MilliyetAbbas Güçlü20 Şubat 2021
Okunma: 6  
Oylama:  
 0
 0
 Oy Verebilirsiniz
Abbas Güçlü
Abbas Güçlü
Abbas Güçlü
20 Şubat 2021
'Ara eleman değil, aranan eleman!..'

"Meslek lisesi, memleket meselesi" diye yola çıktık ama yarı yolda kaldık diye üzülüyorduk ki, cılız da olsa, yeni kıpırdanmalar var ve mutlaka devamı gelmeli!

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, mesleki eğitime gönül veren isimlerden birisi!

Bahçıvan, meslek lisesi mezunlarına olan bakışı kökten değiştirecek şekilde bir dönüşüm süreci başlattıklarını ifade ederek, meslek lisesi mezunlarını "ara eleman" değil, "aranan eleman" seviyesine getirmeye çalıştıklarını kaydetti.

Milli Eğitim Bakanlığı'yla yaptıkları "Mesleki Eğitim İşbirliği Protokolü" kapsamında okulların döner sermayelerini güçlendirecek ve onları birer Ar-Ge ve üretim merkezi gibi konumlayacak iş birlikleri oluşturduklarına dikkat çekti ve şöyle konuştu:

"Proje kapsamında halihazırda İstanbul'daki 39 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile 5 Güzel Sanatlar Lisesi'ni İstanbul Sanayi Odası'nın çeşitli sektörlerdeki 100'ü aşkın meslek komitesi sanayicimizle birlikte yönetiyoruz. Bu kapsamda, iki yılı aşkın bir süredir meslek lisesi öğrencilerine işletmelerde gerçek üretim ortamlarında beceri eğitimi ve staj imkânları sağlanması, alan öğretmenlerine hizmet içi ve işbaşı eğitimlerinin verilmesi, çerçeve öğretim programlarının güncellenmesi, okulların proje odaklı üretim yapmaları ve başarılı projelerin desteklenmesi gibi konularda çalışmalar yapıyoruz. Mesleki Eğitim İşbirliği projemiz kapsamında bugüne kadar okul yöneticilerine yönelik yönetici geliştirme programları tasarlayıp hayata geçirdik, meslek lisesi öğretmenlerine sanayideki yeni uygulamaları görebilecekleri teknik eğitimler sunduk, meslek lisesi öğrencilerimize en nitelikli sanayi firmalarımızda istihdam, stajbeceri eğitimi ve teknik inceleme ziyareti imkânı sağladık, öğrencilerin ilgisini çeken dijital dönüşüm ve yeni teknoloji trendleri gibi konularda eğitim atölyeleri düzenledik. Okullarımızın döner sermayelerini güçlendirecek ve onları birer Ar-Ge ve üretim merkezi gibi konumlayacak iş birlikleri oluşturuyoruz."

Peki, bu kadarı yeter mi

Sevindirici bir başlangıç olsa da dünyadaki benzer iş birliklerine bakıldığında kesinlikle yeterli değil! Fazlası gerekir. Umarız, devamı gelir!..

Peki ya MEB bu konuda ne yapıyor Söz çok ama uygulama ortada:

Haziran 2020'de 20 bin öğretmen ataması yapılmıştı. Mesleki ve teknik öğretmene verilen kadro sayısı, 24 branşta sadece 227 oldu!..

Meslek liseleri maske üretimine başlayan dünyadaki ilk ülkelerden biri olduk ama millet "Terminatör Maske" yaparken, biz hâlâ yerimizde sayıyoruz!

Bu iş birlikleri keşke biraz da inovasyon odaklı olsa!..

Peki ya sonrası..

Ülkemizin dört bir yanı üniversitelerle donatıldı ve neredeyse doğan her bebek için bir kontenjan var!

İstediği üniversiteye, istediği bölüme giremese de isteyen herkese yetecek kadar yer yarattık.

Hatta hemen her yıl on binlerce kontenjan boş kalıyor!

İşte bu noktada asıl önemli olan soru şu:

Peki ya sonrası

Yani, üniversiteyi bitirdikten sonraki aşama

Gençler ve anne babaları haklı olarak emeklerinin ve yaptıkları masrafın karşılığını almak istiyor.

Yani onca mücadele ve onca harcamanın karşılığı olarak, öğrenim gördükleri alanda iyi bir iş ve iyi bir gelecek bekliyorlar.

Haksızlar mı

Kesinlikle hayır.

Kendilerinden ne istendiyse yerine getirdiler.

Adaylar çocukluk ve gençliklerini yaşamadı, ebeveynler de yemedi, içmedi, giymedi, gezmedi, her türlü imkânını çocukları için seferber etti. Karşılığında da bırakalım o ka