Abdülbaki Çimiç Tüm Yazıları

69 yazı (61 - 69 arası) listeleniyor

Meziyetin varsa hafa türâbında kalsın

Kardeşlerinizin meziyetlerini şahıslarınızda ve faziletlerini kendinizde tasavvur edip, onların şerefleriyle şakirâne iftihar etmektir."1 İhlâs Risâlesi'nin üçüncü düsturu bu paragraftaki hakikatlerle başlar. Çok mühim düsturları ihtiva eder.Kardeşlerimizin meziyetlerini şahıslarımızda tasavvur edebiliriz. Kardeşlerimizi hizmet-i imaniye ve Kur'âni

30.10.2017
88 0 0

Fazîletfuruşluk

Yirmi Birinci Lem'a olan İhlâs Risâlesi'nin düsturlarından ikinci düstur şöyle başlar: "Bu hizmet-i Kur'âniyede bulunan kardeşlerinizi tenkit etmemek ve onların üstünde fazîletfuruşluk nev'inden gıpta damarını tahrik etmemektir."1Risâle-i Nur hizmetine muhatap olanlar bilirler ki, bu hizmette bulunan kardeşleri tenkit etmek yoktur. Özellikle menfî

23.10.2017
96 0 0

Mürşid vaziyeti takınmak

Mürşid olmak başka, mürşid vaziyeti takınmak daha başkadır.Mürşid olmak meşrû iken, mürşid vaziyeti takınmak meşrû olmayan ve sakil bir tavırdır. Mürşid vaziyeti takınmak, bir sineğin tavus kuşu olarak kendini göstermesi ve kendisinde olmayan tavırlara kalkışması gibi bir hâldir. Risâle-i Nur meslek ve meşrebinde yeri olmayan mürşid vaziyeti takınm

16.10.2017
128 0 0

Bir temsil ile 'Haydar' meselesi

İnsan bazen meramını kıssa, hikâye ve temsillerle anlatır.Çünkü temsil, teshile vesiledir. Hakîkate ulaşmakta te'sirli bir yoldur. Temsil dürbünü, uzakta görülen ve anlaşılması güç olan meseleleri yakınlaştırır ve anlaşılmasını sağlar. Bir nevi temsil, hakîkate bizi çıkaran merdiven basamakları gibidir. Bediüzzaman'ın çokça istimâl ettiği bir metod

09.10.2017
128 0 0

Halbuki bize lâzım "Haydar"dır!

Bilindiği üzere "Haydar Ağa", "Haydo" ve "Haydar" tesbitleri Bediüzzaman Said Nursî'ye aittir.Mevzu Eski Said Dönemi Eserleri'nden Münâzarât ve Nutuk'ta geçer. Münâzarât'taki bahis devrin hükümetine karşı aşırı muhabbet veya lâkaytlığa karşı gösterilen tepkilere söylenmiş sözlerdir. Saîd Nursî "Maatteessüf, sû-i tesadüfle hükûmete itiraz edenlerden

02.10.2017
89 0 0

"Küstüm" demeyiniz

Küsmek, insânî bir zâaf hâli olup; darılmak, gücenerek yüz çevirmek, konuşup görüşmez bir tavır almak mânâsında bir kavramdır.Ehl-i hizmetin istimâl etmemesi gereken bir tavırdır. Çünkü Üstâd Bediüzzaman Hazretleri "Kardeşlerimden ricâ ederim ki: Sıkıntı veya ruh darlığından veya titizlikten veya nefis ve şeytanın desiselerine kapılmaktan veya şuur

25.09.2017
98 0 0

Haliliye mesleğinin sırrı

Hz. İbrahim'e (as) Halilullah denir.Bu unvan Kur'ân'da şu âyete dayanır: "Allah İbrahim'i halil (dost) edindi."1 Demek ki Hz. İbrahim (as) Allah'ın dostu idi. Bu dostluk Hz. İbrahim'e (as) "Halilullah" unvanını kazandırdı. Bediüzzaman Hazretleri de "Mesleğimizin haliliye olduğunu"2 söyler. Aynı zamanda "mesleğimizin esası uhuvvettir."3 Haliliye ise

18.09.2017
109 0 0

Yahûdî ve Nasarâ'ya muhabbet meselesi

Allah Ankebut Sûresi'nde "Kitap ehliyle ancak en güzel bir yoldan mücadele edin; güzellikle, yumuşaklıkla, delil ve ispat yoluyla onlara hakkı anlatın; ancak onlardan zulme sapanlar müstesnadır.Onlara deyin ki: 'Bize indirilene de size indirilene de iman ettik. Bizim İlâhımız da sizin İlâhınız da birdir. Biz ancak O'na boyun eğeriz."1 buyurur. Bu m

11.09.2017
153 0 0

Avrupa'ya ahkâmda ve ahlâkta dilencilik edilmez

Avrupa muhakkikleri demişler ki: "Bazı aktârdaki insanların daire-i medeniyete duhullerine vasıta-i yegâne İslâmiyet'tir."1Bu hakîkat İşârâtü'l-İ'câz'da şöyle ifade edilir: "Amma insanların büyük bir kısmı, ihtiyarıyla küfrü kabul ve tekâlif-i İlâhiyeyi reddetmişlerse de, teklifin bazı nevilerinden süzülen terbiyevî, ahlâkî vesaire güzel şeyleri al

04.09.2017
138 0 0