sinirlenme sonucudur ki, Türkiye'de kullanıcıları dünden itibaren gruplar halinde Whatsapp'ı terk etmeler başladı. Silelim mi silmeyelim mi diye tartışmalar da sürüyor. Terk edenler genelde diğer mesajlaşma platformlarına geçiyor.

-İçlerinde yerlisinin de olduğu ve sayıları 10'u bulan mesajlaşma platformları da aynı düzende çalışıyor. Bugün farklı gibi görünenlerin yarın aynı yolda olduklarını gördüğümüzde şaşırmayalım. Yok birbirinden farkları.

İŞİN EKONOMİSİ

-Çünkü işin ekonomisi ancak böyle sağlanıyor. Kullanıcı bilgilerini topluyorlar, işliyorlar, reklam verenlere ve pazarlama yapanlara, tanıtım kampanyalarına satıyorlar.

-Verileri de, platformu ücret ödemeden kullananlar sağlıyor. "En pahalısı bedava olanıdır" sözü tam da burada geçerli.

-Kullanıcı bilgilerini toplamak, işlemek ve satmak sosyal medyanın oksijeni. Başka türlü ayakta kalmaları mümkün değil. Yapılarında bu var. En büyük aktifleri kullanıcıları ve müşteri verileridir.

-Şeref Oğuz'un deyimi ile sosyal medya şirketleri, geçmişteki "müşteri velinimettir" sözünü artık "müşteri verinimettir" şekline dönüştürdüler.

-700-800 milyar dolar gibi dünyanın en değerli şirketleri arasına katılmaları da bedavacı müşterilerinin getirdiği verilerdendir.

-Yine 2020 yılında 660 milyar dolara ulaştığı tahmin edilen dünya reklam pastasından dijital platformların 385 milyar dolarla en büyük payı almaları da, veriyi sağlayan kullanıcıları sayesindedir.

-Bu açıdan da mesajlaşma dahil sosyal medya sektörü özünde bir reklam platformudur.

KOVMA SIRASI TÜRKİYE'DE

-İşkolunun bu işleyişine ve ekonomisine rağmen Whatsapp'ın yaptığı oyunun kuralına uymuyor, oyunun ortasında kural değiştiriyor. Hiç hoş görülecek bir yanı yoktur. Geçmişten gelen kazanılmış haklara saygı duyulmalıdır.

-Müşteriyi önce gel gel yap, içeriye al, bağımlı hale getir, sonra şartlarını dayat, kabullenmese de kov. Bu nasıl bir iş yeri-müşteri ilişkisidir

- Bunun yanında sorun bir hukuk ve kişisel verilerin korunması konusudur. Yapılan Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na aykırıdır. Türkiye'nin gösterdiği tepki tamamen haklıdır ve azdır da. İşler böyle işleyecekse kovma sırası Türkiye'dedir